'Alif-Lām-Mīm-Şād  | 007001.Elif Lâm Mîm Sâd.1 | أَلِف-لَام-مِيم-صَاد |
Kitābun 'Unzila 'Ilayka Falā Yakun Fī Şadrika Ĥarajun Minhu Litundhira Bihi Wa Dhikrá Lilmu'uminīna  | 007002.Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve müminlere öğüt olarakindirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.2 | كِتَابٌ أُنزِلَ إِلَيْكَ فَلاَ يَكُنْ فِي صَدْرِكَ حَرَج ٌ مِنْهُ لِتُنذِرَ بِه ِِ وَذِكْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ |
Attabi`ū Mā 'Unzila 'Ilaykum Min Rabbikum Wa Lā Tattabi`ū Min Dūnihi 'Awliyā'a Qalīlāan Mā Tadhakkarūna  | 007003.Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Nekadar da az öğüt alıyorsunuz! | اتَّبِعُوا مَا أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلاَ تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهِ~ِ أَوْلِيَاءَ قَلِيلا ً مَا تَذَكَّرُونَ |
Wa Kam Min Qaryatin 'Ahlaknāhā Fajā'ahā Ba'sunā Bayātāan 'Aw Hum Qā'ilūna  | 007004.Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken,yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti. | وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا فَجَاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتاً أَوْ هُمْ قَائِلُونَ |
Famā Kāna Da`wāhum 'Idh Jā'ahum Ba'sunā 'Illā 'An Qālū 'Innā Kunnā Žālimīna  | 007005.Azabımız kendilerine geldiğinde, (Biz bunu hak ettik.) Gerçekten bizzalimler olmuştuk demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı. | فَمَا كَانَ دَعْوَاهُمْ إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا إِلاَّ أَنْ قَالُوا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ |
Falanas'alanna Al-Ladhīna 'Ursila 'Ilayhim Wa Lanas'alanna Al-Mursalīna  | 007006.Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız.3Peygamberlere deelbette soracağız.4 | فَلَنَسْأَلَنَّ الَّذِينَ أُرْسِلَ إِلَيْهِمْ وَلَنَسْأَلَنَّ الْمُرْسَلِينَ |
Falanaquşşanna `Alayhim Bi`ilmin Wa Mā Kunnā Ghā'ibīna  | 007007.Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü bizonlardan uzak değiliz. | فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْم ٍ وَمَا كُنَّا غَائِبِينَ |
Wa Al-Waznu Yawma'idhin Al-Ĥaqqu Faman Thaqulat Mawāzīnuhu Fa'ūlā'ika Humu Al-Mufliĥūna  | 007008.O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa işteonlar kurtuluşa erenlerdir. | وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذ ٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِينُه ُُ فَأُوْلَائِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ |
Wa Man Khaffat Mawāzīnuhu Fa'ūlā'ika Al-Ladhīna Khasirū 'Anfusahum Bimā Kānū Bi'āyātinā Yažlimūna  | 007009.Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse işte onlar âyetlerimize haksızlıketmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır. | وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُه ُُ فَأُوْلَائِكَ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَظْلِمُونَ |
Wa Laqad Makkannākum Fī Al-'Arđi Wa Ja`alnā Lakum Fīhā Ma`āyisha Qalīlāan Mā Tashkurūna  | 007010.Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik.Sizin için oradabirçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz! | وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الأَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ قَلِيلا ً مَا تَشْكُرُونَ |
Wa Laqad Khalaqnākum Thumma Şawwarnākum Thumma Qulnā Lilmalā'ikati Asjudū Li'dama Fasajadū 'Illā 'Iblīsa Lam Yakun Mina As-Sājidīna  | 007011.Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere,Adem için saygı ile eğilin dedik. İblisten başka hepsi saygı ileeğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. | وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلاَئِكَةِ اسْجُدُوا لِأدَمَ فَسَجَدُوا إِلاَّ إِبْلِيسَ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِدِينَ |
Qāla Mā Mana`aka 'Allā Tasjuda 'Idh 'Amartuka Qāla 'Anā Khayrun Minhu Khalaqtanī Min Nārin Wa Khalaqtahu Min Ţīnin  | 007012.Allah, Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu? dedi. (Oda) Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdanyarattın dedi. | قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلاَّ تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ قَالَ أَنَا خَيْر ٌ مِنْهُ خَلَقْتَنِي مِنْ نَار ٍ وَخَلَقْتَه ُُ مِنْ طِين ٍ |
Qāla Fāhbiţ Minhā Famā Yakūnu Laka 'An Tatakabbara Fīhā Fākhruj 'Innaka Mina Aş-Şāghirīna  | 007013.Allah, Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamakhaddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın dedi. | قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَنْ تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَاخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرِينَ |
Qāla 'Anžirnī 'Ilá Yawmi Yub`athūna  | 007014.Şeytan dedi ki: (Öyle ise) bana insanların tekrar diriltileceklerigüne kadar süre ver. | قَالَ أَنظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ |
Qāla 'Innaka Mina Al-Munžarīna  | 007015.Allah da, Sen süre verilenlerdensin dedi. | قَالَ إِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ |
Qāla Fabimā 'Aghwaytanī La'aq`udanna Lahum Şirāţaka Al-Mustaqīma  | 007016.Şeytan dedi ki: (Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki,ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbetteoturacağım. | قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ |
Thumma La'ātiyannahum Min Bayni 'Aydīhim Wa Min Khalfihim Wa `An 'Aymānihim Wa `An Shamā'ilihim Wa Lā Tajidu 'Aktharahum Shākirīna  | 007017.Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından vesollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)lerbulamayacaksın. | ثُمَّ لَآتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَائِلِهِمْ وَلاَ تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ |
Qāla Akhruj Minhā Madh'ūmāan Madĥūrāan Laman Tabi`aka Minhum La'amla'anna Jahannama Minkum 'Ajma`īna  | 007018.Allah dedi ki: Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun,onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum. | قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْءُوما ً مَدْحُورا ً لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ أَجْمَعِينَ |
Wa Yā'ādamu Askun 'Anta Wa Zawjuka Al-Jannata Fakulā Min Ĥaythu Shi'tumā Wa Lā Taqrabā Hadhihi Ash-Shajarata Fatakūnā Mina Až-Žālimīna  | 007019.Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakatşu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. | وَيَاآدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلاَ مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ |
Fawaswasa Lahumā Ash-Shayţānu Liyubdiya Lahumā Mā Wūriya `Anhumā Min Saw'ātihimā Wa Qāla Mā Nahākumā Rabbukumā `An Hadhihi Ash-Shajarati 'Illā 'An Takūnā Malakayni 'Aw Takūnā Mina Al-Khālidīna  | 007020.Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlaraaçmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: Rabbiniz size bu ağacıancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınızdiye yasakladı. | فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُورِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْآتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَاكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ إِلاَّ أَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدِينَ |
Wa Qāsamahumā 'Innī Lakumā Lamina An-Nāşiĥīna  | 007021.Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim diye de onlara yemin etti. | وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحِينَ |
Fadallāhumā Bighurūrin Falammā Dhāqā Ash-Shajarata Badat Lahumā Saw'ātuhumā Wa Ţafiqā Yakhşifāni `Alayhimā Min Waraqi Al-Jannati Wa Nādāhumā Rabbuhumā 'Alam 'Anhakumā `An Tilkumā Ash-Shajarati Wa 'Aqul Lakumā 'Inna Ash-Shayţāna Lakumā `Adūwun Mubīnun  | 007022.Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarındakendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıylaörtmeye başladılar. Rableri onlara, Ben size bu ağacı yasaklamadım mı?Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? diye seslendi. | فَدَلاَّهُمَا بِغُرُور ٍ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْآتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِ وَنَادَاهُمَا رَبُّهُمَا أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَأَقُلْ لَكُمَا إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوّ ٌ مُبِين ٌ |
Qālā Rabbanā Žalamnā 'Anfusanā Wa 'In Lam Taghfir Lanā Wa Tarĥamnā Lanakūnanna Mina Al-Khāsirīna  | 007023.Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bizeacımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. | قَالاَ رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ |
Qāla Ahbiţū Ba`đukum Liba`đin `Adūwun Wa Lakum Fī Al-'Arđi Mustaqarrun Wa Matā`un 'Ilá Ĥīnin  | 007024.Allah dedi ki: Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Sizeyeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır. | قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوّ ٌ وَلَكُمْ فِي الأَرْضِ مُسْتَقَرّ ٌ وَمَتَاع ٌ إِلَى حِين ٍ |
Qāla Fīhā Taĥyawna Wa Fīhā Tamūtūna Wa Minhā Tukhrajūna  | 007025.Allah dedi ki: Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan(mahşere) çıkarılacaksınız. | قَالَ فِيهَا تَحْيَوْنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ |
Yā Banī 'Ādama Qad 'Anzalnā `Alaykum Libāsāan Yuwārī Saw''ātikum Wa Rīshāan Wa Libāsu At-Taqwá Dhālika Khayrun Dhālika Min 'Āyā Ti Allāhi La`allahum Yadhdhakkarūna  | 007026.Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecekelbise verdik. Takva (Allaha karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya,işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allahın rahmetininalametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik). | يَابَنِي آدَمَ قَدْ أَنزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسا ً يُوَارِي سَوْءآتِكُمْ وَرِيشا ً وَلِبَاسُ التَّقْوَى ذَلِكَ خَيْر ٌ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ |
Yā Banī 'Ādama Lā Yaftinannakumu Ash-Shayţānu Kamā 'Akhraja 'Abawaykum Mina Al-Jannati Yanzi`u `Anhumā Libāsahumā Liyuriyahumā Saw''ātihimā 'Innahu Yarākum Huwa Wa Qabīluhu Min Ĥaythu Lā Tarawnahum 'Innā Ja`alnā Ash-Shayā Ţīna 'Awliyā 'A Lilladhīna Lā Yu'uminūna  | 007027.Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerinisoyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın.Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesizbiz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır. | يَابَنِي آدَمَ لاَ يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَا أَخْرَجَ أَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْءآتِهِمَا إِنَّه ُُ يَرَاكُمْ هُوَ وَقَبِيلُه ُُ مِنْ حَيْثُ لاَ تَرَوْنَهُمْ إِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاطِينَ أَوْلِيَاءَ لِلَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Wa 'Idhā Fa`alū Fāĥishatan Qālū Wajadnā `Alayhā 'Ābā'anā Wa Allāhu 'Amaranā Bihā Qul 'Inna Allāha Lā Ya'muru Bil-Faĥshā'i 'Ataqūlūna `Alá Allāhi Mā Lā Ta`lamūna  | 007028.Çirkin bir iş işledikleri vakit, Biz atalarımızı bunun üzerindebulduk, Allah da bize bunu emretti derler. De ki: Şüphesiz, Allah çirkinişleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine miatıyorsunuz? | وَإِذَا فَعَلُوا فَاحِشَة ً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَا آبَاءَنَا وَاللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا قُلْ إِنَّ اللَّهَ لاَ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ أَتَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Qul 'Amara Rabbī Bil-Qisţi Wa 'Aqīmū Wujūhakum `Inda Kulli Masjidin Wa Ad`ūhu Mukhlişīna Lahu Ad-Dīna Kamā Bada'akum Ta`ūdūna  | 007029.De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (ona)doğrultun. Dini Allaha has kılarak ona ibadet edin. Sizi başlangıçtayarattığı gibi (yine ona) döneceksiniz. | قُلْ أَمَرَ رَبِّي بِالْقِسْطِ وَأَقِيمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِد ٍ وَادْعُوه ُُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ كَمَا بَدَأَكُمْ تَعُودُونَ |
Farīqāan Hadá Wa Farīqāan Ĥaqqa `Alayhimu Ađ-Đalālatu 'Innahumu Attakhadhū Ash-Shayāţīna 'Awliyā'a Min Dūni Allāhi Wa Yaĥsabūna 'Annahum Muhtadūna  | 007030.Allah bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu.Çünkü onlar Allahı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin dedoğru yolda olduklarını sanıyorlardı. | فَرِيقاً هَدَى وَفَرِيقاً حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلاَلَةُ إِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاطِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ اللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ |
Yā Banī 'Ādama Khudhū Zīnatakum `Inda Kulli Masjidin Wa Kulū Wa Ashrabū Wa Lā Tusrifū 'Innahu Lā Yuĥibbu Al-Musrifīna  | 007031.Ey Ademoğulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin).Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez. | يَابَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِد ٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلاَ تُسْرِفُوا إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ |
Qul Man Ĥarrama Zīnata Allāhi Allatī 'Akhraja Li`ibādihi Wa Aţ-Ţayyibāti Mina Ar-Rizqi Qul Hiya Lilladhīna 'Āmanū Fī Al-Ĥayāati Ad-Dunyā Khālişatan Yawma Al-Qiyāmati Kadhālika Nufaşşilu Al-'Āyāti Liqawmin Ya`lamūna  | 007032.De ki: Allahın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kimharam kılmış? De ki: Bunlar, dünya hayatında müminler içindir. Kıyametgününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri,ayrı ayrı açıklıyoruz. | قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ اللَّهِ الَّتِي أَخْرَجَ لِعِبَادِه ِِ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِ قُلْ هِيَ لِلَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا خَالِصَة ً يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَذَلِكَ نُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْم ٍ يَعْلَمُونَ |
Qul 'Innamā Ĥarrama Rabbiya Al-Fawāĥisha Mā Žahara Minhā Wa Mā Baţana Wa Al-'Ithma Wa Al-Baghya Bighayri Al-Ĥaqqi Wa 'An Tushrikū Billāhi Mā Lam Yunazzil Bihi Sulţānāan Wa 'An Taqūlū `Alá Allāhi Mā Lā Ta`lamūna  | 007033.De ki: Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksızsaldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allahaortak koşmanızı ve Allaha karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haramkılmıştır. | قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالإِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَأَنْ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه ِِ سُلْطَانا ً وَأَنْ تَقُولُوا عَلَى اللَّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa Likulli 'Ummatin 'Ajalun Fa'idhā Jā'a 'Ajaluhum Lā Yasta'khirūna Sā`atan Wa Lā Yastaqdimūna  | 007034.Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir angeri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. | وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَل ٌ فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ لاَ يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَة ً وَلاَ يَسْتَقْدِمُونَ |
Yā Banī 'Ādama 'Immā Ya'tiyannakum Rusulun Minkum Yaquşşūna `Alaykum 'Āyā Tī Famani Attaqá Wa 'Aşlaĥa Falā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 007035.Ey Âdemoğulları! İçinizden size benim âyetlerimi anlatan Peygamberlergelir de her kim Allaha karşı gelmekten sakınır ve halini düzeltirse,artık onlara korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir. | يَابَنِي آدَمَ إِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُل ٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ آيَاتِي فَمَنِ اتَّقَى وَأَصْلَحَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa Al-Ladhīna Kadhdhabū Bi'āyātinā Wa Astakbarū `Anhā 'Ūlā'ika 'Aşĥābu An-Nāri Hum Fīhā Khālidūna  | 007036.Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenleregelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır. | وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Faman 'Ažlamu Mimmani Aftará `Alá Allāhi Kadhibāan 'Aw Kadhdhaba Bi'āyātihi 'Ūlā'ika Yanāluhum Naşībuhum Mina Al-Kitābi Ĥattá 'Idhā Jā'at/hum Rusulunā Yatawaffawnahum Qālū 'Ayna Mā Kuntum Tad`ūna Min Dūni Allāhi Qālū Đallū `Annā Wa Shahidū `Alá 'Anfusihim 'Annahum Kānū Kāfirīna  | 007037.Kim, Allaha karşı yalan uyduran veya onun âyetlerini yalanlayanlardandaha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür verızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz,canlarını almak için geldiğinde, Hani Allahı bırakıp tapınmaktaolduğunuz şeyler nerede? derler. Onlar da, Bizi yüzüstü bırakıpkayboldular derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlikederler. | فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِباً أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ~ِ أُوْلَائِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِ حَتَّى إِذَا جَاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوا أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلَى أَنْفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا كَافِرِينَ |
Qāla Adkhulū Fī 'Umamin Qad Khalat Min Qablikum Mina Al-Jinni Wa Al-'Insi Fī An-Nāri Kullamā Dakhalat 'Ummatun La`anat 'Ukhtahā Ĥattá 'Idhā Addārakū Fīhā Jamī`āan Qālat 'Ukhrāhum Li'wlāhum Rabbanā Hā'uulā' 'Ađallūnā Fa'ātihim `Adhābāan Đi`fāan Mina An-Nāri Qāla Likullin Đi`fun Wa Lakin Lā Ta`lamūna  | 007038.Allah şöyle der: Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ilebirlikte ateşe girin. Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler,kendilerine öncülük edenler için, Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlarabir kat daha ateş azabı ver derler. Allah der ki: Her biriniz için bir katdaha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz. | قَالَ ادْخُلُوا فِي أُمَم ٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالإِنسِ فِي النَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّة ٌ لَعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّى إِذَا ادَّارَكُوا فِيهَا جَمِيعا ً قَالَتْ أُخْرَاهُمْ لِأولاَهُمْ رَبَّنَا هَاؤُلاَء أَضَلُّونَا فَآتِهِمْ عَذَابا ً ضِعْفا ً مِنَ النَّارِ قَالَ لِكُلّ ٍ ضِعْف ٌ وَلَكِنْ لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa Qālat 'Ūlāhum Li'khrāhum Famā Kāna Lakum `Alaynā Min Fađlin Fadhūqū Al-`Adhāba Bimā Kuntum Taksibūna  | 007039.Öncekiler sonrakilere, Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur.Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın derler. | وَقَالَتْ أُولاَهُمْ لِأخْرَاهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْل ٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ |
'Inna Al-Ladhīna Kadhdhabū Bi'āyātinā Wa Astakbarū `Anhā Lā Tufattaĥu Lahum 'Abwābu As-Samā'i Wa Lā Yadkhulūna Al-Jannata Ĥattá Yalija Al-Jamalu Fī Sammi Al-Khiyāţi Wa Kadhalika Najzī Al-Mujrimīna  | 007040.Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerineyediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğnedeliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler!Biz suçluları işteböyle cezalandırırız. | إِنَّ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لاَ تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَلاَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِينَ |
Lahum Min Jahannama Mihādun Wa Min Fawqihim Ghawāshin Wa Kadhalika Najzī Až-Žālimīna  | 007041.Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşindenörtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız. | لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَاد ٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاش ٍ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ |
Wa Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti Lā Nukallifu Nafsāan 'Illā Wus`ahā 'Ūlā'ika 'Aşĥābu Al-Jannati Hum Fīhā Khālidūna  | 007042.İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancakgücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedikalıcıdırlar. | وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لاَ نُكَلِّفُ نَفْسا ً إِلاَّ وُسْعَهَا أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Wa Naza`nā Mā Fī Şudūrihim Min Ghillin Tajrī Min Taĥtihimu Al-'Anhāru Wa Qālū Al-Ĥamdu Lillāhi Al-Ladhī Hadānā Lihadhā Wa Mā Kunnā Linahtadiya Lawlā 'An Hadānā Allāhu Laqad Jā'at Rusulu Rabbinā Bil-Ĥaqqi Wa Nūdū 'An Tilkumu Al-Jannatu 'Ūrithtumūhā Bimā Kuntum Ta`malūna  | 007043.Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından daırmaklar akar. Hamd, bizi buna eriştiren Allaha mahsustur. Eğer Allahınbizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. AndolsunRabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler derler. Onlara, İşteyaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!diye seslenilir. | وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلّ ٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ الأَنْهَارُ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي هَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلاَ أَنْ هَدَانَا اللَّهُ لَقَدْ جَاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ وَنُودُوا أَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ |
Wa Nādá 'Aşĥābu Al-Jannati 'Aşĥāba An-Nāri 'An Qad Wajadnā Mā Wa`adanā Rabbunā Ĥaqqāan Fahal Wajadtum Mā Wa`ada Rabbukum Ĥaqqāan Qālū Na`am Fa'adhdhana Mu'uadhdhinun Baynahum 'An La`natu Allāhi `Alá Až-Žālimīna  | 007044.Cennetlikler cehennemliklere, Rabbimizin bize vadettiğini biz gerçek bulduk.Siz de Rabbinizin vad ettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenirler. Onlar,Evet derler. O zaman aralarında bir duyurucu, Allahın laneti zalimlere!diye seslenir. | وَنَادَى أَصْحَابُ الْجَنَّةِ أَصْحَابَ النَّارِ أَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقّا ً فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقّا ً قَالُوا نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّن ٌ بَيْنَهُمْ أَنْ لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ |
Al-Ladhīna Yaşuddūna `An Sabīli Allāhi Wa Yabghūnahā `Iwajāan Wa Hum Bil-'Ākhirati Kāfirūna  | 007045.Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermekisteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir. | الَّذِينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجا ً وَهُمْ بِالآخِرَةِ كَافِرُونَ |
Wa Baynahumā Ĥijābun Wa `Alá Al-'A`rāfi Rijālun Ya`rifūna Kullāan Bisīmāhum Wa Nādaw 'Aşĥāba Al-Jannati 'An Salāmun `Alaykum Lam Yadkhulūhā Wa Hum Yaţma`ūna  | 007046.İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir surArâf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarındantanımaktadırlar. Cennetliklere, Selam olsun size! diye seslenirler.Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar. | وَبَيْنَهُمَا حِجَاب ٌ وَعَلَى الأَعرَافِ رِجَال ٌ يَعْرِفُونَ كُلاّ ً بِسِيمَاهُمْ وَنَادَوْا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ أَنْ سَلاَمٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ |
Wa 'Idhā Şurifat 'Abşāruhum Tilqā'a 'Aşĥābi An-Nāri Qālū Rabbanā Lā Taj`alnā Ma`a Al-Qawmi Až-Žālimīna  | 007047.Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, Ey Rabbimiz! Bizizalim toplumla beraber kılma derler. | وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَارُهُمْ تِلْقَاءَ أَصْحَابِ النَّارِ قَالُوا رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ |
Wa Nādá 'Aşĥābu Al-'A`rāfi Rijālāan Ya`rifūnahum Bisīmāhum Qālū Mā 'Aghná `Ankum Jam`ukum Wa Mā Kuntum Tastakbirūna  | 007048.Arâftakiler simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da seslenir veşöyle derler: Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size biryarar sağladı! | وَنَادَى أَصْحَابُ الأَعرَافِ رِجَالا ً يَعْرِفُونَهُمْ بِسِيمَاهُمْ قَالُوا مَا أَغْنَى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ |
'Ahā'uulā' Al-Ladhīna 'Aqsamtum Lā Yanāluhumu Allāhu Biraĥmatin Adkhulū Al-Jannata Lā Khawfun `Alaykum Wa Lā 'Antum Taĥzanūna  | 007049.Sizin, Allah bunları rahmete erdirmez diye yemin ettikleriniz şunlarmı? (Sonra cennetliklere dönerek) Haydi, girin cennete. Size korku yok.Siz üzülecek de değilsiniz derler. | أَهَاؤُلاَء الَّذِينَ أَقْسَمْتُمْ لاَ يَنَالُهُمُ اللَّهُ بِرَحْمَة ٍ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ لاَ خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلاَ أَنْتُمْ تَحْزَنُونَ |
Wa Nādá 'Aşĥābu An-Nāri 'Aşĥāba Al-Jannati 'An 'Afīđū `Alaynā Mina Al-Mā'i 'Aw Mimmā Razaqakumu Allāhu Qālū 'Inna Allāha Ĥarramahumā `Alá Al-Kāfirīna  | 007050.Cehennemlikler de cennetliklere, Ne olur, sudan veya Allahın sizeverdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın diye çağrışırlar. Onlar,Şüphesiz, Allah bunları kafirlere haram kılmıştır derler. | وَنَادَى أَصْحَابُ النَّارِ أَصْحَابَ الْجَنَّةِ أَنْ أَفِيضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَاءِ أَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرِينَ |
Al-Ladhīna Attakhadhū Dīnahum Lahwan Wa La`ibāan Wa Gharrat/humu Al-Ĥayāatu Ad-Dunyā Fālyawma Nansāhum Kamā Nasū Liqā'a Yawmihim Hādhā Wa Mā Kānū Bi'āyātinā Yajĥadūna  | 007051.Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı dakendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasılunuttular ve âyetlerimizi nasıl inkar edip durdularsa biz de onları bugünöyle unuturuz.9 | الَّذِينَ اتَّخَذُوا دِينَهُمْ لَهْوا ً وَلَعِبا ً وَغَرَّتْهُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ نَنسَاهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَاءَ يَوْمِهِمْ هَذَا وَمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ |
Wa Laqad Ji'nāhum Bikitābin Faşşalnāhu `Alá `Ilmin Hudáan Wa Raĥmatan Liqawmin Yu'uminūna  | 007052.Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum içinbir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik. | وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَاب ٍ فَصَّلْنَاه ُُ عَلَى عِلْمٍ هُدى ً وَرَحْمَة ً لِقَوْم ٍ يُؤْمِنُونَ |
Hal Yanžurūna 'Illā Ta'wīlahu Yawma Ya'tī Ta'wīluhu Yaqūlu Al-Ladhīna Nasūhu Min Qablu Qad Jā'at Rusulu Rabbinā Bil-Ĥaqqi Fahal Lanā Min Shufa`ā'a Fayashfa`ū Lanā 'Aw Nuraddu Fana`mala Ghayra Al-Ladhī Kunnā Na`malu Qad Khasirū 'Anfusahum Wa Đalla `Anhum Mā Kānū Yaftarūna  | 007053.Onlar ise ancak, (Görelim bakalım! diyerek) Kuranın bildirdiğisonucu (tevilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün,önceden onu unutmuş olanlar derler ki: Gerçekten Rabbimizin peygamberlerihakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaatetseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlah diye) uydurdukları(putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır. | هَلْ يَنظُرُونَ إِلاَّ تَأْوِيلَه ُُ يَوْمَ يَأْتِي تَأْوِيلُه ُُ يَقُولُ الَّذِينَ نَسُوه ُُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَاءَ فَيَشْفَعُوا لَنَا أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذِي كُنَّا نَعْمَلُ قَدْ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ |
'Inna Rabbakumu Allāhu Al-Ladhī Khalaqa As-Samāwāti Wa Al-'Arđa Fī Sittati 'Ayyāmin Thumma Astawá `Alá Al-`Arshi Yughshī Al-Layla An-Nahāra Yaţlubuhu Ĥathīthāan Wa Ash-Shamsa Wa Al-Qamara Wa An-Nujūma Musakhkharātin Bi'amrihi 'Alā Lahu Al-Khalqu Wa Al-'Amru Tabāraka Allāhu Rabbu Al-`Ālamīna  | 007054.Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede)yaratan ve Arşakurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüzekatan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratanAllahtır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız Ona mahsustur.Âlemlerin Rabbi olan Allahın şanı yücedir. | إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّام ٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي اللَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُه ُُ حَثِيثا ً وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَات ٍ بِأَمْرِهِ~ِ أَلاَ لَهُ الْخَلْقُ وَالأَمْرُ تَبَارَكَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ |
Ad`ū Rabbakum Tađarru`āan Wa Khufyatan 'Innahu Lā Yuĥibbu Al-Mu`tadīna  | 007055.Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddiaşanları sevmez. | ادْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعا ً وَخُفْيَة ً إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ |
Wa Lā Tufsidū Fī Al-'Arđi Ba`da 'Işlāĥihā Wa Ad`ūhu Khawfāan Wa Ţama`āan 'Inna Raĥmata Allāhi Qarībun Mina Al-Muĥsinīna  | 007056.Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allaha(azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allahınrahmeti iyilik edenlere çok yakındır. | وَلاَ تُفْسِدُوا فِي الأَرْضِ بَعْدَ إِصْلاَحِهَا وَادْعُوه ُُ خَوْفا ً وَطَمَعا ً إِنَّ رَحْمَتَ اللَّهِ قَرِيب ٌ مِنَ الْمُحْسِنِينَ |
Wa Huwa Al-Ladhī Yursilu Ar-Riyāĥa Bushrāan Bayna Yaday Raĥmatihi Ĥattá 'Idhā 'Aqallat Saĥābāan Thiqālāan Suqnāhu Libaladin Mayyitin Fa'anzalnā Bihi Al-Mā'a Fa'akhrajnā Bihi Min Kulli Ath-Thamarāti Kadhālika Nukhriju Al-Mawtá La`allakum Tadhakkarūna  | 007057.O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayetrüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde (yidiriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlütürlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola kiibretle düşünürsünüz. | وَهُوَ الَّذِي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرا ً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه ِِ حَتَّى إِذَا أَقَلَّتْ سَحَابا ً ثِقَالا ً سُ |