10) Sūrat Yūnis

Printed format

10) سُورَة يُونِس

'Alif-Lām-Rā Tilka 'Āyātu Al-Kitābi Al-Ĥakīmi

010001.Elif, Lâm, Râ.Bunlar hikmet dolu Kitab’ın âyetleridir.

أَلِف-لَام-رَا تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْحَكِيمِ
'Akāna Lilnnāsi `Ajabāan 'An 'Awĥaynā 'Ilá Rajulin Minhum 'An 'Andhiri An-Nāsa Wa Bashshiri Al-Ladhīna 'Āmanū 'Anna Lahum Qadama Şidqin `Inda Rabbihim Qāla Al-Kāfirūna 'Inna Hādhā Lasāĥirun Mubīnun

010002.İçlerinden bir adama, insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katındakendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçıkbir sihirbazdır” dediler?

أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً أَنْ أَوْحَيْنَا إِلَى رَجُل ٍ مِنْهُمْ أَنْ أَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْ قَالَ الْكَافِرُونَ إِنَّ هَذَا لَسَاحِر ٌ مُبِين ٌ
'Inna Rabbakumu Allāhu Al-Ladhī Khalaqa As-Samāwāti Wa Al-'Arđa Fī Sittati 'Ayyāmin Thumma Astawá `Alá Al-`Arshi Yudabbiru Al-'Amra Mā Min Shafī`in 'Illā Min Ba`di 'Idhnihi Dhalikumu Allāhu Rabbukum Fā`budūhu 'Afalā Tadhakkarūna

010003.Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede)yaratan, sonra da Arş’akurulup işleri yerli yerince düzene koyanAllah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o,Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّام ٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الأَمْرَ مَا مِنْ شَفِيع ٍ إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِه ِِ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ~ُ أَفَلاَ تَذَكَّرُونَ
'Ilayhi Marji`ukum Jamī`āan Wa`da Allāhi Ĥaqqāan 'Innahu Yabda'u Al-Khalqa Thumma Yu`īduhu Liyajziya Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti Bil-Qisţi Wa Al-Ladhīna Kafarū Lahum Sharābun Min Ĥamīmin Wa `Adhābun 'Alīmun Bimā Kānū Yakfurūna

010004.Hepinizin dönüşü ancak onadır. Allah bunu bir gerçek olarak vadetmiştir.Şüphesiz o başlangıçta yaratmayı yapar sonra, iman edip salih amellerişleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder.Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynarsudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعا ً وَعْدَ اللَّهِ حَقّا ً إِنَّه ُُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُه ُُ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِ وَالَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَاب ٌ مِنْ حَمِيم ٍ وَعَذَابٌ أَلِيم ٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ
Huwa Al-Ladhī Ja`ala Ash-Shamsa Điyā'an Wa Al-Qamara Nūrāan Wa Qaddarahu Manāzila Lita`lamū `Adada As-Sinīna Wa Al-Ĥisāba Mā Khalaqa Allāhu Dhālika 'Illā Bil-Ĥaqqi Yufaşşilu Al-'Āyāti Liqawmin Ya`lamūna

010005.O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı)kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdiredendir. Allah bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmetigereğince) yaratmıştır. O, âyetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrıaçıklamaktadır.

هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاء ً وَالْقَمَرَ نُورا ً وَقَدَّرَه ُُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ مَا خَلَقَ اللَّهُ ذَلِكَ إِلاَّ بِالْحَقِّ يُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْم ٍ يَعْلَمُونَ
'Inna Fī Akhtilāfi Al-Layli Wa An-Nahāri Wa Mā Khalaqa Allāhu Fī As-Samāwāti Wa Al-'Arđi La'āyātin Liqawmin Yattaqūna

010006.Şüphesiz gece ve gündüzün ardarda değişmesinde, Allah’ın göklerde veyeryüzünde yarattığı şeylerde, Allah’a karşı gelmekten sakınan bir toplumiçin pek çok deliller vardır

إِنَّ فِي اخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللَّهُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ لَآيَات ٍ لِقَوْم ٍ يَتَّقُونَ
'Inna Al-Ladhīna Lā Yarjūna Liqā'anā Wa Rađū Bil-Ĥayāati Ad-Dunyā Wa Aţma'annū Bihā Wa Al-Ladhīna Hum `An 'Āyātinā Ghāfilūna

010007,8.Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerektatmin olan kimseler ile âyetlerimizden gafil olanlar var ya işte onlarınkazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

إِنَّ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَاطْمَأَنُّوا بِهَا وَالَّذِينَ هُمْ عَنْ آيَاتِنَا غَافِلُونَ
'Ūlā'ika Ma'wāhumu An-Nāru Bimā Kānū Yaksibūna

010008.

أُوْلَائِكَ مَأْوَاهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
'Inna Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti Yahdīhim Rabbuhum Bi'īmānihim Tajrī Min Taĥtihimu Al-'Anhāru Fī Jannāti An-Na`īmi

010009.(Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onlarıimanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerdealtlarından ırmaklar akar.

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُمْ بِإِيمَانِهِمْ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ الأَنْهَارُ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Da`wāhum Fīhā Subĥānaka Al-Lahumma Wa Taĥīyatuhum Fīhā Salāmun Wa 'Ākhiru Da`wāhum 'Ani Al-Ĥamdu Lillāhi Rabbi Al-`Ālamīna

010010.Bunların oradaki duaları, “Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım!”,aralarındaki esenlik dilekleri, “selâm”; dualarının sonu ise, “Hamdâlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” sözleridir.

دَعْوَاهُمْ فِيهَا سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلاَم ٌ وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Wa Law Yu`ajjilu Allāhu Lilnnāsi Ash-Sharra Asti`jālahum Bil-Khayri Laquđiya 'Ilayhim 'Ajaluhum Fanadharu Al-Ladhīna Lā Yarjūna Liqā'anā Fī Ţughyānihim Ya`mahūna

010011.Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi,şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İştebiz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar haldebırakırız.

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللَّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءَنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Wa 'Idhā Massa Al-'Insāna Ađ-Đurru Da`ānā Lijanbihi 'Aw Qā`idāan 'Aw Qā'imāan Falammā Kashafnā `Anhu Đurrahu Marra Ka'an Lam Yad`unā 'Ilá Đurrin Massahu Kadhālika Zuyyina Lilmusrifīna Mā Kānū Ya`malūna

010012.İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerekotururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için)bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sankikendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider.İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoşgösterilmiş)tir.

وَإِذَا مَسَّ الإِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِهِ~ِ أَوْ قَاعِداً أَوْ قَائِما ً فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّه ُُ مَرَّ كَأَنْ لَمْ يَدْعُنَا إِلَى ضُرّ ٍ مَسَّه ُُ كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Wa Laqad 'Ahlaknā Al-Qurūna Min Qablikum Lammā Žalamū Wa Jā'at/hum Rusuluhum Bil-Bayyināti Wa Mā Kānū Liyu'uminū Kadhālika Naj Al-Qawma Al-Mujrimīna

010013.Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerineapaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâkettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böylecezalandırırız.

وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا كَذَلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِمِينَ
Thumma Ja`alnākum Khalā'ifa Fī Al-'Arđi Min Ba`dihim Linanžura Kayfa Ta`malūna

010014.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzündesizi onların yerine getirdik.

ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلاَئِفَ فِي الأَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ
Wa 'Idhā Tutlá `Alayhim 'Āyātunā Bayyinātin Qāla Al-Ladhīna Lā Yarjūna Liqā'anā A'ti Biqur'ānin Ghayri Hādhā 'Aw Baddilhu Qul Mā Yakūnu Lī 'An 'Ubaddilahu Min Tilqā'i Nafsī 'In 'Attabi`u 'Illā Mā Yūĥá 'Ilayya 'Innī 'Akhāfu 'In `Aşaytu Rabbī `Adhāba Yawmin `Ažīmin

010015.Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra)bize kavuşmayı ummayanlar, “Ya (bize) bundan başka bir Kur’an getir veya onudeğiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şeydeğildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam,elbette büyük bir günün azabından korkarım.”

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَات ٍ قَالَ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءَنَا ائْتِ بِقُرْآنٍ غَيْرِ هَذَا أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أُبَدِّلَه ُُ مِنْ تِلْقَاءِ نَفْسِي إِنْ أَتَّبِعُ إِلاَّ مَا يُوحَى إِلَيَّ إِنِّي أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيم ٍ
Qul Law Shā'a Allāhu Mā Talawtuhu `Alaykum Wa Lā 'Adrākum Bihi Faqad Labithtu Fīkum `Umurāan Min Qablihi 'Afalā Ta`qilūna

010016.De ki: “Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da sizeonu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur’an’ın inişinden) önce(kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?”

قُلْ لَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا تَلَوْتُه ُُ عَلَيْكُمْ وَلاَ أَدْرَاكُمْ بِه ِِ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرا ً مِنْ قَبْلِهِ~ِ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ
Faman 'Ažlamu Mimmani Aftará `Alá Allāhi Kadhibāan 'Aw Kadhdhaba Bi'āyātihi 'Innahu Lā Yufliĥu Al-Mujrimūna

010017.Artık, Allah’a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetleriniyalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular aslakurtuluşa ermezler.

فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِباً أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ~ِ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ
Wa Ya`budūna Min Dūni Allāhi Mā Lā Yađurruhum Wa Lā Yanfa`uhum Wa Yaqūlūna Hā'uulā' Shufa`ā'uunā `Inda Allāhi Qul 'Atunabbi'ūna Allāha Bimā Lā Ya`lamu Fī As-Samāwāti Wa Lā Fī Al-'Arđi Subĥānahu Wa Ta`ālá `Ammā Yushrikūna

010018.Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeyleretapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır”diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde onun bilmediği bir şeyimi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır,yücedir.”

وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لاَ يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَاؤُلاَء شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لاَ يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلاَ فِي الأَرْضِ سُبْحَانَه ُُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Wa Mā Kāna An-Nāsu 'Illā 'Ummatan Wāĥidatankhtalafū Wa Lawlā Kalimatun Sabaqat Min Rabbika Laquđiya Baynahum Fīmā Fīhi Yakhtalifūna

010019.İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler;sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde)Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlardaaralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلاَّ أُمَّة ً وَاحِدَة ً فَاخْتَلَفُوا وَلَوْلاَ كَلِمَة ٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيه ِِ يَخْتَلِفُونَ
Wa Yaqūlūna Lawlā 'Unzila `Alayhi 'Āyatun Min Rabbihi Faqul 'Innamā Al-Ghaybu Lillāhi Fāntažirū 'Innī Ma`akum Mina Al-Muntažirīna

010020.“Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki:“Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birliktebekleyenlerdenim!”

وَيَقُولُونَ لَوْلاَ أُنْزِلَ عَلَيْهِ آيَة ٌ مِنْ رَبِّه ِِ فَقُلْ إِنَّمَا الْغَيْبُ لِلَّهِ فَانْتَظِرُوا إِنِّي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرِينَ
Wa 'Idhā 'Adhaq An-Nāsa Raĥmatan Min Ba`di Đarrā'a Massat/hum 'Idhā Lahum Makrun Fī 'Āyātinā Quli Allāhu 'Asra`u Makrāan 'Inna Rusulanā Yaktubūna Mā Tamkurūn

010021.Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık vemutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onlarınbir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: “Allahdaha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuztuzakları yazıyorlar.3

وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَة ً مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُمْ مَكْر ٌ فِي آيَاتِنَا قُلِ اللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرا ً إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُون
Huwa Al-Ladhī Yusayyirukum Al-Barri Wa Al-Baĥri Ĥattá 'Idhā Kuntum Al-Fulki Wa Jarayna Bihim Birīĥin Ţayyibatin Wa Fariĥū Bihā Jā'at/hā Rīĥun `Āşifun Wa Jā'ahumu Al-Mawju Min Kulli Makānin Wa Žannū 'Annahum 'Uĥīţa Bihim Da`aw Allāha Mukhlişīna Lahu Ad-Dīna La'in 'Anjaytanā Min Hadhihi Lanakūnanna Mina Ash-Shākirīna

010022.O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerledenize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun birrüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada onaşiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücumeder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca diniAllah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlakaşükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.

هُوَ الَّذِي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ حَتَّى إِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِرِيح ٍ طَيِّبَة ٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَاءَتْهَا رِيحٌ عَاصِف ٌ وَجَاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَان ٍ وَظَنُّوا أَنَّهُمْ أُحِيطَ بِهِمْ دَعَوْا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ لَئِنْ أَنْجَيْتَنَا مِنْ هَذِه ِِ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ
Falammā 'Anjāhum 'Idhā Hum Yabghūna Fī Al-'Arđi Bighayri Al-Ĥaqqi Yā 'Ayyuhā An-Nāsu 'Innamā Baghyukum `Alá 'Anfusikum Matā`a Al-Ĥayāati Ad-DunThumma 'Ilaynā Marji`ukum Fanunabbi'ukum Bimā Kuntum Ta`malūna

010023.Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yeretaşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendialeyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz.Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size habervereceğiz.

فَلَمَّا أَنْجَاهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَى أَنْفُسِكُمْ مَتَاعَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
'Innamā Mathalu Al-Ĥayāati Ad-Dunyā Kamā'in 'Anzalnāhu Mina As-Samā'i Fākhtalaţa Bihi Nabātu Al-'Arđi Mimmā Ya'kulu An-Nāsu Wa Al-'An`ām Ĥattá 'Idhā 'Akhadhati Al-'Arđu Zukhrufahā Wa Azzayyanat Wa Žanna 'Ahluhā 'Annahum Qādirūna `Alayhā 'Atāhā 'Amrunā Laylāan 'Aw Nahārāan Faja`alnāhā Ĥaşīdāan Ka'an Lam Taghna Bil-'Amsi Kadhālika Nufaşşilu Al-'Āyāti Liqawmin Yatafakkarūna

010024.Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun haligibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunlayetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinetve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlütasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veyagüpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dünyerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İştedüşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

إِنَّمَا مَثَلُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا كَمَاءٍ أَنْزَلْنَاه ُُ مِنَ السَّمَاءِ فَاخْتَلَطَ بِه ِِ نَبَاتُ الأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالأَنعَام حَتَّى إِذَا أَخَذَتِ الأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَا أَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَا أَتَاهَا أَمْرُنَا لَيْلاً أَوْ نَهَارا ً فَجَعَلْنَاهَا حَصِيدا ً كَأَنْ لَمْ تَغْنَ بِالأَمْسِ كَذَلِكَ نُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْم ٍ يَتَفَكَّرُونَ
Wa Allāhu Yad`ū 'Ilá Dāri As-Salāmi Wa Yahdī Man Yashā'u 'Ilá Şirāţin Mustaqīmin

010025.Allah esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.

وَاللَّهُ يَدْعُو إِلَى دَارِ السَّلاَمِ وَيَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاط ٍ مُسْتَقِيم ٍ
Lilladhīna 'Aĥsanū Al-Ĥusná Wa Ziyādatun Wa Lā Yarhaqu Wujūhahum Qatarun Wa Lā Dhillatun 'Ūlā'ika 'Aşĥābu Al-Jannati Hum Fīhā Khālidūna

010026.Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır.Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlarcennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.

لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا الْحُسْنَى وَزِيَادَة ٌ وَلاَ يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَر ٌ وَلاَ ذِلَّةٌ أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Wa Al-Ladhīna Kasabū As-Sayyi'āti Jazā'u Sayyi'atin Bimithlihā Wa Tarhaquhum Dhillatun Mā Lahum Mina Allāhi Min `Āşimin Ka'annamā 'Ughshiyat Wujūhuhum Qiţa`āan Mina Al-Layli Mužlimāan 'Ūlā'ika 'Aşĥābu An-Nāri Hum Fīhā Khālidūna

010027.Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledirve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah(ın azabın)dan koruyacakhiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarlaörtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedîkalacaklardır.

وَالَّذِينَ كَسَبُوا السَّيِّئَاتِ جَزَاءُ سَيِّئَة ٍ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّة ٌ مَا لَهُمْ مِنَ اللَّهِ مِنْ عَاصِم ٍ كَأَنَّمَا أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعا ً مِنَ اللَّيْلِ مُظْلِماً أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Wa Yawma Naĥshuruhum Jamī`āan Thumma Naqūlu Lilladhīna 'Ashrakū Makānakum 'Antum Wa Shurakā'uukum Fazayyalnā Baynahum Wa Qāla Shurakā'uuhum Mā Kuntum 'Īyānā Ta`budūna

010028.Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortakkoşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günüdüşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız veortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.”

وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعا ً ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ أَنْتُمْ وَشُرَكَاؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَاؤُهُمْ مَا كُنْتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ
Fakafá Billāhi Shahīdāan Baynanā Wa Baynakum 'In Kunnā `An `Ibādatikum Laghāfilīna

010029.“Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinlebizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.”

فَكَفَى بِاللَّهِ شَهِيدا ً بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِلِينَ
Hunālika Tablū Kullu Nafsin Mā 'Aslafat Wa Ruddū 'Ilá Allāhi Mawlāhumu Al-Ĥaqqi Wa Đalla `Anhum Mā Kānū Yaftarūna

010030.Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetiniöğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve(ilah diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerindenkaybolup gidecektir.

هُنَالِكَ تَبْلُو كُلُّ نَفْس ٍ مَا أَسْلَفَتْ وَرُدُّوا إِلَى اللَّهِ مَوْلاَهُمُ الْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Qul Man Yarzuqukum Mina As-Samā'i Wa Al-'Arđi 'Amman Yamliku As-Sam`a Wa Al-'Abşāra Wa Man Yukhriju Al-Ĥayya Mina Al-Mayyiti Wa Yukhriju Al-Mayyita Mina Al-Ĥayyi Wa Man Yudabbiru Al-'Amra Fasayaqūlūna Allāhu Faqul 'Afalā Tattaqūna

010031.De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme vegörme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyükim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O haldeAllah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”

قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ أَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالأَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ اللَّهُ فَقُلْ أَفَلاَ تَتَّقُونَ
Fadhalikumu Allāhu Rabbukumu Al-Ĥaqqu Famādhā Ba`da Al-Ĥaqqi 'Illā Ađ-Đalālu Fa'annā Tuşrafūna

010032.İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Hak’tan sonra sadecesapıklık vardır. O halde nasıl oluyor da (Hak’tan) döndürülüyorsunuz?

فَذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلاَّ الضَّلاَلُ فَأَنَّا تُصْرَفُونَ
Kadhālika Ĥaqqat Kalimatu Rabbika `Alá Al-Ladhīna Fasaqū 'Annahum Lā Yu'uminūna

010033.Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler”sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.

كَذَلِكَ حَقَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ عَلَى الَّذِينَ فَسَقُوا أَنَّهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ
Qul Hal Min Shurakā'ikum Man Yabda'u Al-Khalqa Thumma Yu`īduhu Quli Allāhu Yabda'u Al-Khalqa Thumma Yu`īduhu Fa'anná Tu'ufakūna

010034.De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonraonu tekrarlayacak kimse var mı?” De ki: “Allah başlangıçta yaratmayı yapar,sonra onu tekrar eder. O halde nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?”

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَائِكُمْ مَنْ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُه ُُ قُلِ اللَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُه ُُ فَأَنَّى تُؤْفَكُونَ
Qul Hal Min Shurakā'ikum Man Yahdī 'Ilá Al-Ĥaqqi Quli Allāhu Yahdī Lilĥaqqi 'Afaman Yahdī 'Ilá Al-Ĥaqqi 'Aĥaqqu 'An Yuttaba`a 'Amman Lā Yahiddī 'Illā 'An Yuhdá Famā Lakum Kayfa Taĥkumūna

010035.De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan birkimse var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.” Öyle ise, hakka ileten miuyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi?Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَائِكُمْ مَنْ يَهْدِي إِلَى الْحَقِّ قُلِ اللَّهُ يَهْدِي لِلْحَقِّ أَفَمَنْ يَهْدِي إِلَى الْحَقِّ أَحَقُّ أَنْ يُتَّبَعَ أَمَّنْ لاَ يَهِدِّي إِلاَّ أَنْ يُهْدَى فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
Wa Mā Yattabi`u 'Aktharuhum 'Illā Žannāan 'Inna Až-Žanna Lā Yughnī Mina Al-Ĥaqqi Shay'āan 'Inna Allāha `Alīmun Bimā Yaf`alūna

010036.Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbirşeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarını hakkıylabilendir.

وَمَا يَتَّبِعُ أَكْثَرُهُمْ إِلاَّ ظَنّا ً إِنَّ الظَّنَّ لاَ يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئا ً إِنَّ اللَّهَ عَلِيم ٌ بِمَا يَفْعَلُونَ
Wa Mā Kāna Hādhā Al-Qur'ānu 'An Yuftará Min Dūni Allāhi Wa Lakin Taşdīqa Al-Ladhī Bayna Yadayhi Wa Tafşīla Al-Kitābi Lā Rayba Fīhi Min Rabbi Al-`Ālamīna

010037.Bu Kur’an, Allah’tan (indirilmiş olup) başkası tarafındanuydurulmamıştır. Fakat o kendinden öncekileri doğrulayıcı ve Kitabı(Allah’ın levh-i mahfuzdaki yazısını) açıklayıcı olarak, indirilmiştir.Bunda hiçbir şüphe yoktur. (O) âlemlerin Rabbi tarafındandır.

وَمَا كَانَ هَذَا الْقُرْآنُ أَنْ يُفْتَرَى مِنْ دُونِ اللَّهِ وَلَكِنْ تَصْدِيقَ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ الْكِتَابِ لاَ رَيْبَ فِيه ِِ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ
'Am Yaqūlūna Aftarāhu Qul Fa'tū Bisūratin Mithlihi Wa Ad`ū Mani Astaţa`tum Min Dūni Allāhi 'In Kuntum Şādiqīna

010038.Yoksa onu (Muhammed kendisi) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğrusöyleyenler iseniz, haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin veAllah’tan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın.

أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاه ُُ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَة ٍ مِثْلِه ِِ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
Bal Kadhdhabū Bimā Lam Yuĥīţū Bi`ilmihi Wa Lammā Ya'tihim Ta'wīluhu Kadhālika Kadhdhaba Al-Ladhīna Min Qablihimnžur Kayfa Kāna `Āqibatu Až-Žālimīna

010039.Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumugelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de(peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak,o zalimlerin sonu nasıl oldu.

بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُحِيطُوا بِعِلْمِه ِِ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُه ُُ كَذَلِكَ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِمِينَ
Wa Minhum Man Yu'uminu Bihi Wa Minhum Man Lā Yu'uminu Bihi Wa Rabbuka 'A`lamu Bil-Mufsidīna

010040.İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır; yine onlardan öylesi devar ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.

وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِه ِِ وَمِنْهُمْ مَنْ لاَ يُؤْمِنُ بِه ِِ وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِالْمُفْسِدِينَ
Wa 'In Kadhdhabūka Faqul Lī `Amalī Wa Lakum `Amalukum 'Antum Barī'ūna Mimmā 'A`malu Wa 'Anā Barī'un Mimmā Ta`malūna

010041.Eğer onlar seni yalanlarlarsa, de ki: “Benim işim bana aittir; sizinişiniz de size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yapmaktaolduğunuz şeylerden uzağım (sorumlu değilim).”

وَإِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ لِي عَمَلِي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْ أَنْتُمْ بَرِيئُونَ مِمَّا أَعْمَلُ وَأَنَا بَرِيء ٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ
Wa Minhum Man Yastami`ūna 'Ilayka 'Afa'anta Tusmi`u Aş-Şumma Wa Law Kānū Lā Ya`qilūna

010042.Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akıllarıda ermiyorsa, sen mi işittireceksin?

وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ أَفَأَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لاَ يَعْقِلُونَ
Wa Minhum Man Yanžuru 'Ilayka 'Afa'anta Tahdī Al-`Umya Wa Law Kānū Lā Yubşirūna

010043.İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa,sen mi doğru yolu göstereceksin?

وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْظُرُ إِلَيْكَ أَفَأَنْتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُوا لاَ يُبْصِرُونَ
'Inna Allāha Lā Yažlimu An-Nāsa Shay'āan Wa Lakinna An-Nāsa 'Anfusahum Yažlimūna

010044.Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlarkendilerine zulmederler.

إِنَّ اللَّهَ لاَ يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْئا ً وَلَكِنَّ النَّاسَ أَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Wa Yawma Yaĥshuruhum Ka'an Lam Yalbathū 'Illā Sā`atan Mina An-Nahāri Yata`ārafūna Baynahum Qad Khasira Al-Ladhīna Kadhdhabū Biliqā'i Allāhi Wa Mā Kānū Muhtadīna

010045.Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sankigündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi,aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar ziyana uğramış vedoğru yolu bulamamışlardır.

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَنْ لَمْ يَلْبَثُوا إِلاَّ سَاعَة ً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللَّهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ
Wa 'Immā Nuriyannaka Ba`đa Al-Ladhī Na`iduhum 'Aw Natawaffayannaka Fa'ilaynā Marji`uhum Thumma Allāhu Shahīdun `Alá Mā Yaf`alūna

010046.Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de,(göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir.Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللَّهُ شَهِيدٌ عَلَى مَا يَفْعَلُونَ
Wa Likulli 'Ummatin Rasūlun Fa'idhā Jā'a Rasūluhum Quđiya Baynahum Bil-Qisţi Wa Hum Lā Yužlamūna

010047.Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği(tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara aslazulmedilmez.

وَلِكُلِّ أُمَّة ٍ رَسُول ٌ فَإِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ
Wa Yaqūlūna Matá Hādhā Al-Wa`du 'In Kuntum Şādiqīna

010048.“Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman(gerçekleşecek)?” diyorlar.

وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
Qul Lā 'Amliku Linafsī Đarrāan Wa Lā Naf`āan 'Illā Mā Shā'a Allāhu Likulli 'Ummatin 'Ajalun 'Idhā Jā'a 'Ajaluhum Falā Yasta'khirūna Sā`atan Wa Lā Yastaqdimūna

010049.De ki: “Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de faydaverme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldimi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”4

قُلْ لاَ أَمْلِكُ لِنَفْسِي ضَرّا ً وَلاَ نَفْعا ً إِلاَّ مَا شَاءَ اللَّهُ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَل ٌ إِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ فَلاَ يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَة ً وَلاَ يَسْتَقْدِمُونَ
Qul 'Ara'aytum 'In 'Atākum `Adhābuhu Bayātāan 'Aw Nahārāandhā Yasta`jilu Minhu Al-Mujrimūna

010050.De ki: “Söyleyin bakalım, onun azabı size geceleyin veya gündüzün(ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!”(Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir).

قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُه ُُ بَيَاتاً أَوْ نَهَارا ً مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ
'Athumma 'Idhā Mā Waqa`a 'Āmantum Bihi 'Āl'āna Wa Qad Kuntum Bihi Tasta`jilūna

010051.(Onlara) “Azap gerçekleştikten sonra mı ona iman ettiniz? Şimdi mi!?Oysa siz onu acele istiyordunuz” (denilecek).

أَثُمَّ إِذَا مَا وَقَعَ آمَنْتُمْ بِهِ~ِ أَالآنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه