Ţā-Sīn-Mīm  | 026001.Ta Sin Mim.1 | طَا-سِين-مِيم |
Tilka 'Āyātu Al-Kitābi Al-Mubīni  | 026002.Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir. | تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ |
La`allaka Bākhi`un Nafsaka 'Allā Yakūnū Mu'uminīna  | 026003.Ey Muhammed! Mümin olmuyorlar diye adetâ kendini helak edeceksin! | لَعَلَّكَ بَاخِع ٌ نَفْسَكَ أَلاَّ يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ |
'In Nasha' Nunazzil `Alayhim Mina As-Samā'i 'Āyatan Fažallat 'A`nāquhum Lahā Khāđi`īna  | 026004.Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmekzorunda kalırlar | إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَة ً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ |
Wa Mā Ya'tīhim Min Dhikrin Mina Ar-Raĥmāni Muĥdathin 'Illā Kānū `Anhu Mu`riđīna  | 026005.Rahmândan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler. | وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْر ٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَث ٍ إِلاَّ كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ |
Faqad Kadhdhabū Fasaya'tīhim 'Anbā'u Mā Kānū Bihi Yastahzi'ūn  | 026006.Onlar (Allahın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldiklerişeylerin haberleri başlarına gelecek. | فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِه ِِ يَسْتَهْزِئُون |
'Awalam Yaraw 'Ilá Al-'Arđi Kam 'Anbatnā Fīhā Min Kulli Zawjin Karīmin  | 026007.Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkilerbitirdik. | أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْج ٍ كَرِيم ٍ |
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna  | 026008.Şüphesiz bunlarda (Allahın varlığına) bir delil vardır, ama onlarınçoğu inanmamaktadırlar. | إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ |
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu  | 026009.Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir. | وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ |
Wa 'Idh Nādá Rabbuka Mūsá 'Ani A'ti Al-Qawma Až-Žālimīna  | 026010.Hani Rabbin Mûsâya, Zalimler topluluğuna, Firavunun kavmine git!Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı? diye seslenmişti. | وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ |
Qawma Fir`awna 'Alā Yattaqūna  | 026011.Hani Rabbin Mûsâya, Zalimler topluluğuna, Firavunun kavmine git!Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı? diye seslenmişti. | قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلاَ يَتَّقُونَ |
Qāla Rabbi 'Innī 'Akhāfu 'An Yukadhdhibūni  | 026012.Mûsâ şöyle dedi: Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarındankorkuyorum. | قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ |
Wa Yađīqu Şadrī Wa Lā Yanţaliqu Lisānī Fa'arsil 'Ilá Hārūna  | 026013.Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûna da peygamberlikver (ve onu bana yardımcı yap).2 | وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلاَ يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ |
Wa Lahum `Alayya Dhanbun Fa'akhāfu 'An Yaqtulūni  | 026014.Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beniöldürmelerinden korkarım. | وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْب ٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ |
Qāla Kallā Fādh/habā Bi'āyātinā 'Innā Ma`akum Mustami`ūna  | 026015.Allah dedi ki, Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinleberaberiz, (her şeyi) işitmekteyiz. | قَالَ كَلاَّ فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ |
Fa'tiyā Fir`awna Faqūlā 'Innā Rasūlu Rabbi Al-`Ālamīna  | 026016.Firavuna gidin ve deyin: Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçisiyiz, | فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولاَ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ |
'An 'Arsil Ma`anā Banī 'Isrā'īla  | 026017.İsrailoğullarını bizimle beraber gönder. | أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ |
Qāla 'Alam Nurabbika Fīnā Walīdāan Wa Labithta Fīnā Min `Umurika Sinīna  | 026018.Firavun şöyle dedi: Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızdabüyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin. | قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدا ً وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ |
Wa Fa`alta Fa`lataka Allatī Fa`alta Wa 'Anta Mina Al-Kāfirīna  | 026019.(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sennankörlerdensin. | وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ |
Qāla Fa`altuhā 'Idhāan Wa 'Anā Mina Ađ-Đāllīn  | 026020.Mûsâ şöyle dedi: Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken(istemeyerek) yaptım. | قَالَ فَعَلْتُهَا إِذا ً وَأَنَا مِنَ الضَّالِّين |
Fafarartu Minkum Lammā Khiftukum Fawahaba Lī Rabbī Ĥukmāan Wa Ja`alanī Mina Al-Mursalīna  | 026021.Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim banahüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.3 | فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْما ً وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ |
Wa Tilka Ni`matun Tamunnuhā `Alayya 'An `Abbadta Banī 'Isrā'īla  | 026022.Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarınıköleleştirmen(in neticesi)dir.4 | وَتِلْكَ نِعْمَة ٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ |
Qāla Fir`awnu Wa Mā Rabbu Al-`Ālamīna  | 026023.Firavun, Âlemlerin Rabbi de nedir? dedi. | قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ |
Qāla Rabbu As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Baynahumā 'In Kuntum Mūqinīna  | 026024.Mûsâ, O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyinRabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir. | قَالَ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إنْ كُنتُمْ مُوقِنِينَ |
Qāla Liman Ĥawlahu 'Alā Tastami`ūna  | 026025.Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) dinlemez misiniz?dedi. | قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ~ُ أَلاَ تَسْتَمِعُونَ |
Qāla Rabbukum Wa Rabbu 'Ābā'ikumu Al-'Awwalīna  | 026026.Mûsâ, O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir dedi. | قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الأَوَّلِينَ |
Qāla 'Inna Rasūlakumu Al-Ladhī 'Ursila 'Ilaykum Lamajnūnun  | 026027.Firavun, Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir dedi. | قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُون ٌ |
Qāla Rabbu Al-Mashriqi Wa Al-Maghribi Wa Mā Baynahumā 'In Kuntum Ta`qilūna  | 026028.Mûsâ, O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin deRabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir dedi. | قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ |
Qāla La'ini Attakhadhta 'Ilahāan Ghayrī La'aj`alannaka Mina Al-Masjūnīna  | 026029.Firavun, Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindanaatılanlardan ederim. | قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهَاً غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ |
Qāla 'Awalaw Ji'tuka Bishay'in Mubīnin  | 026030.Mûsâ, Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı? dedi. | قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْء ٍ مُبِين ٍ |
Qāla Fa'ti Bihi 'In Kunta Mina Aş-Şādiqīna  | 026031.Firavun, Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu, dedi. | قَالَ فَأْتِ بِهِ~ِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ |
Fa'alqá `Aşāhu Fa'idhā Hiya Thu`bānun Mubīnun  | 026032.Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler asa açıkçakocaman bir yılan olmuş. | فَأَلْقَى عَصَاه ُُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَان ٌ مُبِين ٌ |
Wa Naza`a Yadahu Fa'idhā Hiya Bayđā'u Lilnnāžirīna  | 026033.Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyazolmuş.5 | وَنَزَعَ يَدَه ُُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ |
Qāla Lilmala'i Ĥawlahu 'Inna Hādhā Lasāĥirun `Alīmun  | 026034.Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, Şüphesiz bu bilgin birsihirbazdır dedi. | قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُ~ُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيم ٌ |
Yurīdu 'An Yukhrijakum Min 'Arđikum Bisiĥrihi Famādhā Ta'murūna  | 026035.Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz? | يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِه ِِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ |
Qālū 'Arjihi Wa 'Akhāhu Wa Ab`ath Fī Al-Madā'ini Ĥāshirīna  | 026036.Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy.Şehirlere de toplayıcı adamlargönder." | قَالُوا أَرْجِه ِِ وَأَخَاه ُُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ |
Ya'tūka Bikulli Saĥĥārin `Alīmin  | 026037.Sana bütün usta sihirbazları getirsinler. | يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيم ٍ |
Fajumi`a As-Saĥaratu Limīqāti Yawmin Ma`lūmin  | 026038.Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir arayagetirildiler. | فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْم ٍ مَعْلُوم ٍ |
Wa Qīla Lilnnāsi Hal 'Antum Mujtami`ūna  | 026039.İnsanlara da Siz de toplanır mısınız? denildi. | وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ |
La`allanā Nattabi`u As-Saĥarata 'In Kānū Humu Al-Ghālibīna  | 026040.Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız (dediler.) | لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ |
Falammā Jā'a As-Saĥaratu Qālū Lifir`awna 'A'inna Lanā La'ajrāan 'In Kunnā Naĥnu Al-Ghālibīna  | 026041.Sihirbazlar gelince, Firavuna, Eğer biz üstün gelirsek gerçektenbize bir mükafat var mı? dediler. | فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرا ً إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ |
Qāla Na`am Wa 'Innakum 'Idhāan Lamina Al-Muqarrabīna  | 026042.Firavun, Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerdenolacaksınız dedi. | قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذا ً لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ |
Qāla Lahum Mūsá 'Alqū Mā 'Antum Mulqūna  | 026043.Mûsâ onlara, Hadi ortaya atacağınız şeyi atın dedi. | قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ |
Fa'alqaw Ĥibālahum Wa `Işīyahum Wa Qālū Bi`izzati Fir`awna 'Innā Lanaĥnu Al-Ghālibūna  | 026044.Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve Firavunungücüyle elbette bizler üstün geleceğiz dediler. | فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ |
Fa'alqá Mūsá `Aşāhu Fa'idhā Hiya Talqafu Mā Ya'fikūna  | 026045.Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asâ onların düzdükleri sihirtakımlarını yutuyor. | فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاه ُُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ |
Fa'ulqiya As-Saĥaratu Sājidīna  | 026046.Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar. | فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ |
Qālū 'Āmannā Birabbi Al-`Ālamīna  | 026047.Âlemlerin Rabbine inandık dediler. | قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ |
Rabbi Mūsá Wa Hārūna  | 026048.Mûsânın ve Hârûnun Rabbine. | رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ |
Qāla 'Āmantum Lahu Qabla 'An 'Ādhana Lakum 'Innahu Lakabīrukumu Al-Ladhī `Allamakumu As-Siĥra Falasawfa Ta`lamūna La'uqaţţi`anna 'Aydiyakum Wa 'Arjulakum Min Khilāfin Wa La'uşallibannakum 'Ajma`īna  | 026049.Firavun, Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihriöğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizive ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım dedi. | قَالَ آمَنْتُمْ لَه ُُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّه ُُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلاَف ٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ |
Qālū Lā Đayra 'Innā 'Ilá Rabbinā Munqalibūna  | 026050.Sihirbazlar şöyle dediler: Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz. | قَالُوا لاَ ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ |
'Innā Naţma`u 'An Yaghfira Lanā Rabbunā Khaţāyānā 'An Kunnā 'Awwala Al-Mu'uminīna  | 026051.(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin,hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz. | إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ |
Wa 'Awĥaynā 'Ilá Mūsá 'An 'Asri Bi`ibādī 'Innakum Muttaba`ūna  | 026052.Biz Mûsâya, Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takipedileceksiniz diye vahyettik. | وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ |
Fa'arsala Fir`awnu Fī Al-Madā'ini Ĥāshirīna  | 026053.Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi. | فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ |
'Inna Hā'uulā' Lashirdhimatun Qalīlūna  | 026054.Dedi ki, Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur. | إِنَّ هَاؤُلاَء لَشِرْذِمَة ٌ قَلِيلُونَ |
Wa 'Innahum Lanā Laghā'ižūna  | 026055.Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar. | وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ |
Wa 'Innā Lajamī`un Ĥādhirūna  | 026056.Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz. | وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ |
Fa'akhrajnāhum Min Jannātin Wa `Uyūnin  | 026057,58.Biz de Firavunun kavmini bahçelerden, pınar başlarından,servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık. | فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّات ٍ وَعُيُون ٍ |
Wa Kunūzin Wa Maqāmin Karīmin  | 026058. | وَكُنُوز ٍ وَمَقَام ٍ كَرِيم ٍ |
Kadhālika Wa 'Awrathnāhā Banī 'Isrā'īla  | 026059.İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık. | كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ |
Fa'atba`ūhum Mushriqīna  | 026060.Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular. | فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ |
Falammā Tarā'á Al-Jam`āni Qāla 'Aşĥābu Mūsá 'Innā Lamudrakūna  | 026061.İki topluluk birbirini görünce Mûsânın arkadaşları, Eyvah yakalandık dediler. | فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ |
Qāla Kallā 'Inna Ma`iya Rabbī Sayahdīni  | 026062.Mûsâ, Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektirdedi. | قَالَ كَلاَّ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ |
Fa'awĥaynā 'Ilá Mūsá 'Ani Ađrib Bi`aşāka Al-Baĥra Fānfalaqa Fakāna Kullu Firqin Kālţţawdi Al-`Ažīmi  | 026063.Bunun üzerine Mûsâya, Asan ile denize vur diye vahyettik. Denizderhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. | فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْق ٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ |
Wa 'Azlafnā Thamma Al-'Ākharīna  | 026064.Ötekileri de oraya yaklaştırdık. | وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الآخَرِينَ |
Wa 'Anjaynā Mūsá Wa Man Ma`ahu 'Ajma`īna  | 026065.Mûsâyı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık. | وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ~ُ أَجْمَعِينَ |
Thumma 'Aghraqnā Al-'Ākharīna  | 026066.Sonra ötekileri suda boğduk. | ثُمَّ أَغْرَقْنَا الآخَرِينَ |
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna  | 026067.Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi. | إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ |
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu  | 026068.Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çokmerhametlidir. | وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ |
Wa Atlu `Alayhim Naba'a 'Ibrāhīma  | 026069.Ey Muhammed! Onlara İbrahimin haberini de oku. | وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ |
'Idh Qāla Li'abīhi Wa Qawmihi Mā Ta`budūna  | 026070.Hani o babasına ve kavmine, Neye tapıyorsunuz? demişti. | إِذْ قَالَ لِأَبِيه ِِ وَقَوْمِه ِِ مَا تَعْبُدُونَ |
Qālū Na`budu 'Aşnāmāan Fanažallu Lahā `Ākifīna  | 026071.Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz demişlerdi. | قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَاما ً فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ |
Qāla Hal Yasma`ūnakum 'Idh Tad`ūna  | 026072.İbrahim dedi ki: Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı? | قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ |
'Aw Yanfa`ūnakum 'Aw Yađurrūna  | 026073.Yahut size fayda veya zararları dokunur mu? | أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ |
Qālū Bal Wajadnā 'Ābā'anā Kadhālika Yaf`alūna  | 026074.Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk dediler. | قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ |
Qāla 'Afara'aytum Mā Kuntum Ta`budūna  | 026075,76.İbrahim şöyle dedi: Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeylerigördünüz mü? | قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ |
'Antum Wa 'Ābā'uukumu Al-'Aqdamūna  | 026076. | أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الأَقْدَمُونَ |
Fa'innahum `Adūwun Lī 'Illā Rabba Al-`Ālamīna  | 026077.Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allahdostumdur. | فَإِنَّهُمْ عَدُوّ ٌ لِي إِلاَّ رَبَّ الْعَالَمِينَ |
Al-Ladhī Khalaqanī Fahuwa Yahdīni  | 026078.O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. | الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ |
Wa Al-Ladhī Huwa Yuţ`imunī Wa Yasqīni  | 026079.O, bana yediren ve içirendir. | وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ |
Wa 'Idhā Mariđtu Fahuwa Yashfīni  | 026080.Hastalandığımda da O bana şifa verir. | وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ |
Wa Al-Ladhī Yumītunī Thumma Yuĥyīni  | 026081.O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır. | وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ |
Wa Al-Ladhī 'Aţma`u 'An Yaghfira Lī Khaţī'atī Yawma Ad-Dīni  | 026082.O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur. | وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ |
Rabbi Hab Lī Ĥukmāan Wa 'Alĥiqnī Biş-Şāliĥīna  | 026083.Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. | رَبِّ هَبْ لِي حُكْما ً وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ |
Wa Aj`al Lī Lisāna Şidqin Fī Al-'Ākhirīna  | 026084.Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. | وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْق ٍ فِي الآخِرِينَ |
Wa Aj`alnī Min Warathati Jannati An-Na`īmi  | 026085.Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle. | وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ |
Wa Aghfir Li'abī 'Innahu Kāna Mina Ađ-Đāllīna  | 026086.Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır. | وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّه ُُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ |
Wa Lā Tukhzinī Yawma Yub`athūna  | 026087.(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma! | وَلاَ تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ |
Yawma Lā Yanfa`u Mālun Wa Lā Banūna  | 026088.O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar! | يَوْمَ لاَ يَنْفَعُ مَال ٌ وَلاَ بَنُونَ |
'Illā Man 'Atá Allāha Biqalbin Salīmin  | 026089.Allaha arınmış bir kalp ile gelen başka. | إِلاَّ مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْب ٍ سَلِيم ٍ |
Wa 'Uzlifati Al-Jannatu Lilmuttaqīna  | 026090.Cennet, Allaha karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak. | وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ |
Wa Burrizati Al-Jaĥīmu Lilghāwīna  | 026091,92,93.Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, Allahı bırakıp datapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerinikurtarabiliyorlar mı? denilecek. | وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ |
Wa Qīla Lahum 'Ayna Mā Kuntum Ta`budūna  | 026092. | وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ |
Min Dūni Allāhi Hal Yanşurūnakum 'Aw Yantaşirūna  | 026093. | مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ |
Fakubkibū Fīhā Hum Wa Al-Ghāwūna  | 026094,95.Artık onlar ve o azgınlar ile İblisin askerleri hepsi birdentepetakla oraya atılırlar. | فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ |
Wa Junūdu 'Iblīsa 'Ajma`ūna  | 026095. | وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ |
Qālū Wa Hum Fīhā Yakhtaşimūna  | 026096.Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler: | قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ |
Ta-Allāhi 'In Kunnā Lafī Đalālin Mubīnin  | 026097.Allaha andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz. | تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلاَل ٍ مُبِين ٍ |
'Idh Nusawwīkum Birabbi Al-`Ālamīna  | 026098.Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk. | إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ |
Wa Mā 'Ađallanā 'Illā Al-Mujrimūna  | 026099.Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı. | وَمَا أَضَلَّنَا إِلاَّ الْمُجْرِمُونَ |
Famā Lanā Min Shāfi`īna  | 026100.İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok. | فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ |
Wa Lā Şadīqin Ĥamīmin  | 026101.Candan bir dostumuz da yok. | وَلاَ صَدِيقٍ حَمِيم ٍ |
Falaw 'Anna Lanā Karratan Fanakūna Mina Al-Mu'uminīna  | 026102.Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak. | فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّة ً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ |
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna  | 026103.Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi. | إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ |
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu  | 026104.Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametliolandır. | وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ |
Kadhdhabat Qawmu Nūĥin Al-Mursalīna  | 026105.Nûhun kavmi de Peygamberleri yalanladı. | كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوح ٍ الْمُرْسَلِينَ |
'Idh Qāla Lahum 'Akhūhum Nūĥun 'Alā Tattaqūna  | 026106.Hani kardeşleri Nûh, onlara şöyle demişti: Allaha karşı gelmektensakınmaz mısınız? | إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلاَ تَتَّقُونَ |
'Innī Lakum Rasūlun 'Amīnun  | 026107.Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. | إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِين ٌ |
Fāttaqū Allāha Wa 'Aţī`ūni  | 026108.Artık Allaha karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. | فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ |
Wa Mā 'As'alukum `Alayhi Min 'Ajrin 'In 'Ajrī 'Illā `Alá Rabbi Al-`Ālamīna  | 026109.Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancakâlemlerin Rabbi olan Allaha aittir. | وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْر ٍ إِنْ أَجْرِي إِلاَّ عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ |
Fāttaqū Allāha Wa 'Aţī`ūni  | 026110.O halde Allaha karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin! | فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ |
Qālū 'Anu'uminu Laka Wa Attaba`aka Al-'Ardhalūna  | 026111.Dediler ki: Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sanainanır mıyız. | قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الأَرْذَلُونَ |
Qāla Wa Mā `Ilmī Bimā Kānū Ya`malūna  | 026112.Nûh şöyle dedi: Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir? | قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ |
'In Ĥisābuhum 'Illā `Alá Rabbī Law Tash`urūna  | 026113.Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Biranlayabilseniz! | إِنْ حِسَابُهُمْ إِلاَّ عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ |
Wa Mā 'Anā Biţāridi Al-Mu'uminīna  | 026114.Ben inananları kovacak değilim. | وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ |
'In 'Anā 'Illā Nadhīrun Mubīnun  | 026115.Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım. | إِنْ أَنَا إِلاَّ نَذِير ٌ مُبِين ٌ |
Qālū La'in Lam Tantahi Yā Nūĥu Latakūnanna Mina Al-Marjūmīna  | 026116.Dediler ki: Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardanolacaksın! | قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَه ِِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ |
Qāla Rabbi 'Inna Qawmī Kadhdhabūni  | 026117.Nûh şöyle dedi: Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. | قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ |
Fāftaĥ Baynī Wa Baynahum Fatĥāan Wa Najjinī Wa Man Ma`ī Mina Al-Mu'uminīna  | 026118.Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olanmüminleri kurtar. | فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحا ً وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِي مِنَ الْمُؤْمِنِينَ |
| Fa'anjaynāhu Wa Man Ma`ahu Fī Al-Fulki |