'Alam Tará Kayfa Fa`ala Rabbuka Bi'aşĥābi Al-Fīl  | 105-001. Rabbinin fil sahiplerine neler yaptığını görmedin mi? | أَلَمْ تَرَى كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيل |
'Alam Yaj`al Kaydahum Fī Tađlīlin  | 105-002. Onların 'tasarladıkları planlarını' boşa çıkarmadı mı? | أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيل ٍ |
Wa 'Arsala `Alayhim Ţayrāan 'Abābīla  | 105-003. Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi. | وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً أَبَابِيلَ |
Tarmīhim Biĥijāratin Min Sijjīlin  | 105-004. Onlara 'pişirilip-sertleştirilmiş balçık taşları' atıyorlardı. | تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَة ٍ مِنْ سِجِّيل ٍ |
Faja`alahum Ka`aşfin Ma'kūlin  | 105-005. Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı. | فَجَعَلَهُمْ كَعَصْف ٍ مَأْكُول ٍ |