'Alif-Lām-Mīm  | 002001.Elif Lâm Mîm.1 | أَلِف-لَام-مِيم |
Dhālika Al-Kitābu Lā Rayba Fīhi Hudáan Lilmuttaqīna  | 002002.Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allaha karşı gelmektensakınanlar için yol göstericidir. | ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيه ِِ هُدى ً لِلْمُتَّقِينَ |
Al-Ladhīna Yu'uminūna Bil-Ghaybi Wa Yuqīmūna Aş-Şalāata Wa Mimmā Razaqnāhum Yunfiqūna  | 002003.Onlar gaybeinanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızıkolarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. | الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ |
Wa Al-Ladhīna Yu'uminūna Bimā 'Unzila 'Ilayka Wa Mā 'Unzila Min Qablika Wa Bil-'Ākhirati Hum Yūqinūna  | 002004.Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar.Ahirete de kesin olarak inanırlar. | وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ |
'Ūlā'ika `Alá Hudáan Min Rabbihim Wa 'Ūlā'ika Humu Al-Mufliĥūna  | 002005.İşte onlar Rablerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşaerenler de işte onlardır. | أُوْلَائِكَ عَلَى هُدى ً مِنْ رَبِّهِمْ وَأُوْلَائِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ |
'Inna Al-Ladhīna Kafarū Sawā'un `Alayhim 'A 'Andhartahum 'Am Lam Tundhirhum Lā Yu'uminūna  | 002006.Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar. | إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَ أَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Khatama Allāhu `Alá Qulūbihim Wa `Alá Sam`ihim Wa `Alá 'Abşārihim Ghishāwatun Wa Lahum `Adhābun `Ažīmun  | 002007.Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerindede bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır. | خَتَمَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَة ٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيم ٌ |
Wa Mina An-Nāsi Man Yaqūlu 'Āmannā Billāhi Wa Bil-Yawmi Al-'Ākhiri Wa Mā Hum Bimu'uminīna  | 002008.İnsanlardan, inanmadıkları halde, Allaha ve ahiret gününe inandıkdiyenler de vardır. | وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالْيَوْمِ الآخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنِينَ |
Yukhādi`ūna Allāha Wa Al-Ladhīna 'Āmanū Wa Mā Yakhda`ūna 'Illā 'Anfusahum Wa Mā Yash`urūna  | 002009.Bunlar Allahı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadecekendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. | يُخَادِعُونَ اللَّهَ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَمَا يَخْدَعُونَ إِلاّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ |
Fī Qulūbihim Marađun Fazādahumu Allāhu Marađāan Wa Lahum `Adhābun 'Alīmun Bimā Kānū Yakdhibūna  | 002010.Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah daonların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlaraelem dolu bir azap vardır. | فِي قُلُوبِهِمْ مَرَض ٌ فَزَادَهُمُ اللَّهُ مَرَضا ً وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيم ٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum Lā Tufsidū Fī Al-'Arđi Qālū 'Innamā Naĥnu Muşliĥūna  | 002011.Bunlara, Yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiğinde, Biz ancak ıslahedicileriz! derler. | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُوا فِي الأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ |
'Alā 'Innahum Humu Al-Mufsidūna Wa Lakin Lā Yash`urūna  | 002012.İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkındadeğillerdir. | أَلاَ إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَكِنْ لاَ يَشْعُرُونَ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum 'Āminū Kamā 'Āmana An-Nāsu Qālū 'Anu'uminu Kamā 'Āmana As-Sufahā'u 'Alā 'Innahum Humu As-Sufahā'u Wa Lakin Lā Ya`lamūna  | 002013.Onlara, İnsanların inandıkları gibi siz de inanın denildiğinde ise,Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim? derler.4İyi bilin ki, asılakılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُوا كَمَا آمَنَ النَّاسُ قَالُوا أَنُؤْمِنُ كَمَا آمَنَ السُّفَهَاءُ أَلاَ إِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَاءُ وَلَكِنْ لاَ يَعْلَمُونَ |
Wa 'Idhā Laqū Al-Ladhīna 'Āmanū Qālū 'Āmannā Wa 'Idhā Khalaw 'Ilá Shayāţīnihim Qālū 'Innā Ma`akum 'Innamā Naĥnu Mustahzi'ūna  | 002014.İman edenlerle karşılaştıkları zaman, İnandık derler. Fakatşeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, Şüphesiz,biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz derler. | وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَوْا إِلَى شَيَاطِينِهِمْ قَالُوا إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِئُونَ |
Allāhu Yastahzi'u Bihim Wa Yamudduhum Fī Ţughyānihim Ya`mahūna  | 002015.Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onlarıcezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühletverir. | اللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ |
'Ūlā'ika Al-Ladhīna Ashtaraw Ađ-Đalālata Bil-Hudá Famā Rabiĥat Tijāratuhum Wa Mā Kānū Muhtadīna  | 002016.İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Buyüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolubulamamışlardır. | أُوْلَائِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ |
Mathaluhum Kamathali Al-Ladhī Astawqada Nārāan Falammā 'Ađā'at Mā Ĥawlahu Dhahaba Allāhu Binūrihim Wa Tarakahum Fī Žulumātin Lā Yubşirūna  | 002017.Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tamçevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremezbir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. | مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارا ً فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَه ُُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِي ظُلُمَات ٍ لاَ يُبْصِرُونَ |
Şummun Bukmun `Umyun Fahum Lā Yarji`ūna  | 002018.Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. | صُمّ ٌ بُكْمٌ عُمْي ٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ |
'Aw Kaşayyibin Mina As-Samā'i Fīhi Žulumātun Wa Ra`dun Wa Barqun Yaj`alūna 'Aşābi`ahum Fī 'Ādhānihim Mina Aş-Şawā`iqi Ĥadhara Al-Mawti Wa Allāhu Muĥīţun Bil-Kāfirīna  | 002019.Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü veşimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumugibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarınatıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır. | أَوْ كَصَيِّب ٍ مِنَ السَّمَاءِ فِيه ِِ ظُلُمَات ٌ وَرَعْد ٌ وَبَرْق ٌ يَجْعَلُونَ أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ وَاللَّهُ مُحِيط ٌ بِالْكَافِرِينَ |
Yakādu Al-Barqu Yakhţafu 'Abşārahum Kullamā 'Ađā'a Lahum Mashaw Fīhi Wa 'Idhā 'Ažlama `Alayhim Qāmū Wa Law Shā'a Allāhu Ladhahaba Bisam`ihim Wa 'Abşārihim 'Inna Allāha `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 002020.Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışındaışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi,elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah herşeye hakkıyla gücü yetendir. | يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاءَ لَهُمْ مَشَوْا فِيه ِِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
Yā 'Ayyuhā An-Nāsu A`budū Rabbakumu Al-Ladhī Khalaqakum Wa Al-Ladhīna Min Qablikum La`allakum Tattaqūna  | 002021.Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edinki, Allaha karşı gelmekten sakınasınız. | يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ |
Al-Ladhī Ja`ala Lakumu Al-'Arđa Firāshāan Wa As-Samā'a Binā'an Wa 'Anzala Mina As-Samā'i Mā'an Fa'akhraja Bihi Mina Ath-Thamarāti Rizqāan Lakum Falā Taj`alū Lillāhi 'Andādāan Wa 'Antum Ta`lamūna  | 002022.O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunlasize rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bileAllaha ortaklar koşmayın. | الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الأَرْضَ فِرَاشا ً وَالسَّمَاءَ بِنَاء ً وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاء ً فَأَخْرَجَ بِه ِِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقا ً لَكُمْ فَلاَ تَجْعَلُوا لِلَّهِ أَندَادا ً وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ |
Wa 'In Kuntum Fī Raybin Mimmā Nazzalnā `Alá `Abdinā Fa'tū Bisūratin Min Mithlihi Wa Ad`ū Shuhadā'akum Min Dūni Allāhi 'In Kuntum Şādiqīna  | 002023.Eğer kulumuza (Muhammede) indirdiğimiz (Kuran) hakkında şüphedeiseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenleriseniz, Allahtan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin). | وَإِنْ كُنتُمْ فِي رَيْب ٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلَى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَة ٍ مِنْ مِثْلِه ِِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Fa'in Lam Taf`alū Wa Lan Taf`alū Fa Attaqū An-Nāra Allatī Waqūduhā An-Nāsu Wa Al-Ĥijāratu 'U`iddat Lilkāfirīna  | 002024.Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtıinsanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler içinhazırlanmıştır. | فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ |
Wa Bashshiri Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti 'Anna Lahum Jannātin Tajrī Min Taĥtihā Al-'Anhāru Kullamā Ruziqū Minhā Min Thamaratin Rizqāan Qālū Hādhā Al-Ladhī Ruziqnā Min Qablu Wa 'Utū Bihi Mutashābihāan Wa Lahum Fīhā 'Azwājun Muţahharatun Wa Hum Fīhā Khālidūna  | 002025.İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akancennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızıkverilişinde, Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir.Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. | وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّات ٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَة ٍ رِزْقا ً قَالُوا هَذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَأُتُوا بِه ِِ مُتَشَابِها ً وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاج ٌ مُطَهَّرَة ٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
'Inna Allāha Lā Yastaĥyī 'An Yađriba Mathalāan Mā Ba`ūđatan Famā Fawqahā Fa'ammā Al-Ladhīna 'Āmanū Faya`lamūna 'Annahu Al-Ĥaqqu Min Rabbihim Wa 'Ammā Al-Ladhīna Kafarū Fayaqūlūna Mādhā 'Arāda Allāhu Bihadhā Mathalāan Yuđillu Bihi Kathīrāan Wa Yahdī Bihi Kathīrāan Wa Mā Yuđillu Bihi 'Illā Al-Fāsiqīna  | 002026.Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarakvermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçekolduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, Allah örnek olarak bununla neyikastetmiştir? derler. (Allah) onunla bir çoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.5 | إِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي أَنْ يَضْرِبَ مَثَلا ً مَا بَعُوضَة ً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَذَا مَثَلا ً يُضِلُّ بِه ِِ كَثِيرا ً وَيَهْدِي بِه ِِ كَثِيرا ً وَمَا يُضِلُّ بِهِ~ِ إِلاَّ الْفَاسِقِينَ |
Al-Ladhīna Yanquđūna `Ahda Allāhi Min Ba`di Mīthāqihi Wa Yaqţa`ūna Mā 'Amara Allāhu Bihi 'An Yūşala Wa Yufsidūna Fī Al-'Arđi 'Ūlā'ika Humu Al-Khāsirūna  | 002027.Onlar, Allaha verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan,Allahın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlâkibütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir.İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | الَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِه ِِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ~ِ أَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُوْلَائِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ |
Kayfa Takfurūna Billāhi Wa Kuntum 'Amwātāan Fa'aĥyākum Thumma Yumītukum Thumma Yuĥyīkum Thumma 'Ilayhi Turja`ūna  | 002028.Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allahınasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yinediriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz. | كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَاتا ً فَأَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ |
Huwa Al-Ladhī Khalaqa Lakum Mā Fī Al-'Arđi Jamī`āan Thumma Astawá 'Ilá As-Samā'i Fasawwāhunna Sab`a Samāwātin Wa Huwa Bikulli Shay'in `Alīmun  | 002029.O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yöneliponları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir. | هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الأَرْضِ جَمِيعا ً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَات ٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيم ٌ |
Wa 'Idh Qāla Rabbuka Lilmalā'ikati 'Innī Jā`ilun Fī Al-'Arđi Khalīfatan Qālū 'Ataj`alu Fīhā Man Yufsidu Fīhā Wa Yasfiku Ad-Dimā'a Wa Naĥnu Nusabbiĥu Biĥamdika Wa Nuqaddisu Laka Qāla 'Innī 'A`lamu Mā Lā Ta`lamūna  | 002030.Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar,Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sanahamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz. demişler, Allah da, Ben sizinbilmediğinizi bilirim demişti. | وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِل ٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَة ً قَالُوا أَتَجْعَلُ فِيهَا مَنْ يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa `Allama 'Ādama Al-'Asmā'a Kullahā Thumma `Arađahum `Alá Al-Malā'ikati Faqāla 'Anbi'ūnī Bi'asmā'i Hā'uulā' 'In Kuntum Şādiqīna  | 002031.Allah Ademe bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onlarımeleklere göstererek, Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunlarınisimlerini bildirin dedi. | وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنْبِئُونِي بِأَسْمَاءِ هَاؤُلاَء إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Qālū Subĥānaka Lā `Ilma Lanā 'Illā Mā `Allamtanā 'Innaka 'Anta Al-`Alīmu Al-Ĥakīmu  | 002032.Melekler, Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bizeöğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyihakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin dediler. | قَالُوا سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ |
Qāla Yā 'Ādamu 'Anbi'hum Bi'asmā'ihim Falammā 'Anba'ahum Bi'asmā'ihim Qāla 'Alam 'Aqul Lakum 'Innī 'A`lamu Ghayba As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa 'A`lamu Mā Tubdūna Wa Mā Kuntum Taktumūna  | 002033.Allah şöyle dedi: Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle. Adem,meleklere onların isimlerini bildirince Allah, Size, göklerin ve yeringaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizlituttuklarınızı da ben bilirim demedim mi? dedi. | قَالَ يَا آدَمُ أَنْبِئْهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ فَلَمَّا أَنْبَأَهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُلْ لَكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ |
Wa 'Idh Qulnā Lilmalā'ikati Asjudū Li'dama Fasajadū 'Illā 'Iblīsa 'Abá Wa Astakbara Wa Kāna Mina Al-Kāfirīna  | 002034.Hani meleklere, Adem için saygı ile eğilin demiştik de İblis hariçbütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış,büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. | وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلاَئِكَةِ اسْجُدُوا لِأدَمَ فَسَجَدُوا إِلاَّ إِبْلِيسَ أَبَى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ |
Wa Qulnā Yā 'Ādamu Askun 'Anta Wa Zawjuka Al-Jannata Wa Kulā Minhā Raghadāan Ĥaythu Shi'tumā Wa Lā Taqrabā Hadhihi Ash-Shajarata Fatakūnā Mina Až-Žālimīna  | 002035.Dedik ki: Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğinizgibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerdenolursunuz. | وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ |
Fa'azallahumā Ash-Shayţānu `Anhā Fa'akhrajahumā Mimmā Kānā Fīhi Wa Qulnā Ahbiţū Ba`đukum Liba`đin `Adūwun Wa Lakum Fī Al-'Arđi Mustaqarrun Wa Matā`un 'Ilá Ĥīnin  | 002036.Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulunduklarıkonumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, Birbirinize düşman olarak inin.Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır dedik. | فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيه ِِ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوّ ٌ وَلَكُمْ فِي الأَرْضِ مُسْتَقَرّ ٌ وَمَتَاع ٌ إِلَى حِين ٍ |
Fatalaqqá 'Ādamu Min Rabbihi Kalimātin Fatāba `Alayhi 'Innahu Huwa At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002037.Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarlaamel edip Rabbine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.Şüphesiz o, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır. | فَتَلَقَّى آدَمُ مِنْ رَبِّه ِِ كَلِمَات ٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّه ُُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
Qulnā Ahbiţū Minhā Jamī`āan Fa'immā Ya'tiyannakum Minnī Hudáan Faman Tabi`a Hudāya Falā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 002038.İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber)gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlarüzülmeyeceklerdir dedik. | قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعا ً فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدى ً فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa Al-Ladhīna Kafarū Wa Kadhdhabū Bi'āyātinā 'Ūlā'ika 'Aşĥābu An-Nāri Hum Fīhā Khālidūna  | 002039.İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlarcehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Yā Banī 'Isrā'īla Adhkurū Ni`matiya Allatī 'An`amtu `Alaykum Wa 'Awfū Bi`ahdī 'Ūfi Bi`ahdikum Wa 'Īyāya Fārhabūni  | 002040.Ey İsrailoğulları !Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğinizsözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnızbenden korkun. | يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ |
Wa 'Āminū Bimā 'Anzaltu Muşaddiqāan Limā Ma`akum Wa Lā Takūnū 'Awwala Kāfirin Bihi Wa Lā Tashtarū Bi'āyātī Thamanāan Qalīlāan Wa 'Īyāya Fa Attaqūni  | 002041.Elinizdeki Tevratı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kurana) imanedin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığadeğişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının. | وَآمِنُوا بِمَا أَنزَلْتُ مُصَدِّقا ً لِمَا مَعَكُمْ وَلاَ تَكُونُوا أَوَّلَ كَافِر ٍ بِه ِِ وَلاَ تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنا ً قَلِيلا ً وَإِيَّايَ فَاتَّقُونِ |
Wa Lā Talbisū Al-Ĥaqqa Bil-Bāţili Wa Taktumū Al-Ĥaqqa Wa 'Antum Ta`lamūna  | 002042.Hakkı bâtılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin. | وَلاَ تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُوا الْحَقَّ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ |
Wa 'Aqīmū Aş-Şalāata Wa 'Ātū Az-Zakāata Wa Arka`ū Ma`a Ar-Rāki`īna  | 002043.Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. | وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ |
'Ata'murūna An-Nāsa Bil-Birri Wa Tansawna 'Anfusakum Wa 'Antum Tatlūna Al-Kitāba 'Afalā Ta`qilūna  | 002044.Siz Kitabı (Tevratı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutupbaşkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini)anlamıyor musunuz? | أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
Wa Asta`īnū Biş-Şabri Wa Aş-Şalāati Wa 'Innahā Lakabīratun 'Illā `Alá Al-Khāshi`īna  | 002045.Sabrederek ve namaz kılarak (Allahtan) yardım dileyin.Şüphesiznamaz, Allaha derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. | وَاسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَة ٌ إِلاَّ عَلَى الْخَاشِعِينَ |
Al-Ladhīna Yažunnūna 'Annahum Mulāqū Rabbihim Wa 'Annahum 'Ilayhi Rāji`ūna  | 002046.Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyibilirler. | الَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُمْ مُلاَقُو رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَاجِعُونَ |
Yā Banī 'Isrā'īla Adhkurū Ni`matiya Allatī 'An`amtu `Alaykum Wa 'Annī Fađđaltukum `Alá Al-`Ālamīna  | 002047.Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümleâleme üstün kıldığımı hatırlayın. | يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَنِّي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ |
Wa Attaqū Yawmāan Lā Tajzī Nafsun `An Nafsin Shay'āan Wa Lā Yuqbalu Minhā Shafā`atun Wa Lā Yu'ukhadhu Minhā `Adlun Wa Lā Hum Yunşarūna  | 002048.Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şeyödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidyealınmaz.Onlara yardım da edilmez. | وَاتَّقُوا يَوْما ً لاَ تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْس ٍ شَيْئا ً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَة ٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْل ٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ |
Wa 'Idh Najjaynākum Min 'Āli Fir`awna Yasūmūnakum Sū'a Al-`Adhābi Yudhabbiĥūna 'Abnā'akum Wa Yastaĥyūna Nisā'akum Wa Fī Dhālikum Balā'un Min Rabbikum `Ažīmun  | 002049.Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızıboğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen)büyük bir imtihan vardı. | وَإِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ آلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ وَفِي ذَلِكُمْ بَلاَء ٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيم ٌ |
Wa 'Idh Faraqnā Bikumu Al-Baĥra Fa'anjaynākum Wa 'Aghraqnā 'Āla Fir`awna Wa 'Antum Tanžurūna  | 002050.Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önündeFiravun ailesini suda boğmuştuk. | وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنْجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنْتُمْ تَنظُرُونَ |
Wa 'Idh Wā`adnā Mūsá 'Arba`īna Laylatan Thumma Attakhadhtumu Al-`Ijla Min Ba`dihi Wa 'Antum Žālimūna  | 002051.Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onunardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz. | وَإِذْ وَاعَدْنَا مُوسَى أَرْبَعِينَ لَيْلَة ً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه ِِ وَأَنْتُمْ ظَالِمُونَ |
Thumma `Afawnā `Ankum Min Ba`di Dhālika La`allakum Tashkurūna  | 002052.Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik. | ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ |
Wa 'Idh 'Ātaynā Mūsá Al-Kitāba Wa Al-Furqāna La`allakum Tahtadūna  | 002053.Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâya Kitabı (Tevratı) ve Furkanivermiştik. | وَإِذْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ |
Wa 'Idh Qāla Mūsá Liqawmihi Yā Qawmi 'Innakum Žalamtum 'Anfusakum Biāttikhādhikumu Al-`Ijla Fatūbū 'Ilá Bāri'ikum Fāqtulū 'Anfusakum Dhālikum Khayrun Lakum `Inda Bāri'ikum Fatāba `Alaykum 'Innahu Huwa At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002054.Mûsâ kavmine dedi ki: Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmeklekendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefisleriniziöldürün(kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için dahaiyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleriçok kabul edendir, çok merhametlidir. | وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِه ِِ يَا قَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُوا إِلَى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُوا أَنفُسَكُمْ ذَلِكُمْ خَيْر ٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّه ُُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
Wa 'Idh Qultum Yā Mūsá Lan Nu'umina Laka Ĥattá Nará Allāha Jahratan Fa'akhadhatkumu Aş-Şā`iqatu Wa 'Antum Tanžurūna  | 002055.Hani siz, Ey Mûsâ! Biz Allahı açıktan açığa görmedikçe sana aslainanmayız demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırımçarpmıştı. | وَإِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسَى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتَّى نَرَى اللَّهَ جَهْرَة ً فَأَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَأَنْتُمْ تَنظُرُونَ |
Thumma Ba`athnākum Min Ba`di Mawtikum La`allakum Tashkurūna  | 002056.Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. | ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ |
Wa Žallalnā `Alaykumu Al-Ghamāma Wa 'Anzalnā `Alaykumu Al-Manna Wa As-Salwá Kulū Min Ţayyibāti Mā Razaqnākum Wa Mā Žalamūnā Wa Lakin Kānū 'Anfusahum Yažlimūna  | 002057.Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcınindirdik. Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin (dedik).Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler fakat,kendilerine zulmediyorlardı. | وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَى كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَكِنْ كَانُوا أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ |
Wa 'Idh Qulnā Adkhulū Hadhihi Al-Qaryata Fakulū Minhā Ĥaythu Shi'tum Raghadāan Wa Adkhulū Al-Bāba Sujjadāan Wa Qūlū Ĥiţţatun Naghfir Lakum Khaţāyākum Wa Sanazīdu Al-Muĥsinīna  | 002058.Hani, Şu memleketegirin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısındaneğilerek tevazu ile girin ve hıtta! (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz desizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasınıvereceğiz demiştik. | وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدا ً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدا ً وَقُولُوا حِطَّة ٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ |
Fabaddala Al-Ladhīna Žalamū Qawlāan Ghayra Al-Ladhī Qīla Lahum Fa'anzalnā `Alá Al-Ladhīna Žalamū Rijzāan Mina As-Samā'i Bimā Kānū Yafsuqūna  | 002059.Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başkaşekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten birazap indirdik.12 | فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا قَوْلاً غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا رِجْزا ً مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ |
Wa 'Idh Astasqá Mūsá Liqawmihi Faqulnā Ađrib Bi`aşāka Al-Ĥajara Fānfajarat Minhu Athnatā `Ashrata `Aynāan Qad `Alima Kullu 'Unāsin Mashrabahum Kulū Wa Ashrabū Min Rizqi Allāhi Wa Lā Ta`thaw Fī Al-'Arđi Mufsidīna  | 002060.Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, Asanı kayaya vurdemiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağıpınarı bilmişti. Allahın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzündebozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın demiştik. | وَإِذْ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِه ِِ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَ فَانفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنا ً قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاس ٍ مَشْرَبَهُمْ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْا فِي الأَرْضِ مُفْسِد |