26) Sūrat Ash-Shu`arā'

Printed format

26) سُورَة الشُعَرَاء

Ţā-Sīn-Mīm

026001.Ta Sin Mim.1

طَا-سِين-مِيم
Tilka 'Āyātu Al-Kitābi Al-Mubīni

026002.Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.

تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ
La`allaka Bākhi`un Nafsaka 'Allā Yakūnū Mu'uminīna

026003.Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye adetâ kendini helak edeceksin!

لَعَلَّكَ بَاخِع ٌ نَفْسَكَ أَلاَّ يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ
'In Nasha' Nunazzil `Alayhim Mina As-Samā'i 'Āyatan Fažallat 'A`nāquhum Lahā Khāđi`īna

026004.Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmekzorunda kalırlar

إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَة ً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ
Wa Mā Ya'tīhim Min Dhikrin Mina Ar-Raĥmāni Muĥdathin 'Illā Kānū `Anhu Mu`rīna

026005.Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.

وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْر ٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَث ٍ إِلاَّ كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ
Faqad Kadhdhabū Fasaya'tīhim 'Anbā'u Mā Kānū Bihi Yastahzi'ūn

026006.Onlar (Allah’ın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldiklerişeylerin haberleri başlarına gelecek.

فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِه ِِ يَسْتَهْزِئُون
'Awalam Yaraw 'Ilá Al-'Arđi Kam 'Anbatnā Fīhā Min Kulli Zawjin Karīmin

026007.Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkilerbitirdik.

أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْج ٍ كَرِيم ٍ
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna

026008.Şüphesiz bunlarda (Allah’ın varlığına) bir delil vardır, ama onlarınçoğu inanmamaktadırlar.

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu

026009.Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Wa 'Idh Nādá Rabbuka Mūsá 'Ani A'ti Al-Qawma Až-Žālimīna

026010.Hani Rabbin Mûsâ’ya, “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git!Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.

وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Qawma Fir`awna 'Alā Yattaqūna

026011.Hani Rabbin Mûsâ’ya, “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git!Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.

قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلاَ يَتَّقُونَ
Qāla Rabbi 'Innī 'Akhāfu 'An Yukadhdhibūni

026012.Mûsâ şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarındankorkuyorum.”

قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ
Wa Yađīqu Şadrī Wa Lā Yanţaliqu Lisānī Fa'arsil 'Ilá Hārūna

026013.“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlikver (ve onu bana yardımcı yap).”2

وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلاَ يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ
Wa Lahum `Alayya Dhanbun Fa'akhāfu 'An Yaqtulūni

026014.“Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beniöldürmelerinden korkarım.”

وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْب ٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ
Qāla Kallā Fādh/habā Bi'āyātinā 'Innā Ma`akum Mustami`ūna

026015.Allah dedi ki, “Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinleberaberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.”

قَالَ كَلاَّ فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ
Fa'tiyā Fir`awna Faqūlā 'Innā Rasūlu Rabbi Al-`Ālamīna

026016.“Firavun’a gidin ve deyin: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçisiyiz”,

فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولاَ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ
'An 'Arsil Ma`anā Banī 'Isrā'īla

026017.“İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.”

أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ
Qāla 'Alam Nurabbika Fīnā Walīdāan Wa Labithta Fīnā Min `Umurika Sinīna

026018.Firavun şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızdabüyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”

قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدا ً وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ
Wa Fa`alta Fa`lataka Allatī Fa`alta Wa 'Anta Mina Al-Kāfirīna

026019.“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sennankörlerdensin.”

وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Qāla Fa`altuhā 'Idhāan Wa 'Anā Mina Ađ-Đāllīn

026020.Mûsâ şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken(istemeyerek) yaptım.”

قَالَ فَعَلْتُهَا إِذا ً وَأَنَا مِنَ الضَّالِّين
Fafarartu Minkum Lammā Khiftukum Fawahaba Lī Rabbī Ĥukmāan Wa Ja`alanī Mina Al-Mursalīna

026021.“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim banahüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”3

فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْما ً وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ
Wa Tilka Ni`matun Tamunnuhā `Alayya 'An `Abbadta Banī 'Isrā'īla

026022.“Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarınıköleleştirmen(in neticesi)dir.”4

وَتِلْكَ نِعْمَة ٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ
Qāla Fir`awnu Wa Mā Rabbu Al-`Ālamīna

026023.Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ
Qāla Rabbu As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Baynahumā 'In Kuntum Mūqinīna

026024.Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyinRabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”

قَالَ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إنْ كُنتُمْ مُوقِنِينَ
Qāla Liman Ĥawlahu 'Alā Tastami`ūna

026025.Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?”dedi.

قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ~ُ أَلاَ تَسْتَمِعُونَ
Qāla Rabbukum Wa Rabbu 'Ābā'ikumu Al-'Awwalīna

026026.Mûsâ, “O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir” dedi.

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الأَوَّلِينَ
Qāla 'Inna Rasūlakumu Al-Ladhī 'Ursila 'Ilaykum Lamajnūnun

026027.Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُون ٌ
Qāla Rabbu Al-Mashriqi Wa Al-Maghribi Wa Mā Baynahumā 'In Kuntum Ta`qilūna

026028.Mûsâ, “O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin deRabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir” dedi.

قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ
Qāla La'ini Attakhadhta 'Ilahāan Ghayrī La'aj`alannaka Mina Al-Masjūnīna

026029.Firavun, “Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindanaatılanlardan ederim.”

قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهَاً غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ
Qāla 'Awalaw Ji'tuka Bishay'in Mubīnin

026030.Mûsâ, “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.

قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْء ٍ مُبِين ٍ
Qāla Fa'ti Bihi 'In Kunta Mina Aş-Şādiqīna

026031.Firavun, “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu,” dedi.

قَالَ فَأْتِ بِهِ~ِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Fa'alqá `Aşāhu Fa'idhā Hiya Thu`bānun Mubīnun

026032.Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler asa açıkçakocaman bir yılan olmuş.

فَأَلْقَى عَصَاه ُُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَان ٌ مُبِين ٌ
Wa Naza`a Yadahu Fa'idhā Hiya Bayđā'u Lilnnāžirīna

026033.Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyazolmuş.5

وَنَزَعَ يَدَه ُُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ
Qāla Lilmala'i Ĥawlahu 'Inna Hādhā Lasāĥirun `Alīmun

026034.Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu bilgin birsihirbazdır” dedi.

قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُ~ُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيم ٌ
Yurīdu 'An Yukhrijakum Min 'Arđikum Bisiĥrihi Famādhā Ta'murūna

026035.“Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?”

يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِه ِِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
Qālū 'Arjihi Wa 'Akhāhu Wa Ab`ath Al-Madā'ini Ĥāshirīna

026036.Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy.Şehirlere de toplayıcı adamlargönder."

قَالُوا أَرْجِه ِِ وَأَخَاه ُُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ
Ya'tūka Bikulli Saĥĥārin `Alīmin

026037.“Sana bütün usta sihirbazları getirsinler.”

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيم ٍ
Fajumi`a As-Saĥaratu Limīqāti Yawmin Ma`lūmin

026038.Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir arayagetirildiler.

فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْم ٍ مَعْلُوم ٍ
Wa Qīla Lilnnāsi Hal 'Antum Mujtami`ūna

026039.İnsanlara da “Siz de toplanır mısınız?” denildi.

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ
La`allanā Nattabi`u As-Saĥarata 'In Kānū Humu Al-Ghālibīna

026040.“Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız” (dediler.)

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ
Falammā Jā'a As-Saĥaratu Qālū Lifir`awna 'A'inna Lanā La'ajrāan 'In Kunnā Naĥnu Al-Ghālibīna

026041.Sihirbazlar gelince, Firavun’a, “Eğer biz üstün gelirsek gerçektenbize bir mükafat var mı?” dediler.

فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرا ً إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ
Qāla Na`am Wa 'Innakum 'Idhāan Lamina Al-Muqarrabīna

026042.Firavun, “Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerdenolacaksınız” dedi.

قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذا ً لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ
Qāla Lahum Mūsá 'Alqū Mā 'Antum Mulqūna

026043.Mûsâ onlara, “Hadi ortaya atacağınız şeyi atın” dedi.

قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ
Fa'alqaw Ĥibālahum Wa `Işīyahum Wa Qālū Bi`izzati Fir`awna 'Innā Lanaĥnu Al-Ghālibūna

026044.Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve “Firavun’ungücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.

فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ
Fa'alqá Mūsá `Aşāhu Fa'idhā Hiya Talqafu Mā Ya'fikūna

026045.Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asâ onların düzdükleri sihirtakımlarını yutuyor.

فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاه ُُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Fa'ulqiya As-Saĥaratu Sājidīna

026046.Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ
Qālū 'Āmannā Birabbi Al-`Ālamīna

026047.“Âlemlerin Rabbine inandık” dediler.

قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Rabbi Mūsá Wa Hārūna

026048.“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbi’ne.”

رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ
Qāla 'Āmantum Lahu Qabla 'An 'Ādhana Lakum 'Innahu Lakabīrukumu Al-Ladhī `Allamakumu As-Siĥra Falasawfa Ta`lamūna La'uqaţţi`anna 'Aydiyakum Wa 'Arjulakum Min Khilāfin Wa La'uşallibannakum 'Ajma`īna

026049.Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihriöğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizive ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi.

قَالَ آمَنْتُمْ لَه ُُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّه ُُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلاَف ٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ
Qālū Lā Đayra 'Innā 'Ilá Rabbinā Munqalibūna

026050.Sihirbazlar şöyle dediler: “Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz.”

قَالُوا لاَ ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ
'Innā Naţma`u 'An Yaghfira Lanā Rabbunā Khaţāyānā 'An Kunnā 'Awwala Al-Mu'uminīna

026051.“(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin,hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.”

إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ
Wa 'Awĥaynā 'Ilá Mūsá 'An 'Asri Bi`ibādī 'Innakum Muttaba`ūna

026052.Biz Mûsâ’ya, “Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takipedileceksiniz” diye vahyettik.

وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ
Fa'arsala Fir`awnu Fī Al-Madā'ini Ĥāshirīna

026053.Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ
'Inna Hā'uulā' Lashirdhimatun Qalīlūna

026054.Dedi ki, “Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur.”

إِنَّ هَاؤُلاَء لَشِرْذِمَة ٌ قَلِيلُونَ
Wa 'Innahum Lanā Laghā'ižūna

026055.“Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar.”

وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ
Wa 'Innā Lajamī`un Ĥādhirūna

026056.“Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.”

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ
Fa'akhrajnāhum Min Jannātin Wa `Uyūnin

026057,58.Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından,servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّات ٍ وَعُيُون ٍ
Wa Kunūzin Wa Maqāmin Karīmin

026058.

وَكُنُوز ٍ وَمَقَام ٍ كَرِيم ٍ
Kadhālika Wa 'Awrathnāhā Banī 'Isrā'īla

026059.İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ
Fa'atba`ūhum Mushriqīna

026060.Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.

فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ
Falammā Tarā'á Al-Jam`āni Qāla 'Aşĥābu Mūsá 'Innā Lamudrakūna

026061.İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler.

فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ
Qāla Kallā 'Inna Ma`iya Rabbī Sayahdīni

026062.Mûsâ, “Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir”dedi.

قَالَ كَلاَّ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ
Fa'awĥaynā 'Ilá Mūsá 'Ani Ađrib Bi`aşāka Al-Baĥra Fānfalaqa Fakāna Kullu Firqin Kālţţawdi Al-`Ažīmi

026063.Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Denizderhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.

فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْق ٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ
Wa 'Azlafnā Thamma Al-'Ākharīna

026064.Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الآخَرِينَ
Wa 'Anjaynā Mūsá Wa Man Ma`ahu 'Ajma`īna

026065.Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ~ُ أَجْمَعِينَ
Thumma 'Aghraq Al-'Ākharīna

026066.Sonra ötekileri suda boğduk.

ثُمَّ أَغْرَقْنَا الآخَرِينَ
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna

026067.Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu

026068.Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çokmerhametlidir.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Wa Atlu `Alayhim Naba'a 'Ibrāhīma

026069.Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ
'Idh Qāla Li'abīhi Wa Qawmihi Mā Ta`budūna

026070.Hani o babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti.

إِذْ قَالَ لِأَبِيه ِِ وَقَوْمِه ِِ مَا تَعْبُدُونَ
Qālū Na`budu 'Aşnāmāan Fanažallu Lahā `Ākifīna

026071.“Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz” demişlerdi.

قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَاما ً فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ
Qāla Hal Yasma`ūnakum 'Idh Tad`ūna

026072.İbrahim dedi ki: “Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?”

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ
'Aw Yanfa`ūnakum 'Aw Yađurrūna

026073.“Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?”

أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ
Qālū Bal Wajadnā 'Ābā'anā Kadhālika Yaf`alūna

026074.“Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.

قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ
Qāla 'Afara'aytum Mā Kuntum Ta`budūna

026075,76.İbrahim şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeylerigördünüz mü?”

قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ
'Antum Wa 'Ābā'uukumu Al-'Aqdamūna

026076.

أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الأَقْدَمُونَ
Fa'innahum `Adūwun Lī 'Illā Rabba Al-`Ālamīna

026077.“Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allahdostumdur.”

فَإِنَّهُمْ عَدُوّ ٌ لِي إِلاَّ رَبَّ الْعَالَمِينَ
Al-Ladhī Khalaqanī Fahuwa Yahdīni

026078.“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”

الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ
Wa Al-Ladhī Huwa Yuţ`imunī Wa Yasqīni

026079.“O, bana yediren ve içirendir.”

وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ
Wa 'Idhā Mariđtu Fahuwa Yashfīni

026080.“Hastalandığımda da O bana şifa verir.”

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Wa Al-Ladhī Yumītunī Thumma Yuĥyīni

026081.“O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”

وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ
Wa Al-Ladhī 'Aţma`u 'An Yaghfira Lī Khī'atī Yawma Ad-Dīni

026082.“O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”

وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ
Rabbi Hab Lī Ĥukmāan Wa 'Alĥiqnī Biş-Şāliĥīna

026083.“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”

رَبِّ هَبْ لِي حُكْما ً وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Wa Aj`al Lī Lisāna Şidqin Al-'Ākhirīna

026084.“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”

وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْق ٍ فِي الآخِرِينَ
Wa Aj`alnī Min Warathati Jannati An-Na`īmi

026085.“Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.”

وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ
Wa Aghfir Li'abī 'Innahu Kāna Mina Ađ-Đāllīna

026086.“Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”

وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّه ُُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ
Wa Lā Tukhzinī Yawma Yub`athūna

026087.“(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!”

وَلاَ تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ
Yawma Lā Yanfa`u Mālun Wa Lā Banūna

026088.“O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!”

يَوْمَ لاَ يَنْفَعُ مَال ٌ وَلاَ بَنُونَ
'Illā Man 'Atá Allāha Biqalbin Salīmin

026089.“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”

إِلاَّ مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْب ٍ سَلِيم ٍ
Wa 'Uzlifati Al-Jannatu Lilmuttaqīna

026090.Cennet, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.

وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ
Wa Burrizati Al-Jaĥīmu Lilghāwīna

026091,92,93.Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allahı bırakıp datapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerinikurtarabiliyorlar mı?” denilecek.

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ
Wa Qīla Lahum 'Ayna Mā Kuntum Ta`budūna

026092.

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ
Min Dūni Allāhi Hal Yanşurūnakum 'Aw Yantaşirūna

026093.

مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ
Fakubkibū Fīhā Hum Wa Al-Ghāwūna

026094,95.Artık onlar ve o azgınlar ile İblis’in askerleri hepsi birdentepetakla oraya atılırlar.

فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ
Wa Junūdu 'Iblīsa 'Ajma`ūna

026095.

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
Qālū Wa Hum Fīhā Yakhtaşimūna

026096.Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Ta-Allāhi 'In Kunnā Lafī Đalālin Mubīnin

026097.“Allah’a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”

تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلاَل ٍ مُبِين ٍ
'Idh Nusawwīkum Birabbi Al-`Ālamīna

026098.Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”

إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Wa Mā 'Ađallanā 'Illā Al-Mujrimūna

026099.Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”

وَمَا أَضَلَّنَا إِلاَّ الْمُجْرِمُونَ
Famā Lanā Min Shāfi`īna

026100.İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok.”

فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ
Wa Lā Şadīqin Ĥamīmin

026101.“Candan bir dostumuz da yok.”

وَلاَ صَدِيقٍ حَمِيم ٍ
Falaw 'Anna Lanā Karratan Fanakūna Mina Al-Mu'uminīna

026102.Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.

فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّة ً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ
'Inna Fī Dhālika La'āyatan Wa Mā Kāna 'Aktharuhum Mu'uminīna

026103.Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَة ً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ
Wa 'Inna Rabbaka Lahuwa Al-`Azīzu Ar-Raĥīmu

026104.Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametliolandır.

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Kadhdhabat Qawmu Nūĥin Al-Mursalīna

026105.Nûh’un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوح ٍ الْمُرْسَلِينَ
'Idh Qāla Lahum 'Akhūhum Nūĥun 'Alā Tattaqūna

026106.Hani kardeşleri Nûh, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmektensakınmaz mısınız?”

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلاَ تَتَّقُونَ
'Innī Lakum Rasūlun 'Amīnun

026107.“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”

إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِين ٌ
Fāttaqū Allāha Wa 'Aţī`ūni

026108.“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Wa Mā 'As'alukum `Alayhi Min 'Ajrin 'In 'Ajrī 'Illā `Alá Rabbi Al-`Ālamīna

026109.“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancakâlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْر ٍ إِنْ أَجْرِي إِلاَّ عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ
Fāttaqū Allāha Wa 'Aţī`ūni

026110.“O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”

فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Qālū 'Anu'uminu Laka Wa Attaba`aka Al-'Ardhalūna

026111.Dediler ki: “Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sanainanır mıyız.”

قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الأَرْذَلُونَ
Qāla Wa Mā `Ilmī Bimā Kānū Ya`malūna

026112.Nûh şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”

قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
'In Ĥisābuhum 'Illā `Alá Rabbī Law Tash`urūna

026113.“Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Biranlayabilseniz!”

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلاَّ عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ
Wa Mā 'Anā Biţāridi Al-Mu'uminīna

026114.“Ben inananları kovacak değilim.”

وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ
'In 'Anā 'Illā Nadhīrun Mubīnun

026115.“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

إِنْ أَنَا إِلاَّ نَذِير ٌ مُبِين ٌ
Qālū La'in Lam Tantahi Yā Nūĥu Latakūnanna Mina Al-Marjūmīna

026116.Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardanolacaksın!”

قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَه ِِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ
Qāla Rabbi 'Inna Qawmī Kadhdhabūni

026117.Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı.”

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ
Fāftaĥ Baynī Wa Baynahum Fatĥāan Wa Najjinī Wa Man Ma`ī Mina Al-Mu'uminīna

026118.“Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olanmü’minleri kurtar.”

فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحا ً وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِي مِنَ الْمُؤْمِنِينَ
Fa'anjaynāhu Wa Man Ma`ahu Fī Al-Fulki