3) Sūrat 'Āli `Imn

Printed format

3) سُورَة آلِ عِمرَان

'Alif-Lām-Mīm

003001.Elif Lâm Mîm.1

أَلِف-لَام-مِيم
Allāhu Lā 'Ilāha 'Illā Huwa Al-Ĥayyu Al-Qayyūmu

003002.Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.2

اللَّهُ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Nazzala `Alayka Al-Kitāba Bil-Ĥaqqi Muşaddiqāan Limā Bayna Yadayhi Wa 'Anzala At-Tawrāata Wa Al-'Injīla

003003,4.O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarakindirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayetolarak indirmişti.Furkan’ıda indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetleriniinkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak güç sahibidir,intikam sahibidir.

نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقا ً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنْزَلَ التَّوْرَاةَ وَالإِنْجِيلَ
Min Qablu Hudáan Lilnnāsi Wa 'Anzala Al-Furqāna 'Inna Al-Ladhīna Kafarū Bi'āyāti Allāhi Lahum `Adhābun Shadīdun Wa Allāhu `Azīzun Dhū Antiqāmin

003004.

مِنْ قَبْلُ هُدى ً لِلنَّاسِ وَأَنْزَلَ الْفُرْقَانَ إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ لَهُمْ عَذَاب ٌ شَدِيد ٌ وَاللَّهُ عَزِيز ٌ ذُو انْتِقَام ٍ
'Inna Allāha Lā Yakhfá `Alayhi Shay'un Al-'Arđi Wa Lā Fī As-Samā'i

003005.Şüphesiz yerde ve gökte Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz.

إِنَّ اللَّهَ لاَ يَخْفَى عَلَيْهِ شَيْء ٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ
Huwa Al-Ladhī Yuşawwirukum Al-'Arĥāmi Kayfa Yashā'u Lā 'Ilāha 'Illā Huwa Al-`Azīzu Al-Ĥakīmu

003006.O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. Ondan başka ilâhyoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

هُوَ الَّذِي يُصَوِّرُكُمْ فِي الأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَاءُ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Huwa Al-Ladhī 'Anzala `Alayka Al-Kitāba Minhu 'Āyātun Muĥkamātun Hunna 'Ummu Al-Kitābi Wa 'Ukharu Mutashābihātun Fa'ammā Al-Ladhīna Fī Qulūbihim Zayghun Fayattabi`ūna Mā Tashābaha Minhu Abtighā'a Al-Fitnati Wa Abtighā'a Ta'wīlihi Wa Mā Ya`lamu Ta'wīlahu 'Illā Allāhu Wa Ar-Rāsikhūna Fī Al-`Ilmi Yaqūlūna 'Āmannā Bihi Kullun Min `Indi Rabbinā Wa Mā Yadhdhakkaru 'Illā 'Ū Al-'Albābi

003007.O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir,onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.Kalplerinde bireğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak içinmüteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancakAllah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimizkatındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

هُوَ الَّذِي أَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَات ٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَات ٌ فَأَمَّا الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ زَيْغ ٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَه ََ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَأْوِيلِه ِِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ~ُ إِلاَّ اللَّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِه ِِ كُلّ ٌ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُوا الأَلْبَابِ
Rabbanā Lā Tuzigh Qulūbanā Ba`da 'Idh Hadaytanā Wa Hab Lanā Min Ladunka Raĥmatan 'Innaka 'Anta Al-Wahhābu

003008.(Onlar şöyle yakarırlar): “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonrakalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çokbahşedensin.”

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَة ً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ
Rabbanā 'Innaka Jāmi`u An-Nāsi Liyawmin Lā Rayba Fīhi 'Inna Allāha Lā Yukhlifu Al-Mī`āda

003009.“Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanlarıtoplayacaksın. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.

رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْم ٍ لاَ رَيْبَ فِيهِ~ِ إِنَّ اللَّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
'Inna Al-Ladhīna Kafarū Lan Tughniya `Anhum 'Amwāluhum Wa Lā 'Awlāduhum Mina Allāhi Shay'āan Wa 'Ūlā'ika Hum Wa Qūdu An-Nāri

003010.Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir faydasağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلاَ أَوْلاَدُهُمْ مِنَ اللَّهِ شَيْئا ً وَأُوْلَائِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِ
Kada'bi 'Āli Fir`awna Wa Al-Ladhīna Min Qablihim Kadhdhabū Bi'āyātinā Fa'akhadhahumu Allāhu Bidhunūbihim Wa Allāhu Shadīdu Al-`Iqābi

003011.(Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumugibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı.Allah azabı çok şiddetli olandır.

كَدَأْبِ آلِ فِرْعَوْنَ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأَخَذَهُمُ اللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَاللَّهُ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Qul Lilladhīna Kafarū Satughlabūna Wa Tuĥsharūna 'Ilá Jahannama Wa Bi'sa Al-Mihādu

003012.İnkar edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıpcehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!”

قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَى جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمِهَادُ
Qad Kāna Lakum 'Āyatun Fī Fi'atayni At-Taqatā Fi'atun Tuqātilu Fī Sabīli Allāhi Wa 'Ukhrá Kāfiratun Yarawnahum Mithlayhim Ra'ya Al-`Ayni Wa Allāhu Yu'uayyidu Binaşrihi Man Yashā'u 'Inna Fī Dhālika La`ibratan Li'wlī Al-'Abşāri

003013.Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibretvardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi.(Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah dadilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbetteibret vardır.5

قَدْ كَانَ لَكُمْ آيَة ٌ فِي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَا فِئَة ٌ تُقَاتِلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأُخْرَى كَافِرَة ٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِ وَاللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه ِِ مَنْ يَشَاءُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَة ً لِأوْلِي الأَبْصَارِ
Zuyyina Lilnnāsi Ĥubbu Ash-Shahawāti Mina An-Nisā' Wa Al-Banīna Wa Al-Qanāţīri Al-Muqanţarati Mina Adh-Dhahabi Wa Al-Fiđđati Wa Al-Khayli Al-Musawwamati Wa Al-'An`āmi Wa Al-Ĥarthi Dhālika Matā`u Al-Ĥayāati Ad-Dunyā Wa Allāhu `Indahu Ĥusnu Al-Ma'ābi

003014.Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar veekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancakAllah’ın katındadır.

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِسَاء وَالْبَنِينَ وَالْقَنَاطِيرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالأَنعَامِ وَالْحَرْثِ ذَلِكَ مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَاللَّهُ عِنْدَه ُُ حُسْنُ الْمَآبِ
Qul 'A'uunabbi'ukum Bikhayrin Min Dhālikum Lilladhīna Attaqaw `Inda Rabbihim Jannātun Tajrī Min Taĥtihā Al-'Anhāru Khālidīna Fīhā Wa 'Azwājun Muţahharatun Wa Riđwānun Mina Allāhi Wa Allāhu Başīrun Bil-`Ibādi

003015.De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşıgelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içindeebedi kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.”Allah, kullarını hakkıyla görendir.

قُلْ أَؤُنَبِّئُكُمْ بِخَيْر ٍ مِنْ ذَلِكُمْ لِلَّذِينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّات ٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَاج ٌ مُطَهَّرَة ٌ وَرِضْوَان ٌ مِنَ اللَّهِ وَاللَّهُ بَصِير ٌ بِالْعِبَادِ
Al-Ladhīna Yaqūlūna Rabbanā 'Innanā 'Āmannā Fāghfir Lanā Dhunūbanā Wa Qinā `Adhāba An-Nāri

003016,17.(Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateşazabından koru” diyenler,Sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyunbüküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan)bağışlanma dileyenlerdir.

الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Aş-Şābirīna Wa Aş-Şādiqīna Wa Al-Qānitīna Wa Al-Munfiqīna Wa Al-Mustaghfirīna Bil-'Asĥāri

003017.

الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنْفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالأَسْحَارِ
Shahida Allāhu 'Annahu Lā 'Ilāha 'Illā Huwa Wa Al-Malā'ikatu Wa 'Ū Al-`Ilmi Qā'imāan Bil-Qisţi Lā 'Ilāha 'Illā Huwa Al-`Azīzu Al-Ĥakīmu

003018.Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığınaadaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, mutlak güçsahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ هُوَ وَالْمَلاَئِكَةُ وَأُوْلُوا الْعِلْمِ قَائِما ً بِالْقِسْطِ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
'Inna Ad-Dīna `Inda Allāhi Al-'Islāmu Wa Mā Akhtalafa Al-Ladhīna 'Ū Al-Kitāba 'Illā Min Ba`di Mā Jā'ahumu Al-`Ilmu Baghyāan Baynahum Wa Man Yakfur Bi'āyāti Allāhi Fa'inna Allāha Sarī`u Al-Ĥisābi

003019.Şüphesiz Allah katında din İslam’dır. Kitap verilmiş olanlar,kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılıkyüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkar ederse, bilsinki Allah hesabı çok çabuk görendir.

إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلاَّ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيا ً بَيْنَهُمْ وَمَنْ يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّهِ فَإِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Fa'in Ĥājjūka Faqul 'Aslamtu Wajhiya Lillāhi Wa Mani Attaba`ani Wa Qul Lilladhīna 'Ū Al-Kitāba Wa Al-'Ummīyīna 'A'aslamtum Fa'in 'Aslamū Faqadi Ahtadaw Wa 'In Tawallaw Fa'innamā `Alayka Al-Balāghu Wa Allāhu Başīrun Bil-`Ibādi

003020.Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: “Ben, bana uyanlarla birliktekendi özümü Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere veümmîlerede ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer İslâm’agirerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşenşey ancak tebliğ etmektir. Allah kullarını hakkıyla görendir.

فَإِنْ حَاجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِ وَقُلْ لِلَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالأُمِّيِّينَ أَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوا وَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلاَغُ وَاللَّهُ بَصِير ٌ بِالْعِبَادِ
'Inna Al-Ladhīna Yakfurūna Bi'āyāti Allāhi Wa Yaqtulūna An-Nabīyīna Bighayri Ĥaqqin Wa Yaqtulūna Al-Ladhīna Ya'murūna Bil-Qisţi Mina An-Nāsi Fabashshirhum Bi`adhābin 'Alīmin

003021.Allah’ın âyetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yereöldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elemdolu bir azap ile müjdele.

إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ حَقّ ٍ وَيَقْتُلُونَ الَّذِينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيم ٍ
'Ūlā'ika Al-Ladhīna Ĥabiţat 'A`māluhum Ad-Dunyā Wa Al-'Ākhirati Wa Mā Lahum Min Nāşirīna

003022.Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir.Onların hiç yardımcıları da yoktur.

أُوْلَائِكَ الَّذِينَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرِينَ
'Alam Tara 'Ilá Al-Ladhīna 'Ūtū Naşībāan Mina Al-Kitābi Yud`awna 'Ilá Kitābi Allāhi Liyaĥkuma Baynahum Thumma Yatawallá Farīqun Minhum Wa Hum Mu`rūna

003023.Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hükümvermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüzçevirerek dönüp gidiyor.

أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ أُوتُوا نَصِيبا ً مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ إِلَى كِتَابِ اللَّهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيق ٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ
Dhālika Bi'annahum Qālū Lan Tamassanā An-Nāru 'Illā 'Ayyāmāan Ma`dūdātin Wa Gharrahum Fī Dīnihim Mā Kānū Yaftarūna

003024.Bunun sebebi, onların, “Bize, ateş sadece sayılı günlerdedokunacaktır.” demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusundakendilerini aldatmıştır.

ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ إِلاَّ أَيَّاما ً مَعْدُودَات ٍ وَغَرَّهُمْ فِي دِينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Fakayfa 'Idhā Jama`nāhum Liyawmin Lā Rayba Fīhi Wa Wuffiyat Kullu Nafsin Mā Kasabat Wa Hum Lā Yužlamūna

003025.Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir arayatopladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamenödendiği vakit, halleri nice olacaktır.

فَكَيْفَ إِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْم ٍ لاَ رَيْبَ فِيه ِِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْس ٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ
Quli Al-Lahumma Mālika Al-Mulki Tu'utī Al-Mulka Man Tashā'u Wa Tanzi`u Al-Mulka Mimman Tashā'u Wa Tu`izzu Man Tashā'u Wa Tudhillu Man Tashā'u Biyadika Al-Khayru 'Innaka `Alá Kulli Shay'in Qadīrun

003026.De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin.Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğinizelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücüyetensin.”

قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ
Tūliju Al-Layla Fī An-Nahāri Wa Tūliju An-Nahāra Fī Al-Layli Wa Tukhriju Al-Ĥayya Mina Al-Mayyiti Wa Tukhriju Al-Mayyita Mina Al-Ĥayyi Wa Tarzuqu Man Tashā'u Bighayri Ĥisābin

003027.“Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyiçıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızıkverirsin.”

تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَاب ٍ
Lā Yattakhidhi Al-Mu'uminūna Al-Kāfirīna 'Awliyā'a Min Dūni Al-Mu'uminīna Wa Man Yaf`al Dhālika Falaysa Mina Allāhi Fī Shay'in 'Illā 'An Tattaqū Minhum Tuqāatan Wa Yuĥadhdhirukumu Allāhu Nafsahu Wa 'Ilá Allāhi Al-Maşīru

003028.Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyleyaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecektehlikeden) korunmanız başkadır. Allah asıl sizi kendisine karşı dikkatliolmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.

لاَ يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذَلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللَّهِ فِي شَيْء ٍ إِلاَّ أَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقَاة ً وَيُحَذِّرُكُمُ اللَّهُ نَفْسَه ُُ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ
Qul 'In Tukhfū Mā Fī Şudūrikum 'Aw Tubdūhu Ya`lamhu Allāhu Wa Ya`lamu Mā Fī As-Samāwāti Wa Mā Fī Al-'Arđi Wa Allāhu `Alá Kulli Shay'in Qadīrun

003029.De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir.Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah her şeye hakkıylagücü yetendir.”

قُلْ إِنْ تُخْفُوا مَا فِي صُدُورِكُمْ أَوْ تُبْدُوه ُُ يَعْلَمْهُ اللَّهُ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ
Yawma Tajidu Kullu Nafsin Mā `Amilat Min Khayrin Muĥđarāan Wa Mā `Amilat Min Sū'in Tawaddu Law 'Anna Baynahā Wa Baynahu 'Amadāan Ba`īdāan Wa Yuĥadhdhirukumu Allāhu Nafsahu Wa Allāhu Ra'ūfun Bil-`Ibādi

003030.Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi,kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allahsizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah kullarını çokesirgeyicidir.

يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْس ٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْر ٍ مُحْضَرا ً وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُوء ٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ~ُ أَمَدا ً بَعِيدا ً وَيُحَذِّرُكُمُ اللَّهُ نَفْسَه ُُ وَاللَّهُ رَءُوف ٌ بِالْعِبَادِ
Qul 'In Kuntum Tuĥibbūna Allāha Fa Attabi`ūnī Yuĥbibkumu Allāhu Wa Yaghfir Lakum Dhunūbakum Wa Allāhu Ghafūrun Raĥīmun

003031.De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsinve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhametedendir.”

قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ
Qul 'Aţī`ū Allāha Wa Ar-Rasūla Fa'in Tawallaw Fa'inna Allāha Lā Yuĥibbu Al-Kāfirīna

003032.De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüpheyok ki Allah kafirleri sevmez.

قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْكَافِرِينَ
'Inna Allāha Aşţafá 'Ādama Wa Nūĥāan Wa 'Āla 'Ibrāhīma Wa 'Āla `Imrān `Alá Al-`Ālamīna

003033,34.Şüphesiz, Allah, Adem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmranailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlereüstün kıldı.Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَى آدَمَ وَنُوحا ً وَآلَ إِبْرَاهِيمَ وَآلَ عِمرَان عَلَى الْعَالَمِينَ
Dhurrīyatan Ba`đuhā Min Ba`đin Wa Allāhu Samī`un `Alīmun

003034.

ذُرِّيَّة ً بَعْضُهَا مِنْ بَعْض ٍ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيم ٌ
'Idh Qālati Amra'atu `Imrāna Rabbi 'Innī Nadhartu Laka Mā Fī Baţnī Muĥarrarāan Fataqabbal Minnī 'Innaka 'Anta As-Samī`u Al-`Alīmu

003035.Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmetetmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,hakkıyla bilensin” demişti.

إِذْ قَالَتِ امْرَأَةُ عِمْرَانَ رَبِّ إِنِّي نَذَرْتُ لَكَ مَا فِي بَطْنِي مُحَرَّرا ً فَتَقَبَّلْ مِنِّي إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Falammā Wađa`at/hā Qālat Rabbi 'Innī Wađa`tuhā 'Unthá Wa Allāhu 'A`lamu Bimā Wađa`at Wa Laysa Adh-Dhakaru Kāl'unthá Wa 'Innī Sammaytuhā Maryama Wa 'Innī 'U`īdhuhā Bika Wa Dhurrīyatahā Mina Ash-Shayţāni Ar-Rajīmi

003036.Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah onun nedoğurduğunu daha iyi bilir-“Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adınıverdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ إِنِّي وَضَعْتُهَا أُنْثَى وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالأُنْثَى وَإِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَإِنِّي أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Fataqabbalahā Rabbuhā Biqabūlin Ĥasanin Wa 'Anbatahā Nabātāan Ĥasanāan Wa Kaffalahā Zakarīyā Kullamā Dakhala `Alayhā Zakarīyā Al-Miĥrāba Wajada `Indahā Rizqāan Qāla Yā Maryamu 'Anná Laki Hādhā Qālat Huwa Min `Indi Allāhi 'Inna Allāha Yarzuqu Man Yashā'u Bighayri Ĥisābin

003037.Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzelbir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yıda onun bakımıyla görevlendirdi.Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecekbulurdu. “Meryem, Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından”diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَن ٍ وَأَنْبَتَهَا نَبَاتاً حَسَنا ً وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقا ً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَاب ٍ
Hunālika Da`ā Zakarīyā Rabbahu Qāla Rabbi Hab Lī Min Ladunka Dhurrīyatan Ţayyibatan 'Innaka Samī`u Ad-Du`ā'i

003038.Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet.Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّه ُُ قَالَ رَبِّ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّة ً طَيِّبَة ً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ
Fanādat/hu Al-Malā'ikatu Wa Huwa Qā'imun Yuşallī Fī Al-Miĥrābi 'Anna Allāha Yubashshiruka Biyaĥyá Muşaddiqāan Bikalimatin Mina Allāhi Wa Sayyidāan Wa Ĥaşūrāan Wa Nabīyāan Mina Aş-Şāliĥīna

003039.Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisindengelen bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim vesalihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler” diye seslendiler.

فَنَادَتْهُ الْمَلاَئِكَةُ وَهُوَ قَائِم ٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللَّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقا ً بِكَلِمَة ٍ مِنَ اللَّهِ وَسَيِّدا ً وَحَصُورا ً وَنَبِيّا ً مِنَ الصَّالِحِينَ
Qāla Rabbi 'Anná Yakūnu Lī Ghulāmun Wa Qad Balaghaniya Al-Kibaru Wa Amra'atī `Āqirun Qāla Kadhālika Allāhu Yaf`alu Mā Yashā'u

003040.Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım dakısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allahdilediğini yapar” dedi.

قَالَ رَبِّ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلاَم ٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَأَتِي عَاقِر ٌ قَالَ كَذَلِكَ اللَّهُ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ
Qāla Rabbi Aj`al Lī 'Āyatan Qāla 'Āyatuka 'Allā Tukallima An-Nāsa Thalāthata 'Ayyāmin 'Illā Ramzāan Wa Adhkur Rabbaka Kathīrāan Wa Sabbiĥ Bil-`Ashīyi Wa Al-'Ibkāri

003041.Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi.Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman,ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ لِي آيَة ً قَالَ آيَتُكَ أَلاَّ تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلاَثَةَ أَيَّام ٍ إِلاَّ رَمْزا ً وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثِيرا ً وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالإِبْكَارِ
Wa 'Idh Qālati Al-Malā'ikatu Yā Maryamu 'Inna Allāha Aşţafāki Wa Ţahharaki Wa Aşţafāki `Alá Nisā'i Al-`Ālamīna

003042.Hani melekler, “Ey Meryem! Allah seni seçti. Seni tertemiz yaptı veseni dünya kadınlarına üstün kıldı.”

وَإِذْ قَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَى نِسَاءِ الْعَالَمِينَ
Yā Maryamu Aqnutī Lirabbiki Wa Asjudī Wa Arka`ī Ma`a Ar-Rāki`īna

003043.“Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (onun huzurunda) rükûedenlerle beraber rükû et” demişlerdi.

يَا مَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ
Dhālika Min 'Nbā'i Al-Ghaybi Nūĥīhi 'Ilayka Wa Mā Kunta Ladayhim 'Idh Yulqūna 'Aqlāmahum 'Ayyuhum Yakfulu Maryama Wa Mā Kunta Ladayhim 'Idh Yakhtaşimūna

003044.(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir.Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için)atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken deyanlarında değildin.

ذَلِكَ مِنْ أنْبَاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ~ِ إِلَيْكَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُونَ أَقْلاَمَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ
'Idh Qālati Al-Malā'ikatu Yā Maryamu 'Inna Allāha Yubashshiruki Bikalimatin Minhu Asmuhu Al-Masīĥu `Īsá Abnu Maryama Wajīhāan Ad-Dunyā Wa Al-'Ākhirati Wa Mina Al-Muqarrabīna

003045.Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah seni kendi tarafındanbir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryemoğlu İsa Mesih’dir. Dünyada da,ahirette de itibarlı ve Allah’a çok yakın olanlardandır.”

إِذْ قَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ يَامَرْيَمُ إِنَّ اللَّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَة ٍ مِنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيها ً فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ
Wa Yukallimu An-Nāsa Fī Al-Mahdi Wa Kahlāan Wa Mina Aş-Şāliĥīna

003046.“O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerdenolacaktır.”9

وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلا ً وَمِنَ الصَّالِحِينَ
Qālat Rabbi 'Anná Yakūnu Lī Waladun Wa Lam Yamsasnī Basharun Qāla Kadhāliki Allāhu Yakhluqu Mā Yashā'u 'Idhā Qađá 'Amrāan Fa'innamā Yaqūlu Lahu Kun Fayakūnu

003047.(Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğumolur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O bir şeyinolmasını dilediğinde ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir” dedi.

قَالَتْ رَبِّ أَنَّى يَكُونُ لِي وَلَد ٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَر ٌ قَالَ كَذَلِكِ اللَّهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ إِذَا قَضَى أَمْرا ً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَه ُُ كُنْ فَيَكُونُ
Wa Yu`allimuhu Al-Kitāba Wa Al-Ĥikmata Wa At-Tawrāata Wa Al-'Injīla

003048.Ve Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil’i öğretecek.

وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرَاةَ وَالإِنجِيلَ
Wa Rasūlāan 'Ilá Banī 'Isrā'īla 'Annī Qad Ji'tukum Bi'āyatin Min Rabbikum 'Annī 'Akhluqu Lakum Mina Aţīni Kahay'ati Aţ-Ţayri Fa'anfukhu Fīhi Fayakūnu Ţayrāan Bi'idhni Allāhi Wa 'Ubri'u Al-'Akmaha Wa Al-'Abraşa Wa 'Uĥyi Al-Mawtá Bi'idhni Allāhi Wa 'Unabbi'ukum Bimā Ta'kulūna Wa Mā Taddakhirūna Fī Buyūtikum 'Inna Fī Dhālika La'āyatan Lakum 'In Kuntum Mu'uminyna

003049.Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o daonlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim.Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ınizniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ınizniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi sizehaber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibretvardır.”

وَرَسُولا ً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُمْ بِآيَة ٍ مِنْ رَبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيه ِِ فَيَكُونُ طَيْرا ً بِإِذْنِ اللَّهِ وَأُبْرِئُ الأَكْمَه ََ وَالأَبْرَصَ وَأُحْيِ الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللَّهِ وَأُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنينَ
Wa Muşaddiqāan Limā Bayna Yadayya Mina At-Tawrāati Wa Li'uĥilla Lakum Ba`đa Al-Ladhī Ĥurrima `Alaykum Wa Ji'tukum Bi'āyatin Min Rabbikum Fa Attaqū Allāha Wa 'Aţī`ūni

003050.“Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınanbazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size birmucize de getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaatedin.”

وَمُصَدِّقا ً لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَلِأُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذِي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِآيَة ٍ مِن