5) Sūrat Al-Mā'idah

Printed format

5) سُورَة المَائِدَه

Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū 'Awfū Bil-`Uqūdi 'Uĥillat Lakum Bahīmatu Al-'An`āmi 'Illā Mā Yutlá `Alaykum Ghayra Muĥillī Aş-Şaydi Wa 'Antum Ĥurumun 'Inna Allāha Yaĥkumu Mā Yurīdu

005001.Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin.İhramlı iken avlanmayıhelâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başkahayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَوْفُوا بِالْعُقُودِ أُحِلَّتْ لَكُمْ بَهِيمَةُ الأَنعَامِ إِلاَّ مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَأَنْتُمْ حُرُم ٌ إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Lā Tuĥillū Sha`ā'ira Allāhi Wa Lā Ash-Shahra Al-Ĥarāma Wa Lā Al-Hadya Wa Lā Al-Qalā'ida Wa Lā 'Āmmīna Al-Bayta Al-Ĥarāma Yabtaghūna Fađlāan Min Rabbihim Wa Riđwānāan Wa 'Idhā Ĥalaltum Fāşţādū Wa Lā Yajrimannakum Shana'ānu Qawmin 'An Şaddūkum `Ani Al-Masjidi Al-Ĥarāmi 'An Ta`tadū Wa Ta`āwanū `Alá Al-Birri Wa At-Taqwá Wa Lā Ta`āwanū `Alá Al-'Ithmi Wa Al-`Udwāni Wa Attaqū Allāha 'Inna Allāha Shadīdu Al-`Iqābi

005002.Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hackurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bolnimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin.İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’danalıkoydular diye bir takımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddiaşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'akarşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تُحِلُّوا شَعَائِرَ اللَّهِ وَلاَ الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلاَ الْهَدْيَ وَلاَ الْقَلاَئِدَ وَلاَ آمِّينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلا ً مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَانا ً وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُوا وَلاَ يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ أَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ أَنْ تَعْتَدُوا وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُوا عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Ĥurrimat `Alaykumu Al-Maytatu Wa Ad-Damu Wa Laĥmu Al-Khinzīri Wa Mā 'Uhilla Lighayri Allāhi Bihi Wa Al-Munkhaniqatu Wa Al-Mawqūdhatu Wa Al-Mutaraddiyatu Wa An-Naţīĥatu Wa Mā 'Akala As-Sabu`u 'Illā Mā Dhakkaytum Wa Mā Dhubiĥa `Alá An-Nuşubi Wa 'An Tastaqsimū Bil-'Azlāmi Dhālikum Fisqun Al-Yawma Ya'isa Al-Ladhīna Kafarū Min Dīnikum Falā Takhshawhum Wa Akhshawnī Al-Yawma 'Akmaltu Lakum Dīnakum Wa 'Atmamtu `Alaykum Ni`matī Wa Rađītu Lakumu Al-'Islāma Dīnāan Famani Ađţurra Fī Makhmaşatin Ghayra Mutajānifin L'ithmin Fa'inna Allāha Ghafūrun Raĥīmun

005003.Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canıçıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksektendüşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmışhayvanlar ile dikili taşlarüzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıylakısmet aramanızsize haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaattenkopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler.Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemaleerdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.Kimşiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden)yerse şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللَّهِ بِه ِِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ إِلاَّ مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَأَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالأَزْلاَمِ ذَلِكُمْ فِسْق ٌ الْيَوْمَ يَئِسَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ دِينِكُمْ فَلاَ تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِي الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينا ً فَمَنِ اضْطُرَّ فِي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِف ٍ لإِثْم ٍ فَإِنَّ اللَّهَ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ
Yas'alūnaka Mādhā 'Uĥilla Lahum Qul 'Uĥilla Lakumu Aţ-Ţayyibātu Wa Mā `Allamtum Mina Al-Jawāriĥi Mukallibīna Tu`allimūnahunna Mimmā `Allamakumu Allāhu Fakulū Mimmā 'Amsakna `Alaykum Wa Adhkurū Asma Allāhi `Alayhi Wa Attaqū Allāha 'Inna Allāha Sarī`u Al-Ĥisābi

005004.(Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar.De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiğiyeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâlkılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarkenüzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmektensakının. Şüphesiz, Allah hesabı çabuk görendir.

يَسْأَلُونَكَ مَاذَا أُحِلَّ لَهُمْ قُلْ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللَّهُ فَكُلُوا مِمَّا أَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Al-Yawma 'Uĥilla Lakumu Aţ-Ţayyibātu Wa Ţa`āmu Al-Ladhīna 'Ū Al-Kitāba Ĥillun Lakum Wa Ţa`āmukum Ĥillun Lahum Wa Al-Muĥşanātu Mina Al-Mu'umināti Wa Al-Muĥşanātu Mina Al-Ladhīna 'Ū Al-Kitāba Min Qablikum 'Idhā 'Ātaytumūhunna 'Ujūrahunna Muĥşinīna Ghayra Musāfiĥīna Wa Lā Muttakhidhī 'Akhdānin Wa Man Yakfur Bil-'Īmāni Faqad Ĥabiţa `Amaluhu Wa Huwa Fī Al-'Ākhirati Mina Al-Khāsirīna

005005.Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitapverilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlarahelâldir.Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerinekitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermenizkaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere sizehelâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse bütün işlediğiboşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

الْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَطَعَامُ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ حِلّ ٌ لَكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلّ ٌ لَهُمْ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ إِذَا آتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَافِحِينَ وَلاَ مُتَّخِذِي أَخْدَان ٍ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالإِيمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُه ُُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū 'Idhā Qumtum 'Ilá Aş-Şalāati Fāghsilū Wujūhakum Wa 'Aydiyakum 'Ilá Al-Marāfiqi Wa Amsaĥū Biru'ūsikum Wa 'Arjulakum 'Ilá Al-Ka`bayni Wa 'In Kuntum Junubāan Fa Aţţahharū Wa 'In Kuntum Marđá 'Aw `Alá Safarin 'Aw Jā'a 'Aĥadun Minkum Mina Al-Ghā'iţi 'Aw Lāmastumu An-Nisā' Falam Tajidū Mā'an Fatayammamū Şa`īdāan Ţayyibāanmsaĥū Biwujūhikum Wa 'Aydīkum Minhu Mā Yurīdu Allāhu Liyaj`ala `Alaykum Min Ĥarajin Wa Lakin Yurīdu Liyuţahhirakum Waliyutimma Ni`matahu `Alaykum La`allakum Tashkurūna

005006.Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadarellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızıyıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veyaseferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veyakadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temizbir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak veüzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاَةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَيْنِ وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبا ً فَاطَّهَّرُوا وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاءَ أَحَد ٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِسَاء فَلَمْ تَجِدُوا مَاء ً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدا ً طَيِّبا ً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ مِنْهُ مَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَج ٍ وَلَكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَه ُُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Wa Adhkurū Ni`mata Allāhi `Alaykum Wa Mīthāqahu Al-Ladhī Wa Athaqakum Bihi 'Idh Qultum Sami`nā Wa 'Aţa`nā Wa Attaqū Allāha 'Inna Allāha `Alīmun Bidhāti Aş-Şudūri

005007.Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizdeona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın.Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü(kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمِيثَاقَهُ الَّذِي وَاثَقَكُمْ بِهِ~ِ إِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ عَلِيم ٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Kūnū Qawwāmīna Lillāhi Shuhadā'a Bil-Qisţi Wa Lā Yajrimannakum Shana'ānu Qawmin `Alá 'Allā Ta`dilū A`dilū Huwa 'Aqrabu Lilttaqwá Wa Attaqū Allāha 'Inna Allāha Khabīrun Bimā Ta`malūna

005008.Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ileşahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğeitmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır.Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıylahaberdardır.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلاَ يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلاَّ تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِير ٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Wa`ada Allāhu Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti Lahum Maghfiratun Wa 'Ajrun `Ažīmun

005009.Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için birbağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَة ٌ وَأَجْرٌ عَظِيم ٌ
Wa Al-Ladhīna Kafarū Wa Kadhdhabū Bi'āyātinā 'Ūlā'ika 'Aşĥābu Al-Jaĥīmi

005010.İnkar edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Adhkurū Ni`mata Allāhi `Alaykum 'Idh Hamma Qawmun 'An Yabsuţū 'Ilaykum 'Aydiyahum Fakaffa 'Aydiyahum `Ankum Wa Attaqū Allāha Wa `Alá Allāhi Falyatawakkali Al-Mu'uminūna

005011.Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani birtopluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da Allah (buna engelolmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’a karşı gelmekten sakının.Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَنْ يَبْسُطُوا إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
Wa Laqad 'Akhadha Allāhu Mīthāqa Banī 'Isrā'īla Wa Ba`athnā Minhumu Athnay `Ashara Naqībāan Wa Qāla Allāhu 'Innī Ma`akum La'in 'Aqamtumu Aş-Şalāata Wa 'Ātaytumu Az-Zakāata Wa 'Āmantum Birusulī Wa `Azzartumūhum Wa 'Aqrađtumu Allāha Qarđāan Ĥasanāan La'ukaffiranna `Ankum Sayyi'ātikum Wa La'udkhilannakum Jannātin Tajrī Min Taĥtihā Al-'Anhāru Faman Kafara Ba`da Dhālika Minkum Faqad Đalla Sawā'a As-Sabīli

005012.Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on ikitemsilci -başkan- seçmiştik. Allah şöyle demişti: “Sizinle beraberim.Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onlarıdesteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel birborç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi,içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kiminkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”

وَلَقَدْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقِيبا ً وَقَالَ اللَّهُ إِنِّي مَعَكُمْ لَئِنْ أَقَمْتُمُ الصَّلاَةَ وَآتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَآمَنْتُمْ بِرُسُلِي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ اللَّهَ قَرْضاً حَسَنا ً لَأُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّات ٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
Fabimā Naqđihimthāqahum La`annāhum Wa Ja`alnā Qulūbahum Qāsiyatan Yuĥarrifūna Al-Kalima `An Mawāđi`ihi Wa Nasū Ĥažžāan Mimmā Dhukkirū Bihi Wa Lā Tazālu Taţţali`u `Alá Khā'inatin Minhum 'Illā Qalīlāan Minhum Fā`fu `Anhum Wa Aşfaĥ 'Inna Allāha Yuĥibbu Al-Muĥsinīna

005013.İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik,kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrifedip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemlibir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onlarındaima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme.Çünkü Allah iyilik yapanları sever.

فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَة ً يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه ِِ وَنَسُوا حَظّا ً مِمَّا ذُكِّرُوا بِه ِِ وَلاَ تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَى خَائِنَة ٍ مِنْهُمْ إِلاَّ قَلِيلا ً مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Wa Mina Al-Ladhīna Qālū 'Innā Naşārá 'Akhadhnā Mīthāqahum Fanasū Ĥažžāan Mimmā Dhukkirū Bihi Fa'aghraynā Baynahumu Al-`Adāwata Wa Al-Baghđā'a 'Ilá Yawmi Al-Qiyāmati Wa Sawfa Yunabbi'uhumu Allāhu Bimā Kānū Yaşna`ūna

005014.“Biz hıristiyanız” diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarındançıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple biz dearalarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah neyapmakta olduklarını onlara bildirecek!

وَمِنَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّا نَصَارَى أَخَذْنَا مِيثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظّا ً مِمَّا ذُكِّرُوا بِه ِِ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللَّهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ
Yā 'Ahla Al-Kitābi Qad Jā'akum Rasūlunā Yubayyinu Lakum Kathīrāan Mimmā Kuntum Tukhfūna Mina Al-Kitābi Wa Ya`fū `An Kathīrin Qad Jā'akum Mina Allāhi Nūrun Wa Kitābun Mubīnun

005015.Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O,kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor,birçoğunu da affediyor. İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap(Kur’an) gelmiştir.

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثِيرا ً مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُو عَنْ كَثِير ٍ قَدْ جَاءَكُمْ مِنَ اللَّهِ نُور ٌ وَكِتَاب ٌ مُبِين ٌ
Yahdī Bihi Allāhu Mani Attaba`a Riđwānahu Subula As-Salāmi Wa Yukhrijuhum Mina Až-Žulumāti 'Ilá An-Nūri Bi'idhnihi Wa Yahdīhim 'Ilá Şirāţin Mustaqīmin

005016.Allah onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onlarıizniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yolailetir.

يَهْدِي بِهِ اللَّهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَه ُُ سُبُلَ السَّلاَمِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِه ِِ وَيَهْدِيهِمْ إِلَى صِرَاط ٍ مُسْتَقِيم ٍ
Laqad Kafara Al-Ladhīna Qālū 'Inna Allāha Huwa Al-Masīĥu Abnu Maryama Qul Faman Yamliku Mina Allāhi Shay'āan 'In 'Arāda 'An Yuhlika Al-Masīĥa Abna Maryama Wa 'Ummahu Wa Man Al-'Arđi Jamī`āan Wa Lillahi Mulku As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Baynahumā Ykhluqu Mā Yashā'u Wa Allāhu `Alá Kulli Shay'in Qadīrun

005017.Andolsun, “Allah, Meryemoğlu Mesih’dir”, diyenler kesinlikle kâfiroldular.1De ki: “Şâyet Allah, Meryemoğlu Mesih’i, onun anasını veyeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah’a karşı kim neyapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyinhükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Allah her şeye hakkıyla gücüyetendir.”

لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللَّهِ شَيْئا ً إِنْ أَرَادَ أَنْ يُهْلِكَ الْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّه ُُ وَمَنْ فِي الأَرْضِ جَمِيعا ً وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا يخْلُقُ مَا يَشَاءُ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ
Wa Qālati Al-Yahūdu Wa An-Naşārá Naĥnu 'Abnā'u Allāhi Wa 'Aĥibbā'uuhu Qul Falima Yu`adhdhibukum Bidhunūbikum Bal 'Antum Basharun Mimman Khalaqa Yaghfiru Liman Yashā'u Wa Yu`adhdhibu Man Yashā'u Wa Lillahi Mulku As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Baynahumā Wa 'Ilayhi Al-Maşīru

005018.(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilikullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyleazap ediyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah)dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasındabulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak onadır.

وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى نَحْنُ أَبْنَاءُ اللَّهِ وَأَحِبَّاؤُه ُُ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْ بَلْ أَنْتُمْ بَشَر ٌ مِمَّنْ خَلَقَ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Yā 'Ahla Al-Kitābi Qad Jā'akum Rasūlunā Yubayyinu Lakum `Alá Fatratin Mina Ar-Rusuli 'An Taqūlū Mā Jā'anā Min Bashīrin Wa Lā Nadhīrin Faqad Jā'akum Bashīrun Wa Nadhīrun Wa Allāhu `Alá Kulli Shay'in Qadīrun

005019.Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada “Bize nemüjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı” demeyesiniz diye, iştesize (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size birmüjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَى فَتْرَة ٍ مِنَ الرُّسُلِ أَنْ تَقُولُوا مَا جَاءَنَا مِنْ بَشِير ٍ وَلاَ نَذِير ٍ فَقَدْ جَاءَكُمْ بَشِير ٌ وَنَذِير ٌ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ
Wa 'Idh Qāla Mūsá Liqawmihi Yā Qawmi Adhkurū Ni`mata Allāhi `Alaykum 'Idh Ja`ala Fīkum 'Anbiyā'a Wa Ja`alakum Mulūkāan Wa 'Ātākum Mā Lam Yu'uti 'Aĥadāan Mina Al-`Ālamīna

005020.Hani Mûsâ kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Allah’ın, üzerinizdekinimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizihükümdarlar kılmıştırve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini sizevermişti.”

وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِه ِِ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَعَلَ فِيكُمْ أَنْبِيَاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكا ً وَآتَاكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ أَحَدا ً مِنَ الْعَالَمِينَ
Yā Qawmi Adkhulū Al-'Arđa Al-Muqaddasata Allatī Kataba Allāhu Lakum Wa Lā Tartaddū `Alá 'Adrikum Fatanqalibū Khāsirīna

005021.“Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınızadönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz.”12

يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الأَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّتِي كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ وَلاَ تَرْتَدُّوا عَلَى أَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرِينَ
Qālū Yā Mūsá 'Inna Fīhā Qawmāan Jabbārīna Wa 'Innā Lan Nadkhulahā Ĥattá Yakhrujū Minhā Fa'in Yakhrujū Minhā Fa'innā Dākhilūna

005022.Dediler ki: “Ey Mûsâ! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba birmillet var. Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradançıkarlarsa biz de gireriz.”

قَالُوا يَا مُوسَى إِنَّ فِيهَا قَوْما ً جَبَّارِينَ وَإِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتَّى يَخْرُجُوا مِنْهَا فَإِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَإِنَّا دَاخِلُونَ
Qāla Rajulāni Mina Al-Ladhīna Yakhāfūna 'An`ama Allāhu `Alayhimā Adkhulū `Alayhimu Al-Bāba Fa'idhā Dakhaltumūhu Fa'innakum Ghālibūna Wa `Alá Allāhi Fatawakkalū 'In Kuntum Mu'uminīna

005023.Korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyledemişti: “Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık sizkuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü’minler iseniz yalnızca Allah’a tevekküledin.”

قَالَ رَجُلاَنِ مِنَ الَّذِينَ يَخَافُونَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَ فَإِذَا دَخَلْتُمُوه ُُ فَإِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللَّهِ فَتَوَكَّلُوا إِنْ كُنتُمْ مُؤْمِنِينَ
Qālū Yā Mūsá 'Innā Lan Nadkhulahā 'Abadāan Mā Dāmū Fīhā Fādh/hab 'Anta Wa Rabbuka Faqātilā 'Innā Hāhunā Qā`idūna

005024.Dediler ki: “Ey Mûsa! Onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen veRabbin gidin onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.”

قَالُوا يَا مُوسَى إِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا أَبَدا ً مَا دَامُوا فِيهَا فَاذْهَبْ أَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلاَ إِنَّا هَاهُنَا قَاعِدُونَ
Qāla Rabbi 'Innī Lā 'Amliku 'Illā Nafsī Wa 'Akhī Fāfruq Baynanā Wa Bayna Al-Qawmi Al-Fāsiqīna

005025.Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim.Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi.

قَالَ رَبِّ إِنِّي لاَ أَمْلِكُ إِلاَّ نَفْسِي وَأَخِي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِقِينَ
Qāla Fa'innahā Muĥarramatun `Alayhim 'Arba`īna Sanatan Yatīhūna Fī Al-'Arđi Falā Ta'sa `Alá Al-Qawmi Al-Fāsiqīna

005026.Allah şöyle dedi: “O halde orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Busüre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyleyoldan çıkmış kavme üzülme.”

قَالَ فَإِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ أَرْبَعِينَ سَنَة ً يَتِيهُونَ فِي الأَرْضِ فَلاَ تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِقِينَ
Wa Atlu `Alayhim Naba'a Abnay 'Ādama Bil-Ĥaqqi 'Idh Qarrabā Qurbānāan Fatuqubbila Min 'Aĥadihimā Wa Lam Yutaqabbal Mina Al-'Ākhari Qāla La'aqtulannaka Qāla 'Innamā Yataqabbalu Allāhu Mina Al-Muttaqīna

005027.(Ey Muhammed!) Onlara, Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku.Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş,ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun senimutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşıgelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ آدَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانا ً فَتُقُبِّلَ مِنْ أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللَّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ
La'in Basaţta 'Ilayya Yadaka Litaqtulanī Mā 'Anā Bibāsiţin Yadiya 'Ilayka Li'qtulaka 'Innī 'Akhāfu Allāha Rabba Al-`Ālamīna

005028.“Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seniöldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olanAllah’tan korkarım.”

لَئِنْ بَسَطتَ إِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَنِي مَا أَنَا بِبَاسِط ٍ يَدِيَ إِلَيْكَ لِأقْتُلَكَ إِنِّي أَخَافُ اللَّهَ رَبَّ الْعَالَمِينَ
'Innī 'Urīdu 'An Tabū'a Bi'ithmī Wa 'Ithmika Fatakūna Min 'Aşĥābi An-Nāri Wa Dhalika Jazā'u Až-Žālimīna

005029.“Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenipcehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”

إِنِّي أُرِيدُ أَنْ تَبُوءَ بِإِثْمِي وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ وَذَلِكَ جَزَاءُ الظَّالِمِينَ
Faţawwa`at Lahu Nafsuhu Qatla 'Akhīhi Faqatalahu Fa'aşbaĥa Mina Al-Khāsirīna

005030.Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onuöldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

فَطَوَّعَتْ لَه ُُ نَفْسُه ُُ قَتْلَ أَخِيه ِِ فَقَتَلَه ُُ فَأَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Faba`atha Allāhu Ghurābāan Yabĥathu Fī Al-'Arđi Liyuriyahu Kayfa Yuwārī Saw'ata 'Akhīhi Qāla Yā Waylatā 'A`ajaztu 'An 'Akūna Mithla Hādhā Al-Ghurābi Fa'uwāriya Saw'ata 'Akhī Fa'aşbaĥa Mina An-Nādimīna

005031.Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğinigöstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şukarga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?” dedi.Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

فَبَعَثَ اللَّهُ غُرَابا ً يَبْحَثُ فِي الأَرْضِ لِيُرِيَه ُُ كَيْفَ يُوَارِي سَوْأَةَ أَخِيه ِِ قَالَ يَاوَيْلَتَا أَعَجَزْتُ أَنْ أَكُونَ مِثْلَ هَذَا الْغُرَابِ فَأُوَارِيَ سَوْأَةَ أَخِي فَأَصْبَحَ مِنَ النَّادِمِينَ
Min 'Ajli Dhālika Katabnā `Alá Banī 'Isrā'īla 'Annahu Man Qatala Nafsāan Bighayri Nafsin 'Aw Fasādin Al-'Arđi Faka'annamā Qatala An-Nāsa Jamī`āan Wa Man 'Aĥyāhā Faka'annamā 'Aĥyā An-Nāsa Jamī`āan Wa Laqad Jā'at/hum Rusulunā Bil-Bayyināti Thumma 'Inna Kathīrāan Minhum Ba`da Dhālika Fī Al-'Arđi Lamusrifūna

005032.Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitapta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir cankarşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızınöldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatınıkurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlararesûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardanbirçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ كَتَبْنَا عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّه ُُ مَنْ قَتَلَ نَفْسا ً بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَاد ٍ فِي الأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعا ً وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعا ً وَلَقَدْ جَاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرا ً مِنْهُمْ بَعْدَ ذَلِكَ فِي الأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ
'Innamā Jazā'u Al-Ladhīna Yuĥāribūna Allāha Wa Rasūlahu Wa Yas`awna Fī Al-'Arđi Fasādāan 'An Yuqattalū 'Aw Yuşallabū 'Aw Tuqaţţa`a 'Aydīhim Wa 'Arjuluhum Min Khilāfin 'Aw Yunfaw Mina Al-'Arđi Dhālika Lahum Khizyun Ad-Dunyā Wa Lahum Al-'Ākhirati `Adhābun `Ažīmun

005033.Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculukçıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veyaellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerdensürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirettede onlara büyük bir azap vardır.13

إِنَّمَا جَزَاءُ الَّذِينَ يُحَارِبُونَ اللَّهَ وَرَسُولَه ُُ وَيَسْعَوْنَ فِي الأَرْضِ فَسَاداً أَنْ يُقَتَّلُوا أَوْ يُصَلَّبُوا أَوْ تُقَطَّعَ أَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلاَفٍ أَوْ يُنفَوْا مِنَ الأَرْضِ ذَلِكَ لَهُمْ خِزْي ٌ فِي الدُّنيَا وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيم ٌ
'Illā Al-Ladhīna Tābū Min Qabli 'An Taqdirū `Alayhim Fā`lamū 'Anna Allāha Ghafūrun Raĥīmun

005034.Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar.Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.

إِلاَّ الَّذِينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ أَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْ فَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Attaqū Allāha Wa Abtaghū 'Ilayhi Al-Wasīlata Wa Jāhidū Fī Sabīlihi La`allakum Tufliĥūna

005035.Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, ona yaklaşmaya vesilearayın ve onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَابْتَغُوا إِلَيْهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُوا فِي سَبِيلِه ِِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
'Inna Al-Ladhīna Kafarū Law 'Anna Lahum Mā Fī Al-'Arđi Jamī`āan Wa Mithlahu Ma`ahu Liyaftadū Bihi Min `Adhābi Yawmi Al-Qiyāmati Mā Tuqubbila Minhum Wa Lahum `Adhābun 'Alīmun

005036.Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı dahakendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmakiçin fidye verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolubir azap vardır.

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ أَنَّ لَهُمْ مَا فِي الأَرْضِ جَمِيعا ً وَمِثْلَه ُُ مَعَه ُُ لِيَفْتَدُوا بِه ِِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيم ٌ
Yurīdūna 'An Yakhrujū Mina An-Nāri Wa Mā Hum Bikhārijīna Minhā Wa Lahum `Adhābun Muqīmun

005037.Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli birazap vardır.

يُرِيدُونَ أَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِجِينَ مِنْهَا وَلَهُمْ عَذ