Waylun Likulli Humazatin Lumazahin  | 104-001. Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline; | وَيْل ٌ لِكُلِّ هُمَزَة ٍ لُمَزَة ٍ |
Al-Ladhī Jama`a Mālāan Wa `Addadahu  | 104-002. Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır. | الَّذِي جَمَعَ مَالا ً وَعَدَّدَهُ |
Yaĥsabu 'Anna Mālahu 'Akhladahu  | 104-003. Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor. | يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ~ُ أَخْلَدَهُ |
Kallā Layunbadhanna Fī Al-Ĥuţamahi  | 104-004. Hayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır. | كَلاَّ لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِ |
Wa Mā 'Adrāka Mā Al-Ĥuţamahu  | 104-005. "Hutame"nin ne olduğunu sana bildiren nedir? | وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحُطَمَةُ |
Nāru Allāhi Al-Mūqadahu  | 104-006. Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. | نَارُ اللَّهِ الْمُوقَدَةُ |
Allatī Taţţali`u `Alá Al-'Af'idahi  | 104-007. Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar. | الَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى الأَفْئِدَةِ |
'Innahā `Alayhim Mu'uşadahun  | 104-008. O, onların üzerine kilitlenecektir; | إِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤصَدَة ٌ |
Fī `Amadin Mumaddadahin  | 104-009. (Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır). | فِي عَمَد ٍ مُمَدَّدَة ٍ |