37) Sūrat Aş-Şāffāt

Printed format

37) سُورَة الصَّافَّات

Wa Aş-Şāffāti Şaffāan

037001,2,3,4.Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri(Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten birtek ilahtır.1

وَالصَّافَّاتِ صَفّا ً
Fālzzājirāti Zajan

037002.

فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرا ً
Fālttāliyāti Dhikrāan

037003.

فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرا ً
'Inna 'Ilahakum Lawāĥidun

037004.

إِنَّ إِلَهَكُمْ لَوَاحِد ٌ
Rabbu As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Baynahumā Wa Rabbu Al-Mashāriqi

037005.O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da(Batıların da) Rabbidir.2

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ
'Innā Zayyannā As-Samā'a Ad-Dunyā Bizīnatin Al-Kawākib

037006.Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِزِينَة ٍ الْكَوَاكِب
Wa Ĥifžāan Min Kulli Shayţāninridin

037007.Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

وَحِفْظا ً مِنْ كُلِّ شَيْطَان ٍ مَارِد ٍ
Lā Yassamma`ūna 'Ilá Al-Mala'i Al-'A`lá Wa Yuqdhafūna Min Kulli Jānibin

037008,9.Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu)dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar içinsürekli bir azap da vardır.

لاَ يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِب ٍ
Duĥūrāan Wa Lahum `Adhābun Wa Aşibun

037009.

دُحُورا ً وَلَهُمْ عَذَاب ٌ وَاصِب ٌ
'Illā Man Khaţifa Al-Khaţfata Fa'atba`ahu Shihābun Thāqibāun

037010.Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (veyok eder).

إِلاَّ مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَه ُُ شِهَاب ٌ ثَاقِبا ٌ
Fāstaftihim 'Ahum 'Ashaddu Khalqāan 'Am Man Khalaqnā 'Innā Khalaqnāhum Min Ţīnin Lāzibin

037011.(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: “Kendilerini yaratmak mı daha zor,yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?Şüphesiz biz onlarıyapışkan bir çamurdan yarattık.

فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقاً أَمْ مَنْ خَلَقْنَا إِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ طِين ٍ لاَزِب ٍ
Bal `Ajibta Wa Yaskharūna

037012.Hayır, sen (onların haline) şaştın onlar ise alay ediyorlar.

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ
Wa 'Idhā Dhukkirū Lā Yadhkurūna

037013.Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

وَإِذَا ذُكِّرُوا لاَ يَذْكُرُونَ
Wa 'Idhā Ra'aw 'Āyatan Yastaskhirūna

037014.Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

وَإِذَا رَأَوْا آيَة ً يَسْتَسْخِرُونَ
Wa Qālū 'In Hādhā 'Illā Siĥrun Mubīnun

037015.(Dediler ki:) “Bu bir büyüden başka bir şey değildir.”

وَقَالُوا إِنْ هَذَا إِلاَّ سِحْر ٌ مُبِين ٌ
'A'idhā Mitnā Wa Kunnā Turābāan Wa `Ižāmāan 'A'innā Lamabthūna

037016.“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonramı, biz mi tekrar diriltileceğiz?”

أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابا ً وَعِظَاماً أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
'Awa'ābā'uunā Al-'Awwalūna

037017.“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”

أَوَآبَاؤُنَا الأَوَّلُونَ
Qul Na`am Wa 'Antumkhirūna

037018.De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak(diriltileceksiniz).”

قُلْ نَعَمْ وَأَنْتُمْ دَاخِرُونَ
Fa'innamā Hiya Zajratun Wāĥidatun Fa'idhā Hum Yanžurūna

037019.O ancak şiddetli bir sesten ibarettir.Bir de bakarsın ki onlar(diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَة ٌ وَاحِدَة ٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ
Wa Qālū Yā Waylanā Hādhā Yawmu Ad-Dīni

037020.Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür.”

وَقَالُوا يَاوَيْلَنَا هَذَا يَوْمُ الدِّينِ
dhā Yawmu Al-Faşli Al-Ladhī Kuntum Bihi Tukadhdhibūna

037021.Onlara, “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür”denilir.

هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُمْ بِه ِِ تُكَذِّبُونَ
Aĥshurū Al-Ladhīna Žalamū Wa 'Azwājahum Wa Mā Kānū Ya`budūna

037022,23,24.Allah meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ıbırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyunve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَ
Min Dūni Allāhi Fāhdūhum 'Ilá Şirāţi Al-Jaĥīmi

037023.

مِنْ دُونِ اللَّهِ فَاهْدُوهُمْ إِلَى صِرَاطِ الْجَحِيمِ
Wa Qifūhum 'Innahum Mas'ūlūna

037024.

وَقِفُوهُمْ إِنَّهُمْ مَسْئُولُونَ
Mā Lakum Lā Tanāşarūna

037025.Onlara, “Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?” denir.

مَا لَكُمْ لاَ تَنَاصَرُونَ
Bal Humu Al-Yawma Mustaslimūna

037026.Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.

بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
Wa 'Aqbala Ba`đuhum `Alá Ba`đin Yatasā'alūna

037027.Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْض ٍ يَتَسَاءَلُونَ
Qālū 'Innakum Kuntum Ta'tūnanā `Ani Al-Yamīni

037028.Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yanagörünürdünüz.”

قَالُوا إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَمِينِ
Qālū Bal Lam Takūnū Mu'uminīna

037029.Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimselerdeğildiniz.”

قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِنِينَ
Wa Mā Kāna Lanā `Alaykum Min Sulţānin Bal Kuntum Qawmāan Ţāghīna

037030.“Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgınbir kavimdiniz.”

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَان ٍ بَلْ كُنتُمْ قَوْما ً طَاغِينَ
Faĥaqqa `Alaynā Qawlu Rabbinā 'Innā Ladhā'iqūna

037031.“Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onumutlaka tadacağız.”

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَا إِنَّا لَذَائِقُونَ
Fa'aghwaynākum 'Innā Kunnā Ghāwīna

037032.“Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik.”

فَأَغْوَيْنَاكُمْ إِنَّا كُنَّا غَاوِينَ
Fa'innahum Yawma'idhin Al-`Adhābi Mushtarikūna

037033.Artık onlar o gün azapta ortaktırlar

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذ ٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
'Innā Kadhālika Naf`alu Bil-Mujrimīna

037034.İşte biz suçlulara böyle yaparız.

إِنَّا كَذَلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ
'Innahum Kānū 'Idhā Qīla Lahum Lā 'Ilāha 'Illā Allāhu Yastakbirūna

037035.Çünkü onlar, kendilerine, “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur”denildiği zaman inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

إِنَّهُمْ كَانُوا إِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ اللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ
Wa Yaqūlūna 'A'innā Latārikū 'Ālihatinā Lishā`irin Majnūnin

037036.“Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوا آلِهَتِنَا لِشَاعِر ٍ مَجْنُون ٍ
Bal Jā'a Bil-Ĥaqqi Wa Şaddaqa Al-Mursalīna

037037.Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdiketmiştir.

بَلْ جَاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَلِينَ
'Innakum Ladhā'iqū Al-`Adhābi Al-'Alīmi

037038.Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

إِنَّكُمْ لَذَائِقُو الْعَذَابِ الأَلِيمِ
Wa Mā Tujzawna 'Illā Mā Kuntum Ta`malūna

037039.Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلاَّ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
'Illā `Ibāda Allāhi Al-Mukhlaşīna

037040.Ancak Allah’ın halis kulları başka.

إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ
'Ūlā'ika Lahum Rizqun Ma`lūmun

037041,42.İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram görenkimselerdir.

أُوْلَائِكَ لَهُمْ رِزْق ٌ مَعْلُوم ٌ
Fawākihu Wa Hum Mukramūna

037042.

فَوَاكِه ُُ وَهُمْ مُكْرَمُونَ
Fī Jannāti An-Na`īmi

037043.Onlar Naim cennetlerindedirler.

فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ
`Alá Sururin Mutaqābilīna

037044.Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

عَلَى سُرُر ٍ مُتَقَابِلِينَ
Yuţāfu `Alayhim Bika'sin Min Ma`īnin

037045,46.Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlerelezzet veren kadehler dolaştırılır.

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْس ٍ مِنْ مَعِين ٍ
Bayđā'a Ladhdhatin Lilshshāribīna

037046.

بَيْضَاءَ لَذَّة ٍ لِلشَّارِبِينَ
Lā Fīhā Ghawlun Wa Lā Hum `Anhā Yunzafūna

037047.Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş daolmazlar.

لاَ فِيهَا غَوْل ٌ وَلاَ هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ
Wa `Indahum Qāşirātu Aţ-Ţarfi `Īnun

037048.Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşlervardır.

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِين ٌ
Ka'annahunna Bayđun Maknūnun

037049.Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş)yumurtalardır.

كَأَنَّهُنَّ بَيْض ٌ مَكْنُون ٌ
Fa'aqbala Ba`đuhum `Alá Ba`đin Yatasā'alūna

037050.Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْض ٍ يَتَسَاءَلُونَ
Qāla Qā'ilun Minhum 'Innī Kāna Lī Qarīnun

037051.İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.”

قَالَ قَائِل ٌ مِنْهُمْ إِنِّي كَانَ لِي قَرِين ٌ
Yaqūlu 'A'innaka Lamina Al-Muşaddiqīna

037052.“Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?” derdi.

يَقُولُ أَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّقِينَ
'A'idhā Mitnā Wa Kunnā Turābāan Wa `Ižāmāan 'A'innā Lamadīnūna

037053.“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonramı, biz mi hesaba çekileceğiz?”

أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابا ً وَعِظَاماً أَئِنَّا لَمَدِينُونَ
Qāla Hal 'Antum Muţţali`ūna

037054.Konuşan o kimse yanındakilere, “Bakar mısınız, hali ne oldu?” der.

قَالَ هَلْ أَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ
Fāţţala`a Fara'āhu Fī Sawā'i Al-Jaĥīmi

037055.Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ
Qāla Ta-Allāhi 'In Kidta Laturdīni

037056.Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin.”

قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدْتَ لَتُرْدِينِ
Wa Lawlā Ni`matu Rabbī Lakuntu Mina Al-Muĥđarīna

037057.“Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardanolmuştum.”

وَلَوْلاَ نِعْمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ الْمُحْضَرِينَ
'Afamā Naĥnu Bimayyitīna

037058,59.“Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azapedilmeyecek miymiş?”

أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ
'Illā Mawtatanā Al-'Ūlá Wa Mā Naĥnu Bimu`adhdhabīna

037059.

إِلاَّ مَوْتَتَنَا الأُولَى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ
'Inna Hādhā Lahuwa Al-Fawzu Al-`Ažīmu

037060.Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Limithli Hādhā Falya`mali Al-`Āmilūna

037061.Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!

لِمِثْلِ هَذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
'Adhalika Khayrun Nuzulāan 'Am Shajaratu Az-Zaqqūmi

037062.Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

أَذَلِكَ خَيْر ٌ نُزُلاً أَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
'Innā Ja`alnāhā Fitnatan Lilžžālimīna

037063.Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.6

إِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَة ً لِلظَّالِمِينَ
'Innahā Shajaratun Takhruju Fī 'Aşli Al-Jaĥīmi

037064.O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.

إِنَّهَا شَجَرَة ٌ تَخْرُجُ فِي أَصْلِ الْجَحِيمِ
Ţal`uhā Ka'annahu Ru'ūsu Ash-Shayāţīni

037065.Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.7

طَلْعُهَا كَأَنَّه ُُ رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ
Fa'innahum La'ākilūna Minhā Famāli'ūna Minhā Al-Buţūna

037066.Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

فَإِنَّهُمْ لَآكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِئُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ
Thumma 'Inna Lahum `Alayhā Lashawbāan Min Ĥamīmin

037067.Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.

ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبا ً مِنْ حَمِيم ٍ
Thumma 'Inna Marji`ahum La'ilá Al-Jaĥīmi

037068.Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.

ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى الْجَحِيمِ
'Innahum 'Alfaw 'Ābā'ahum Đāllīna

037069.Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا آبَاءَهُمْ ضَالِّينَ
Fahum `Alá 'Āthārihim Yuhra`ūna

037070.Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.

فَهُمْ عَلَى آثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ
Wa Laqad Đalla Qablahum 'Aktharu Al-'Awwalīna

037071.Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ الأَوَّلِينَ
Wa Laqad 'Arsalnā Fīhim Mundhirīna

037072.Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِمْ مُنذِرِينَ
nžur Kayfa Kāna `Āqibatu Al-Mundharīna

037073.Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنذَرِينَ
'Illā `Ibāda Allāhi Al-Mukhlaşīna

037074.Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.

إِلاَّ عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ
Wa Laqad Nādānā Nūĥun Falani`ma Al-Mujībūna

037075.Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!

وَلَقَدْ نَادَانَا نُوح ٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ
Wa Najjaynāhu Wa 'Ahlahu Mina Al-Karbi Al-`Ažīmi

037076.Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

وَنَجَّيْنَاه ُُ وَأَهْلَه ُُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ
Wa Ja`alnā Dhurrīyatahu Humu Al-Bāqīna

037077.Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.

وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَه ُُ هُمُ الْبَاقِينَ
Wa Taraknā `Alayhi Fī Al-'Ākhirīna

037078.Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الآخِرِينَ
Salāmun `Alá Nūĥin Al-`Ālamīna

037079.Âlemler içinde Nûh’a selam olsun!

سَلاَمٌ عَلَى نُوح ٍ فِي الْعَالَمِينَ
'Innā Kadhālika Naj Al-Muĥsinīna

037080.İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
'Innahu Min `Ibādinā Al-Mu'uminīna

037081.Çünkü o, bizim mü’min kullarımızdandı.

إِنَّه ُُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ
Thumma 'Aghraq Al-'Ākharīna

037082.Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.

ثُمَّ أَغْرَقْنَا الآخَرِينَ
Wa 'Inna Min Shī`atihi La'ibrāhīma

037083.Şüphesiz İbrahim de onun taraftarlarından idi.

وَإِنَّ مِنْ شِيعَتِه ِِ لَإِبْرَاهِيمَ
'Idh Jā'a Rabbahu Biqalbin Salīmin

037084.Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti

إِذْ جَاءَ رَبَّه ُُ بِقَلْب ٍ سَلِيم ٍ
'Idh Qāla Li'abīhi Wa Qawmihi Mādhā Ta`budūna

037085.Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”

إِذْ قَالَ لِأَبِيه ِِ وَقَوْمِه ِِ مَاذَا تَعْبُدُونَ
'A'ifkāan 'Ālihatan Dūna Allāhi Turīdūna

037086.“Allah’ı bırakıp da bir takım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?”

أَئِفْكا ً آلِهَة ً دُونَ اللَّهِ تُرِيدُونَ
Famā Žannukum Birabbi Al-`Ālamīna

037087.“O halde Âlemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?”

فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Fanažara Nažratan An-Nujūmi

037088,89.İbrahim yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.

فَنَظَرَ نَظْرَة ً فِي النُّجُومِ
Faqāla 'Innī Saqīmun

037089.

فَقَالَ إِنِّي سَقِيم ٌ
Fatawallaw `Anhu Mudbirīna

037090.Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.8

فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِرِينَ
Farāgha 'Ilá 'Ālihatihim Faqāla 'Alā Ta'kulūna

037091.İbrahim onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemezmisiniz?”

فَرَاغَ إِلَى آلِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلاَ تَأْكُلُونَ
Mā Lakum Lā Tanţiqūna

037092.“Ne diye konuşmuyorsunuz?”

مَا لَكُمْ لاَ تَنطِقُونَ
Farāgha `Alayhim Đarbāan Bil-Yamīni

037093.Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبا ً بِالْيَمِينِ
Fa'aqbalū 'Ilayhi Yaziffūna

037094.Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Qāla 'Ata`budūna Mā Tanĥitūna

037095.İbrahim şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”

قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ
Wa Allāhu Khalaqakum Wa Mā Ta`malūna

037096.“Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır.”

وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
Qālū Abnū Lahu Bunyānāan Fa'alqūhu Fī Al-Jaĥīmi

037097.Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşeatın” dedi.

قَالُوا ابْنُوا لَه ُُ بُنْيَانا ً فَأَلْقُوه ُُ فِي الْجَحِيمِ
Fa'arādū Bihi Kaydāan Faja`alnāhumu Al-'Asfalīna

037098.Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimselerkıldık.

فَأَرَادُوا بِه ِِ كَيْدا ً فَجَعَلْنَاهُمُ الأَسْفَلِينَ
Wa Qāla 'Innī Dhāhibun 'Ilá Rabbī Sayahdīni

037099.İbrahim şöyle dedi: “Ben Rabbime (onun emrettiği yere) gideceğim. Obana yol gösterecektir.”

وَقَالَ إِنِّي ذَاهِب ٌ إِلَى رَبِّي سَيَهْدِينِ
Rabbi Hab Lī Mina Aş-Şāliĥīna

037100.“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.”

رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
Fabashsharnāhu Bighulāmin Ĥalīmin

037101.Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

فَبَشَّرْنَاه ُُ بِغُلاَمٍ حَلِيم ٍ
Falammā Balagha Ma`ahu As-Sa`ya Qāla Yā Bunayya 'Innī 'Ará Fī Al-Manāmi 'Annī 'Adhbaĥuka Fānžur Mādhā Tará Qāla Yā 'Abati Af`al Mā Tu'umaru Satajidunī 'In Shā'a Allāhu Mina Aş-Şābirīna

037102.Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona,“Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?”dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah benisabredenlerden bulacaksın” dedi.

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَابُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ
Falammā 'Aslamā Wa Tallahu Liljabīni

037103,104.Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamakiçin) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!”

فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّه ُُ لِلْجَبِينِ
Wa Nādaynāhu 'An Yā 'Ibrāhīmu

037104.

وَنَادَيْنَاهُ~ُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ
Qad Şaddaqta Ar-Ru'uyā 'Innā Kadhālika Naj Al-Muĥsinīna

037105.“Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilikyapanları böyle mükafatlandırırız.”

قَد صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
'Inna Hādhā Lahuwa Al-Balā'u Al-Mubīnu

037106.“Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.”

إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْبَلاَءُ الْمُبِينُ
Wa Fadaynāhu Bidhibĥin `Ažīmin

037107.Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.

وَفَدَيْنَاه ُُ بِذِبْحٍ عَظِيم ٍ
Wa Taraknā `Alayhi Fī Al-'Ākhirīna

037108.Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الآخِرِينَ
Salāmun `Alá 'Ibrāhīma

037109.İbrahim’e selam olsun.

سَلاَمٌ عَلَى إِبْرَاهِيمَ
Kadhālika Naj Al-Muĥsinīna

037110.İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
'Innahu Min `Ibādinā Al-Mu'uminīna

037111.Çünkü o mü’min kullarımızdandı.

إِنَّه ُُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ
Wa Bashsharnāhu Bi'isĥāqa Nabīyāan Mina Aş-Şāliĥīna

037112.Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

وَبَشَّرْنَاه ُُ بِإِسْحَاقَ نَبِيّا ً مِنَ الصَّالِحِينَ
Wa Bāraknā `Alayhi Wa `Alá 'Isĥāqa Wa Min Dhurrīyatihimā Muĥsinun Wa Žālimun Linafsihi Mubīnun

037113.Onu da İshak’ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilikyapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَى إِسْحَاقَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِن ٌ وَظَالِم ٌ لِنَفْسِه ِِ مُبِين ٌ
Wa Laqad Manannā `Alá Mūsá Wa Hārūna

037114.Andolsun, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَى مُوسَى وَهَارُونَ
Wa Najjaynāhumā Wa Qawmahumā Mina Al-Karbi Al-`Ažīmi

037115.Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ
Wa Naşarnāhum Fakānū Humu Al-Ghālibīna

037116.Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ
Wa 'Ātaynāhumā Al-Kitāba Al-Mustabīna

037117.Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.

وَآتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ
Wa Hadaynāhumā Aş-Şirāţa Al-Mustaqīma

037118.Onları doğru yola ilettik.

وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ
Wa Taraknā `Alayhimā Fī Al-'Ākhirīna

037119.Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الآخِرِينَ
Salāmun `Alá Mūsá Wa Hārūna

037120.Mûsâ’ya ve Hârûn’a selam olsun.

سَلاَمٌ عَلَى مُوسَى وَهَارُونَ
'Innā Kadhālika Naj Al-Muĥsinīna

037121.Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
'Innahumā Min `Ibādinā Al-Mu'uminīna

037122.Çünkü onlar mü’min kullarımızdan idiler.

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ
Wa 'Inna 'Ilyāsa Lamina Al-Mursalīna

037123.Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ
'Idh Qāla Liqawmihi 'Alā Tattaqūna

037124.Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmazmısınız?”

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ~ِ أَلاَ تَتَّقُونَ
'Atad`ūna Ba`lāan Wa Tadharūna 'Aĥsana Al-Khāliqīna

037125,126.“Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbiolan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”9

أَتَدْعُونَ بَعْلا ً وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ الْخَالِقِينَ
Allāha Rabbakum Wa Rabba 'Ābā'ikumu Al-'Awwalīna

037126.

اللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ آبَائِكُمُ الأَوَّلِينَ
Fakadhdhabūhu Fa'innahum Lamuĥđarūna

037127.Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

فَكَذَّبُو