Al-Ĥamdu Lillāhi Al-Ladhī Khalaqa As-Samāwāti Wa Al-'Arđa Wa Ja`ala Až-Žulumāti Wa An-Nūra Thumma Al-Ladhīna Kafarū Birabbihim Ya`dilūna  | 006001.Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var edenAllaha mahsustur. Böyle iken inkar edenler başka şeyleri Rablerine denktutuyorlar. | الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ |
Huwa Al-Ladhī Khalaqakum Min Ţīnin Thumma Qađá 'Ajalāan Wa 'Ajalun Musammáan `Indahu Thumma 'Antum Tamtarūna  | 006002.O öyle bir Rabdır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) birecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onunkatındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz. | هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ طِين ٍ ثُمَّ قَضَى أَجَلا ً وَأَجَل ٌ مُسَمّىً عِنْدَه ُُ ثُمَّ أَنْتُمْ تَمْتَرُونَ |
Wa Huwa Allāhu Fī As-Samāwāti Wa Fī Al-'Arđi Ya`lamu Sirrakum Wa Jahrakum Wa Ya`lamu Mā Taksibūna  | 006003.Halbuki O, göklerde de Allahtır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir,açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir. | وَهُوَ اللَّهُ فِي السَّمَاوَاتِ وَفِي الأَرْضِ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ |
Wa Mā Ta'tīhim Min 'Āyatin Min 'Āyāti Rabbihim 'Illā Kānū `Anhā Mu`riđīna  | 006004.Onlara Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüzçevirmesinler. | وَمَا تَأْتِيهِمْ مِنْ آيَة ٍ مِنْ آيَاتِ رَبِّهِمْ إِلاَّ كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ |
Faqad Kadhdhabū Bil-Ĥaqqi Lammā Jā'ahum Fasawfa Ya'tīhim 'Anbā'u Mā Kānū Bihi Yastahzi'ūn  | 006005.Nitekim hak (Kuran) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alayettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.1 | فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَسَوْفَ يَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِه ِِ يَسْتَهْزِئُون |
'Alam Yaraw Kam 'Ahlaknā Min Qablihim Min Qarnin Makkannāhum Fī Al-'Arđi Mā Lam Numakkin Lakum Wa 'Arsalnā As-Samā'a `Alayhim Midrārāan Wa Ja`alnā Al-'Anhāra Tajrī Min Taĥtihim Fa'ahlaknāhum Bidhunūbihim Wa 'Ansha'nā Min Ba`dihim Qarnāan 'Ākharīna  | 006006.Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzündesize vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bolyağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahlarısebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik. | أَلَمْ يَرَوْا كَمْ أَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْن ٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الأَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَأَرْسَلْنَا السَّمَاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارا ً وَجَعَلْنَا الأَنْهَارَ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمْ فَأَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَأَنشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنا ً آخَرِينَ |
Wa Law Nazzalnā `Alayka Kitābāan Fī Qirţāsin Falamasūhu Bi'aydīhim Laqāla Al-Ladhīna Kafarū 'In Hādhā 'Illā Siĥrun Mubīnun  | 006007.(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar daelleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, Bu apaçık büyüden başkabir şey değildir diyeceklerdi. | وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابا ً فِي قِرْطَاس ٍ فَلَمَسُوه ُُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلاَّ سِحْر ٌ مُبِين ٌ |
Wa Qālū Lawlā 'Unzila `Alayhi Malakun Wa Law 'Anzalnā Malakāan Laquđiya Al-'Amru Thumma Lā Yunžarūna  | 006008.Bir de dediler ki: Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra dakendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi) | وَقَالُوا لَوْلاَ أُنزِلَ عَلَيْهِ مَلَك ٌ وَلَوْ أَنزَلْنَا مَلَكا ً لَقُضِيَ الأَمْرُ ثُمَّ لاَ يُنظَرُونَ |
Wa Law Ja`alnāhu Malakāan Laja`alnāhu Rajulāan Wa Lalabasnā `Alayhim Mā Yalbisūna  | 006009.Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde)yapardıkve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.3 | وَلَوْ جَعَلْنَاه ُُ مَلَكا ً لَجَعَلْنَاه ُُ رَجُلا ً وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ |
Wa Laqadi Astuhzi'a Birusulin Min Qablika Faĥāqa Bial-Ladhīna Sakhirū Minhum Mā Kānū Bihi Yastahzi'ūn  | 006010.(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alayaalınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıpmahvetmişti. | وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُل ٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه ِِ يَسْتَهْزِئُون |
Qul Sīrū Fī Al-'Arđi Thumma Anžurū Kayfa Kāna `Āqibatu Al-Mukadhdhibīna  | 006011.De ki: Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanlarınsonu nasıl olmuş bir görün. | قُلْ سِيرُوا فِي الأَرْضِ ثُمَّ انظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ |
Qul Liman Mā Fī As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Qul Lillāhi Kataba `Alá Nafsihi Ar-Raĥmata Layajma`annakum 'Ilá Yawmi Al-Qiyāmati Lā Rayba Fīhi Al-Ladhīna Khasirū 'Anfusahum Fahum Lā Yu'uminūna  | 006012.De ki: Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir? Allahındır de. Omerhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyametgününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar varya, işte onlar inanmazlar. | قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلْ لِلَّهِ كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لاَ رَيْبَ فِيهِ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Wa Lahu Mā Sakana Fī Al-Layli Wa An-Nahāri Wa Huwa As-Samī`u Al-`Alīmu  | 006013.Gece ve gündüzde barınan her şey onundur. O, hakkıyla işitendir,hakkıyla bilendir. | وَلَه ُُ مَا سَكَنَ فِي اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ |
Qul 'Aghayra Allāhi 'Attakhidhu Walīyāan Fāţiri As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Huwa Yuţ`imu Wa Lā Yuţ`amu Qul 'Innī 'Umirtu 'An 'Akūna 'Awwala Man 'Aslama Wa Lā Takūnanna Mina Al-Mushrikīna  | 006014.De ki: Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeyeihtiyacı olmayan Allahtan başkasını mı dost edineceğim. De ki: Bana,(Allaha) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allaha ortakkoşanlardan olma (denildi). | قُلْ أَغَيْرَ اللَّهِ أَتَّخِذُ وَلِيّا ً فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلاَ يُطْعَمُ قُلْ إِنِّي أُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَسْلَمَ وَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكِينَ |
Qul 'Innī 'Akhāfu 'In `Aşaytu Rabbī `Adhāba Yawmin `Ažīmin  | 006015.De ki: Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyametgününün) azabından korkarım. | قُلْ إِنِّي أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيم ٍ |
Man Yuşraf `Anhu Yawma'idhin Faqad Raĥimahu Wa Dhalika Al-Fawzu Al-Mubīnu  | 006016.(O günün azabı) kimden savuşturulursa gerçekten (Allah) ona acımıştır.İşte bu apaçık kurtuluştur. | مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذ ٍ فَقَدْ رَحِمَه ُُ وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ |
Wa 'In Yamsaska Allāhu Biđurrin Falā Kāshifa Lahu 'Illā Huwa Wa 'In Yamsaska Bikhayrin Fahuwa `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 006017.Şayet Allah sana bir zarar dokundursa bunu Ondan başka giderecekyoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bilki O her şeye hakkıyla gücü yetendir. | وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرّ ٍ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ~ُ إِلاَّ هُوَ وَإِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْر ٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
Wa Huwa Al-Qāhiru Fawqa `Ibādihi Wa Huwa Al-Ĥakīmu Al-Khabīru  | 006018.O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmetsahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. | وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه ِِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ |
Qul 'Ayyu Shay'in 'Akbaru Shahādatan Quli Allāhu Shahīdun Baynī Wa Baynakum Wa 'Ūĥiya 'Ilayya Hādhā Al-Qur'ānu Li'ndhirakum Bihi Wa Man Balagha 'A'innakum Latash/hadūna 'Anna Ma`a Allāhi 'Ālihatan 'Ukhrá Qul Lā 'Ash/hadu Qul 'Innamā Huwa 'Ilahun Wāĥidun Wa 'Innanī Barī'un Mimmā Tushrikūna  | 006019.De ki: Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür? De ki: Allah benimlesizin aranızda şahittir.İşte bu Kuran bana, onunla sizi ve eriştiği herkesiuyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilahlarolduğuna şahitlik ediyorsunuz? De ki: Ben şahitlik etmem. O, ancak tek birilahtır ve şüphesiz ben sizin Allaha ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. | قُلْ أَيُّ شَيْءٍ أَكْبَرُ شَهَادَة ً قُلِ اللَّهُ شَهِيد ٌ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لِأنذِرَكُمْ بِه ِِ وَمَنْ بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ اللَّهِ آلِهَةً أُخْرَى قُلْ لاَ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَه ٌ ٌ وَاحِد ٌ وَإِنَّنِي بَرِيء ٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ |
Al-Ladhīna 'Ātaynāhumu Al-Kitāba Ya`rifūnahu Kamā Ya`rifūna 'Abnā'ahumu Al-Ladhīna Khasirū 'Anfusahum Fahum Lā Yu'uminūna  | 006020.Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) kendi öz oğullarınıtanıdıkları gibi tanırlar.Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlarinanmazlar. | الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَه ُُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءَهُمُ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Wa Man 'Ažlamu Mimmani Aftará `Alá Allāhi Kadhibāan 'Aw Kadhdhaba Bi'āyātihi 'Innahu Lā Yufliĥu Až-Žālimūna  | 006021.Kim Allaha karşı yalan uydurandan, ya da onun âyetlerini yalanlayandandaha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez. | وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِباً أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ~ِ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ |
Wa Yawma Naĥshuruhum Jamī`āan Thumma Naqūlu Lilladhīna 'Ashrakū 'Ayna Shurakā'uukumu Al-Ladhīna Kuntum Taz`umūna  | 006022.Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allaha ortak koşanlara, Nerede,ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız? diyeceğimiz günü hatırla. | وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعا ً ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا أَيْنَ شُرَكَاؤُكُمُ الَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ |
Thumma Lam Takun Fitnatuhum 'Illā 'An Qālū Wa Al-Lahi Rabbinā Mā Kunnā Mushrikīna  | 006023.Sonunda onların manevraları, Rabbimiz Allaha andolsun ki biz (ona)ortak koşanlar değildik demelerinden başka bir şey olmayacaktır. | ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ إِلاَّ أَنْ قَالُوا وَاللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ |
Anžur Kayfa Kadhabū `Alá 'Anfusihim Wa Đalla `Anhum Mā Kānū Yaftarūna  | 006024.Bak kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durduklarışeyler (uydurma ilahları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi? | انظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ |
Wa Minhum Man Yastami`u 'Ilayka Wa Ja`alnā `Alá Qulūbihim 'Akinnatan 'An Yafqahūhu Wa Fī 'Ādhānihim Waqrāan Wa 'In Yaraw Kulla 'Āyatin Lā Yu'uminū Bihā Ĥattá 'Idhā Jā'ūka Yujādilūnaka Yaqūlu Al-Ladhīna Kafarū 'In Hādhā 'Illā 'Asāţīru Al-'Awwalīna  | 006025.İçlerinden, (Kuran okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamalarıiçin kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.6Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzeresana geldiklerinde inkâr edenler, Bu (Kuran) evvelkilerin masallarındanbaşka bir şey değil derler. | وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَنْ يَفْقَهُوه ُُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرا ً وَإِنْ يَرَوْا كُلَّ آيَة ٍ لاَ يُؤْمِنُوا بِهَا حَتَّى إِذَا جَاءُوكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلاَّ أَسَاطِيرُ الأَوَّلِينَ |
Wa Hum Yanhawna `Anhu Wa Yan'awna `Anhu Wa 'In Yuhlikūna 'Illā 'Anfusahum Wa Mā Yash`urūna  | 006026.Onlar başkalarını ondan (Kurandan) alıkoyarlar, hem de kendileriondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helakediyorlar. | وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْأَوْنَ عَنْهُ وَإِنْ يُهْلِكُونَ إِلاَّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ |
Wa Law Tará 'Idh Wuqifū `Alá An-Nāri Faqālū Yā Laytanā Nuraddu Wa Lā Nukadhdhiba Bi'āyāti Rabbinā Wa Nakūna Mina Al-Mu'uminīna  | 006027.Ateşin karşısında durdurulup da, Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek deRabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve müminlerden olsak dedikleri vakit(hallerini) bir görsen! | وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلاَ نُكَذِّبَ بِآيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ |
Bal Badā Lahum Mā Kānū Yukhfūna Min Qablu Wa Law Ruddū La`ādū Limā Nuhū `Anhu Wa 'Innahum Lakādhibūna  | 006028.Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (deondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yinedöneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. | بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ |
Wa Qālū 'In Hiya 'Illā Ĥayātunā Ad-Dunyā Wa Mā Naĥnu Bimab`ūthīna  | 006029.Derler ki: Hayat ancak dünya hayatımızdır. Artık biz bir dahadiriltilecek de değiliz. | وَقَالُوا إِنْ هِيَ إِلاَّ حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ |
Wa Law Tará 'Idh Wuqifū `Alá Rabbihim Qāla 'Alaysa Hādhā Bil-Ĥaqqi Qālū Balá Wa Rabbinā Qāla Fadhūqū Al-`Adhāba Bimā Kuntum Takfurūna  | 006030.Rablerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen!(Allah) diyecek ki: Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş? Onlar,Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş diyecekler. (Allah), Öyleyseinkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı! diyecek. | وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُوا عَلَى رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَذَا بِالْحَقِّ قَالُوا بَلَى وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ |
Qad Khasira Al-Ladhīna Kadhdhabū Biliqā'i Allāhi Ĥattá 'Idhā Jā'at/humu As-Sā`atu Baghtatan Qālū Yā Ĥasratanā `Alá Mā Farraţnā Fīhā Wa Hum Yaĥmilūna 'Awzārahum `Alá Žuhūrihim 'Alā Sā'a Mā Yazirūna  | 006031.Allahın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır.Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca bütün günahlarınısırtlarına yüklenerek, Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vayhalimize! diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür! | قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللَّهِ حَتَّى إِذَا جَاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَة ً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلَى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَى ظُهُورِهِمْ أَلاَ سَاءَ مَا يَزِرُونَ |
Wa Mā Al-Ĥayāatu Ad-Dunyā 'Illā La`ibun Wa Lahwun Wa Lalddāru Al-'Ākhiratu Khayrun Lilladhīna Yattaqūna 'Afalā Ta`qilūna  | 006032.Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurduAllaha karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâakıllanmayacak mısınız? | وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ لَعِب ٌ وَلَهْو ٌ وَلَلدَّارُ الآخِرَةُ خَيْر ٌ لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
Qad Na`lamu 'Innahu Layaĥzunuka Al-Ladhī Yaqūlūna Fa'innahum Lā Yukadhdhibūnaka Wa Lakinna Až-Žālimīna Bi'āyāti Allāhi Yajĥadūna  | 006033.Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seniincitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allahınâyetlerini inadına inkâr ediyorlar. | قَدْ نَعْلَمُ إِنَّه ُُ لَيَحْزُنُكَ الَّذِي يَقُولُونَ فَإِنَّهُمْ لاَ يُكَذِّبُونَكَ وَلَكِنَّ الظَّالِمِينَ بِآيَاتِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ |
Wa Laqad Kudhdhibat Rusulun Min Qablika Faşabarū `Alá Mā Kudhdhibū Wa 'Ūdhū Ĥattá 'Atāhum Naşrunā Wa Lā Mubaddila Likalimāti Allāhi Wa Laqad Jā'aka Min Naba'i Al-Mursalīna  | 006034.Andolsun ki, senden önce de bir çok Peygamberler yalanlanmıştı da onlaryalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayetkendilerine yardımımız yetişmişti. Allahın kelimelerini değiştirebilecekbir güç de yoktur.Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmısana gelmiş bulunuyor. | وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُل ٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلَى مَا كُذِّبُوا وَأُوذُوا حَتَّى أَتَاهُمْ نَصْرُنَا وَلاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللَّهِ وَلَقَدْ جَاءَكَ مِنْ نَبَإِ الْمُرْسَلِينَ |
Wa 'In Kāna Kabura `Alayka 'I`rāđuhum Fa'ini Astaţa`ta 'An Tabtaghiya Nafaqāan Fī Al-'Arđi 'Aw Sullamāan Fī As-Samā'i Fata'tiyahum Bi'āyatin Wa Law Shā'a Allāhu Lajama`ahum `Alá Al-Hudá Falā Takūnanna Mina Al-Jāhilīna  | 006035.Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerindibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucizegetirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi elbette onlarıhidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma. | وَإِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقا ً فِي الأَرْضِ أَوْ سُلَّما ً فِي السَّمَاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِآيَة ٍ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدَى فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِلِينَ |
'Innamā Yastajību Al-Ladhīna Yasma`ūna Wa Al-Mawtá Yab`athuhumu Allāhu Thumma 'Ilayhi Yurja`ūna  | 006036.(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise(yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi ona döndürülürler. | إِنَّمَا يَسْتَجِيبُ الَّذِينَ يَسْمَعُونَ وَالْمَوْتَى يَبْعَثُهُمُ اللَّهُ ثُمَّ إِلَيْهِ يُرْجَعُونَ |
Wa Qālū Lawlā Nuzzila `Alayhi 'Āyatun Min Rabbihi Qul 'Inna Allāha Qādirun `Alá 'An Yunazzila 'Āyatan Wa Lakinna 'Aktharahum Lā Ya`lamūna  | 006037.Dediler ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya! (Ey Muhammed!) Deki: Şüphesiz Allahın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onlarınçoğu bilmiyor. | وَقَالُوا لَوْلاَ نُزِّلَ عَلَيْهِ آيَة ٌ مِنْ رَبِّه ِِ قُلْ إِنَّ اللَّهَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يُنَزِّلَ آيَة ً وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ |
Wa Mā Min Dābbatin Fī Al-'Arđi Wa Lā Ţā'irin Yaţīru Bijanāĥayhi 'Illā 'Umamun 'Amthālukum Mā Farraţnā Fī Al-Kitābi Min Shay'in Thumma 'Ilá Rabbihim Yuĥsharūna  | 006038.Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her türkuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitaptahiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıpgetirilecekler. | وَمَا مِنْ دَابَّة ٍ فِي الأَرْضِ وَلاَ طَائِر ٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلاَّ أُمَمٌ أَمْثَالُكُمْ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْء ٍ ثُمَّ إِلَى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ |
Wa Al-Ladhīna Kadhdhabū Bi'āyātinā Şummun Wa Bukmun Fī Až-Žulumāti Man Yasha'i Allāhu Yuđlilhu Wa Man Yasha' Yaj`alhu `Alá Şirāţin Mustaqīmin  | 006039.Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içerisindeki bir takım sağırlarve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır.Kimi de dilerse onudosdoğru yol üzere kılar. | وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا صُمّ ٌ وَبُكْم ٌ فِي الظُّلُمَاتِ مَنْ يَشَإِ اللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَى صِرَاط ٍ مُسْتَقِيم ٍ |
Qul 'Ara'aytakum 'In 'Atākum `Adhābu Allāhi 'Aw 'Atatkumu As-Sā`atu 'Aghayra Allāhi Tad`ūna 'In Kuntum Şādiqīna  | 006040.(Ey Muhammed!) De ki: Söyleyin bakalım. Acaba size Allahın azabıgelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) sizAllahtan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğuiddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). | قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ السَّاعَةُ أَغَيْرَ اللَّهِ تَدْعُونَ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Bal 'Īyāhu Tad`ūna Fayakshifu Mā Tad`ūna 'Ilayhi 'In Shā'a Wa Tansawna Mā Tushrikūna  | 006041.Hayır! (Bu durumda) yalnız ona dua edersiniz, o da dilerse (kurtulmakiçin) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allaha ortakkoştuklarınızı unutursunuz. | بَلْ إِيَّاه ُُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِنْ شَاءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ |
Wa Laqad 'Arsalnā 'Ilá 'Umamin Min Qablika Fa'akhadhnāhum Bil-Ba'sā'i Wa Ađ-Đarrā'i La`allahum Yatađarra`ūna  | 006042.Andolsun, senden önce bir takım ümmetlere de peygamberler gönderdik.(Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinlerdiye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık. | وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَى أُمَم ٍ مِنْ قَبْلِكَ فَأَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ |
Falawlā 'Idh Jā'ahum Ba'sunā Tađarra`ū Wa Lakin Qasat Qulūbuhum Wa Zayyana Lahumu Ash-Shayţānu Mā Kānū Ya`malūn  | 006043.Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya...Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarınızaten onlara süslü göstermişti. | فَلَوْلاَ إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلَكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُون |
Falammā Nasū Mā Dhukkirū Bihi Fataĥnā `Alayhim 'Abwāba Kulli Shay'in Ĥattá 'Idhā Fariĥū Bimā 'Ūtū 'Akhadhnāhum Baghtatan Fa'idhā Hum Mublisūna  | 006044.Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce)üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinipşımardıkları sırada onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerinikaybedip yıkıldılar. | فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه ِِ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتَّى إِذَا فَرِحُوا بِمَا أُوتُوا أَخَذْنَاهُمْ بَغْتَة ً فَإِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ |
Faquţi`a Dābiru Al-Qawmi Al-Ladhīna Žalamū Wa Al-Ĥamdu Lillāhi Rabbi Al-`Ālamīna  | 006045.Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allahamahsustur. | فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذِينَ ظَلَمُوا وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ |
Qul 'Ara'aytum 'In 'Akhadha Allāhu Sam`akum Wa 'Abşārakum Wa Khatama `Alá Qulūbikum Man 'Ilahun Ghayru Allāhi Ya'tīkum Bihi Anžur Kayfa Nuşarrifu Al-'Āyāti Thumma Hum Yaşdifūna  | 006046.De ki: Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır,kalplerinizi de mühürlerse, Allahtan başka onu size (geri) getirecek ilahkimmiş? Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonraonlar nasıl yüz çeviriyorlar? | قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ اللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلَى قُلُوبِكُمْ مَنْ إِلَه ٌٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُمْ بِهِ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ |
Qul 'Ara'aytakum 'In 'Atākum `Adhābu Allāhi Baghtatan 'Aw Jahratan Hal Yuhlaku 'Illā Al-Qawmu Až-Žālimūna  | 006047.De ki: Ne dersiniz, Allahın azabı size beklenmedik bir anda veyaaçıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helak edilecek? | قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلاَّ الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ |
Wa Mā Nursilu Al-Mursalīna 'Illā Mubashshirīna Wa Mundhirīna Faman 'Āmana Wa 'Aşlaĥa Falā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 006048.Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun daolacak değillerdir. | وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلاَّ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ فَمَنْ آمَنَ وَأَصْلَحَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa Al-Ladhīna Kadhdhabū Bi'āyātinā Yamassuhumu Al-`Adhābu Bimā Kānū Yafsuqūna  | 006049.Âyetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyleazap dokunacaktır. | وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ |
Qul Lā 'Aqūlu Lakum `Indī Khazā'inu Allāhi Wa Lā 'A`lamu Al-Ghayba Wa Lā 'Aqūlu Lakum 'Innī Malakun 'In 'Attabi`u 'Illā Mā Yūĥá 'Ilayya Qul Hal Yastawī Al-'A`má Wa Al-Başīru 'Afalā Tatafakkarūna  | 006050.De ki: Ben size, Allahın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Bengaybı da bilmem. Size Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece, banagönderilen vahye uyuyorum. De ki: Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiçdüşünmez misiniz? | قُلْ لاَ أَقُولُ لَكُمْ عِندِي خَزَائِنُ اللَّهِ وَلاَ أَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلاَ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّي مَلَك ٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلاَّ مَا يُوحَى إِلَيَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَفَلاَ تَتَفَكَّرُونَ |
Wa 'Andhir Bihi Al-Ladhīna Yakhāfūna 'An Yuĥsharū 'Ilá Rabbihim Laysa Lahum Min Dūnihi Wa Līyun Wa Lā Shafī`un La`allahum Yattaqūna  | 006051.Kendileri için Allahtan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçibulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allahakarşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kuran ile) uyar. | وَأَنذِرْ بِهِ الَّذِينَ يَخَافُونَ أَنْ يُحْشَرُوا إِلَى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِه ِِ وَلِيّ ٌ وَلاَ شَفِيع ٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ |
Wa Lā Taţrudi Al-Ladhīna Yad`ūna Rabbahum Bil-Ghadāati Wa Al-`Ashīyi Yurīdūna Wajhahu Mā `Alayka Min Ĥisābihim Min Shay'in Wa Mā Min Ĥisābika `Alayhim Min Shay'in Fataţrudahum Fatakūna Mina Až-Žālimīna  | 006052.Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam ona dua edenleri yanındankovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara birşey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.9 | وَلاَ تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَه ُُ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْء ٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْء ٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمِينَ |
Wa Kadhalika Fatannā Ba`đahum Biba`đin Liyaqūlū 'Ahā'uulā' Manna Allāhu `Alayhim Min Bayninā 'Alaysa Allāhu Bi'a`lama Bish-Shākirīna  | 006053.Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, Allah aramızdan şu adamlarımı iman nimetine layık gördü? desinler. Allah şükreden kullarını daha iyi bilendeğil mi? | وَكَذَلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْض ٍ لِيَقُولُوا أَهَاؤُلاَء مَنَّ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَا أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَعْلَمَ بِالشَّاكِرِينَ |
Wa 'Idhā Jā'aka Al-Ladhīna Yu'uminūna Bi'āyātinā Faqul Salāmun `Alaykum Kataba Rabbukum `Alá Nafsihi Ar-Raĥmata 'Annahu Man `Amila Minkum Sū'āan Bijahālatin Thumma Tāba Min Ba`dihi Wa 'Aşlaĥa Fa'annahu Ghafūrun Raĥīmun  | 006054.Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman de ki: Selam olsunsize! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizdenkim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendinidüzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | وَإِذَا جَاءَكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِآيَاتِنَا فَقُلْ سَلاَمٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ أَنَّه ُُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُوءا ً بِجَهَالَة ٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه ِِ وَأَصْلَحَ فَأَنَّه ُُ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ |
Wa Kadhalika Nufaşşilu Al-'Āyāti Wa Litastabīna Sabīlu Al-Mujrimīna  | 006055.Suçluların yolu da açığa çıksın diye âyetleri işte böyle ayrı ayrıaçıklarız. | وَكَذَلِكَ نُفَصِّلُ الآيَاتِ وَلِتَسْتَبِينَ سَبِيلُ الْمُجْرِمِينَ |
Qul 'Innī Nuhītu 'An 'A`buda Al-Ladhīna Tad`ūna Min Dūni Allāhi Qul Lā 'Attabi`u 'Ahwā'akum Qad Đalaltu 'Idhāan Wa Mā 'Anā Mina Al-Muhtadīna  | 006056.De ki: Sizin, Allahtan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmembana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) otakdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam. | قُلْ إِنِّي نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ قُلْ لاَ أَتَّبِعُ أَهْوَاءَكُمْ قَدْ ضَلَلْتُ إِذا ً وَمَا أَنَا مِنَ الْمُهْتَدِينَ |
Qul 'Innī `Alá Bayyinatin Min Rabbī Wa Kadhdhabtum Bihi Mā `Indī Mā Tasta`jilūna Bihi 'Ini Al-Ĥukmu 'Illā Lillāhi Yaquşşu Al-Ĥaqqa Wa Huwa Khayru Al-Fāşilīna  | 006057.De ki: Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Sizise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil.Hüküm yalnızca Allaha aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırtedenlerin en hayırlısıdır. | قُلْ إِنِّي عَلَى بَيِّنَة ٍ مِنْ رَبِّي وَكَذَّبْتُمْ بِه ِِ مَا عِندِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِ~ِ إِنِ الْحُكْمُ إِلاَّ لِلَّهِ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِلِينَ |
Qul Law 'Anna `Indī Mā Tasta`jilūna Bihi Laquđiya Al-'Amru Baynī Wa Baynakum Wa Allāhu 'A`lamu Biž-Žālimīna  | 006058.De ki: Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı benimlesizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu. Allah zalimleri daha iyibilir.10 | قُلْ لَوْ أَنَّ عِندِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه ِِ لَقُضِيَ الأَمْرُ بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِالظَّالِمِينَ |
Wa `Indahu Mafātiĥu Al-Ghaybi Lā Ya`lamuhā 'Illā Huwa Wa Ya`lamu Mā Fī Al-Barri Wa Al-Baĥri Wa Mā Tasquţu Min Waraqatin 'Illā Ya`lamuhā Wa Lā Ĥabbatin Fī Žulumāti Al-'Arđi Wa Lā Raţbin Wa Lā Yā Bisin 'Illā Fī Kitābin Mubīnin  | 006059.Gaybın anahtarları yalnızca Onun katındadır. Onları ancak O bilir.Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin.Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yokturki apaçık bir kitapta (Allahın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuzda)olmasın. | وَعِنْدَه ُُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَة ٍ إِلاَّ يَعْلَمُهَا وَلاَ حَبَّة ٍ فِي ظُلُمَاتِ |