Wa Ađ-Đuĥá  | 093-001. Kuşluk vaktine andolsun, | وَالضُّحَى |
Wa Al-Layli 'Idhā Sajá  | 093-002. 'Karanlığı iyice çöktüğü' zaman geceye, | وَاللَّيْلِ إِذَا سَجَى |
Mā Wadda`aka Rabbuka Wa Mā Qalá  | 093-003. Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı. | مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَى |
Wa Lal'ākhiratu Khayrun Laka Mina Al-'Ūlá  | 093-004. Şüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır. | وَلَلآخِرَةُ خَيْر ٌ لَكَ مِنَ الأُولَى |
Wa Lasawfa Yu`ţīka Rabbuka Fatarđá  | 093-005. Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın. | وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَى |
'Alam Yajidka Yatīmāan Fa'āwá  | 093-006. Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı? | أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيما ً فَآوَى |
Wa Wajadaka Đāllāan Fahadá  | 093-007. Ve seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi? | وَوَجَدَكَ ضَالّا ً فَهَدَى |
Wa Wajadaka `Ā'ilāan Fa'aghná  | 093-008. Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi? | وَوَجَدَكَ عَائِلا ً فَأَغْنَى |
Fa'ammā Al-Yatīma Falā Taqhar  | 093-009. ضyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme. | فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلاَ تَقْهَرْ |
Wa 'Ammā As-Sā'ila Falā Tanhar  | 093-010. İsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma. | وَأَمَّا السَّائِلَ فَلاَ تَنْهَرْ |
Wa 'Ammā Bini`mati Rabbika Faĥaddith  | 093-011. Rabbinin nimetini durmaksızın anlat. | وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ |