Aqtaraba Lilnnāsi Ĥisābuhum Wa Hum Fī Ghaflatin Mu`riđūna  | 021001.İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüzçevirmekteler. | اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِي غَفْلَة ٍ مُعْرِضُونَ |
Mā Ya'tīhim Min Dhikrin Min Rabbihim Muĥdathin 'Illā Astama`ūhu Wa Hum Yal`abūna  | 021002,3.Rablerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlarmutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. Ozulmedenler gizlice şöyle konuştular: Bu da ancak sizin gibi bir insan.Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız? | مَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْر ٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَث ٍ إِلاَّ اسْتَمَعُوه ُُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ |
Lāhiyatan Qulūbuhum Wa 'Asarrū An-Najwá Al-Ladhīna Žalamū Hal Hādhā 'Illā Basharun Mithlukum 'Afata'tūna As-Siĥra Wa 'Antum Tubşirūna  | 021003. | لاَهِيَة ً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا النَّجْوَى الَّذِينَ ظَلَمُوا هَلْ هَذَا إِلاَّ بَشَر ٌ مِثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ السِّحْرَ وَأَنْتُمْ تُبْصِرُونَ |
Qāla Rabbī Ya`lamu Al-Qawla Fī As-Samā'i Wa Al-'Arđi Wa Huwa As-Samī`u Al-`Alīmu  | 021004.Peygamber onlara dedi ki: Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. Ohakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | قَالَ رَبِّي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَاءِ وَالأَرْضِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ |
Bal Qālū 'Ađghāthu 'Aĥlāmin Bal Aftarāhu Bal Huwa Shā`irun Falya'tinā Bi'āyatin Kamā 'Ursila Al-'Awwalūna  | 021005.Onlar, Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onukendisi uydurdu, hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse öncekipeygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucizegetirsin dediler. | بَلْ قَالُوا أَضْغَاثُ أَحْلاَم ٍ بَلْ افْتَرَاه ُُ بَلْ هُوَ شَاعِر ٌ فَلْيَأْتِنَا بِآيَة ٍ كَمَا أُرْسِلَ الأَوَّلُونَ |
Mā 'Āmanat Qablahum Min Qaryatin 'Ahlaknāhā 'Afahum Yu'uminūna  | 021006.Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdibunlar mı iman edecekler? | مَا آمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا أَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ |
Wa Mā 'Arsalnā Qablaka 'Illā Rijālāan Nūĥī 'Ilayhim Fās'alū 'Ahla Adh-Dhikri 'In Kuntum Lā Ta`lamūna  | 021007.Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkekleripeygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. | وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلاَّ رِجَالا ً نُوحِي إِلَيْهِمْ فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa Mā Ja`alnāhum Jasadāan Lā Ya'kulūna Aţ-Ţa`āma Wa Mā Kānū Khālidīna  | 021008.Biz onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz dedeğillerdi. | وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدا ً لاَ يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدِينَ |
Thumma Şadaqnāhumu Al-Wa`da Fa'anjaynāhum Wa Man Nashā'u Wa 'Ahlaknā Al-Musrifīna  | 021009.Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimizkimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik. | ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَأَنجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَاءُ وَأَهْلَكْنَا الْمُسْرِفِينَ |
Laqad 'Anzalnā 'Ilaykum Kitābāan Fīhi Dhikrukum 'Afalā Ta`qilūna  | 021010.Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınızondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? | لَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ كِتَابا ً فِيه ِِ ذِكْرُكُمْ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
Wa Kam Qaşamnā Min Qaryatin Kānat Žālimatan Wa 'Ansha'nā Ba`dahā Qawmāan 'Ākharīna  | 021011.Biz zulmetmekte olan nice memleket kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başkatoplumlar meydana getirdik. | وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَة ٍ كَانَتْ ظَالِمَة ً وَأَنشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْما ً آخَرِينَ |
Falammā 'Aĥassū Ba'sanā 'Idhā Hum Minhā Yarkuđūna  | 021012.Onlar azabımızı hissedince hemen oradan süratle kaçıyorlardı. | فَلَمَّا أَحَسُّوا بَأْسَنَا إِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَ |
Lā Tarkuđū Wa Arji`ū 'Ilá Mā 'Utriftum Fīhi Wa Masākinikum La`allakum Tus'alūna  | 021013.Onlara, Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınızadönün. Çünkü sorulacaksınız denildi. | لاَ تَرْكُضُوا وَارْجِعُوا إِلَى مَا أُتْرِفْتُمْ فِيه ِِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْأَلُونَ |
Qālū Yā Waylanā 'Innā Kunnā Žālimīna  | 021014.Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik dediler. | قَالُوا يَاوَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ |
Famā Zālat Tilka Da`wāhum Ĥattá Ja`alnāhum Ĥaşīdāan Khāmidīna  | 021015.Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar buferyatları devam etti. | فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّى جَعَلْنَاهُمْ حَصِيداً خَامِدِينَ |
Wa Mā Khalaqnā As-Samā'a Wa Al-'Arđa Wa Mā Baynahumā Lā`ibīna  | 021016.Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. | وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاءَ وَالأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لاَعِبِينَ |
Law 'Aradnā 'An Nattakhidha Lahwan Lāttakhadhnāhu Min Ladunnā 'In Kunnā Fā`ilīna  | 021017.Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.Yapacak olsaydık böyle yapardık. | لَوْ أَرَدْنَا أَنْ نَتَّخِذَ لَهْوا ً لاَتَّخَذْنَاه ُُ مِنْ لَدُنَّا إِنْ كُنَّا فَاعِلِينَ |
Bal Naqdhifu Bil-Ĥaqqi `Alá Al-Bāţili Fayadmaghuhu Fa'idhā Huwa Zāhiqun Wa Lakumu Al-Waylu Mimmā Taşifūna  | 021018.Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir debakarsın yok olup gitmiş. Allaha karşı yakıştırdığınız nitelemelerdenötürü yazıklar olsun size! | بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُه ُُ فَإِذَا هُوَ زَاهِق ٌ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ |
Wa Lahu Man Fī As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Man `Indahu Lā Yastakbirūna `An `Ibādatihi Wa Lā Yastaĥsirūna  | 021019.Göklerde ve yerde kim varsa hep onundur. Onun katındakiler ne onaibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar. | وَلَه ُُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ عِنْدَهُ لاَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه ِِ وَلاَ يَسْتَحْسِرُونَ |
Yusabbiĥūna Al-Layla Wa An-Nahāra Lā Yafturūna  | 021020.Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler. | يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لاَ يَفْتُرُونَ |
'Am Attakhadhū 'Ālihatan Mina Al-'Arđi Hum Yunshirūna  | 021021.Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek bir takım ilahlar mı edindiler? | أَمْ اتَّخَذُوا آلِهَة ً مِنَ الأَرْضِ هُمْ يُنشِرُونَ |
Law Kāna Fīhimā 'Ālihatun 'Illā Allāhu Lafasadatā Fasubĥāna Allāhi Rabbi Al-`Arshi `Ammā Yaşifūna  | 021022.Eğer yerde ve gökte Allahtan başka ilahlar olsaydı kesinlikle ikisininde düzeni bozulurdu. Demek ki, Arşın Rabbi Allah onların nitelemelerindenuzaktır, yücedir. | لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَة ٌ إِلاَّ اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ |
Lā Yus'alu `Ammā Yaf`alu Wa Hum Yus'alūna  | 021023.O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar. | لاَ يُسْأَلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْأَلُونَ |
'Am Attakhadhū Min Dūnihi 'Ālihatan Qul Hātū Burhānakum Hādhā Dhikru Man Ma`iya Wa Dhikru Man Qablī Bal 'Aktharuhum Lā Ya`lamūna Al-Ĥaqqa Fahum Mu`riđūna  | 021024.Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: Haydi getirindelilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte bendenöncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilah olduğuna dair hiçbirdelil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüzçevirirler.1 | أَمْ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَة ً قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ هَذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْلِي بَلْ أَكْثَرُهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ |
Wa Mā 'Arsalnā Min Qablika Min Rasūl 'Iinillā Nūĥī 'Ilayhi 'Annahu Lā 'Ilāha 'Illā 'Anā Fā`budūni  | 021025.Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, Şüphesiz, benden başka hiçbirilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin diye vahyetmişizdir. | وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُول إٍِلاَّ نُوحِي إِلَيْهِ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ أَنَا فَاعْبُدُونِ |
Wa Qālū Attakhadha Ar-Raĥmānu Waladāan Subĥānahu Bal `Ibādun Mukramūna  | 021026.(Böyle iken) Rahmân çocuk edindi dediler. O böyle şeylerden uzaktır,yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmişkullardır. | وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمَنُ وَلَدا ً سُبْحَانَه ُُ بَلْ عِبَاد ٌ مُكْرَمُونَ |
Lā Yasbiqūnahu Bil-Qawli Wa Hum Bi'amrihi Ya`malūna  | 021027.Onlar Allahtan önce söz söylemezler ve hep onun emriyle iş görürler. | لاَ يَسْبِقُونَه ُُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِأَمْرِه ِِ يَعْمَلُونَ |
Ya`lamu Mā Bayna 'Aydīhim Wa Mā Khalfahum Wa Lā Yashfa`ūna 'Illā Limani Artađá Wa Hum Min Khashyatihi Mushfiqūna  | 021028.Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını dayapacaklarını da) bilir. Onlar onun razı olduğu kimselerden başkasınaşefaat etmezler ve hepsi onun korkusuyla titrerler. | يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يَشْفَعُونَ إِلاَّ لِمَنِ ارْتَضَى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه ِِ مُشْفِقُونَ |
Wa Man Yaqul Minhum 'Innī 'Ilahun Min Dūnihi Fadhālika Najzīhi Jahannama Kadhālika Najzī Až-Žālimīna  | 021029.İçlerinden her kim, Allahtan başka ben de şüphesiz bir ilahım derseböylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böylecezalandırırız. | وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّي إِلَه ٌ ٌ مِنْ دُونِه ِِ فَذَلِكَ نَجْزِيه ِِ جَهَنَّمَ كَذَلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ |
'Awalam Yará Al-Ladhīna Kafarū 'Anna As-Samāwāti Wa Al-'Arđa Kānatā Ratqāan Fafataqnāhumā Wa Ja`alnā Mina Al-Mā'i Kulla Shay'in Ĥayyin 'Afalā Yu'uminūna  | 021030.İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı vediri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâinanmayacaklar mı? | أَوَلَمْ يَرَى الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ كَانَتَا رَتْقا ً فَفَتَقْنَاهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ أَفَلاَ يُؤْمِنُونَ |
Wa Ja`alnā Fī Al-'Arđi Rawāsiya 'An Tamīda Bihim Wa Ja`alnā Fīhā Fijājāan Subulāan La`allahum Yahtadūna  | 021031.Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacaklarıyere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik. | وَجَعَلْنَا فِي الأَرْضِ رَوَاسِيَ أَنْ تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجا ً سُبُلا ً لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ |
Wa Ja`alnā As-Samā'a Saqfāan Maĥfūžāan Wa Hum `An 'Āyātihā Mu`riđūna  | 021032.Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allahınvarlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler. | وَجَعَلْنَا السَّمَاءَ سَقْفا ً مَحْفُوظا ً وَهُمْ عَنْ آيَاتِهَا مُعْرِضُونَ |
Wa Huwa Al-Ladhī Khalaqa Al-Layla Wa An-Nahāra Wa Ash-Shamsa Wa Al-Qamara Kullun Fī Falakin Yasbaĥūna  | 021033.O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngedeyüzmektedirler. | وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلّ ٌ فِي فَلَك ٍ يَسْبَحُونَ |
Wa Mā Ja`alnā Libasharin Min Qablika Al-Khulda 'Afa'īn Mitta Fahumu Al-Khālidūna  | 021034.Biz senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsenonlar ebedi mi kalacaklar? | وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَر ٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَ أَفَإِيْنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ |
Kullu Nafsin Dhā'iqatu Al-Mawti Wa Nablūkum Bish-Sharri Wa Al-Khayri Fitnatan Wa 'Ilaynā Turja`ūna  | 021035.Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şerile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. | كُلُّ نَفْس ٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَة ً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ |
Wa 'Idhā Ra'āka Al-Ladhīna Kafarū 'In Yattakhidhūnaka 'Illā Huzūan 'Ahadhā Al-Ladhī Yadhkuru 'Ālihatakum Wa Hum Bidhikri Ar-Raĥmāni Hum Kāfirūna  | 021036.İnkar edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. Bu mu ilahlarınızıdiline dolayan? derler. Halbuki kendileri Rahmânın kitabını inkar ediyorlar. | وَإِذَا رَآكَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلاَّ هُزُواً أَهَذَا الَّذِي يَذْكُرُ آلِهَتَكُمْ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمَنِ هُمْ كَافِرُونَ |
Khuliqa Al-'Insānu Min `Ajalin Sa'urīkum 'Āyātī Falā Tasta`jilūni  | 021037.İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimigöstereceğim.Şimdi acele etmeyin. | خُلِقَ الإِنسَانُ مِنْ عَجَل ٍ سَأُرِيكُمْ آيَاتِي فَلاَ تَسْتَعْجِلُونِ |
Wa Yaqūlūna Matá Hādhā Al-Wa`du 'In Kuntum Şādiqīna  | 021038.Bir de Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zamangerçekleşecek? diyorlar. | وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Law Ya`lamu Al-Ladhīna Kafarū Ĥīna Lā Yakuffūna `An Wujūhihimu An-Nāra Wa Lā `An Žuhūrihim Wa Lā Hum Yunşarūna  | 021039.İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları vehiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler! | لَوْ يَعْلَمُ الَّذِينَ كَفَرُوا حِينَ لاَ يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلاَ عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلاَ هُمْ يُنْصَرُونَ |
Bal Ta'tīhim Baghtatan Fatabhatuhum Falā Yastaţī`ūna Raddahā Wa Lā Hum Yunžarūna  | 021040.Şüphesiz o (tehdit edildikleri azap) onlara ansızın gelecek dekendilerini şaşkınlıktan dondurup bırakacak. Artık ne onu geri çevirmeyegüçleri yetecek, ne de kendilerine göz açtırılacak. | بَلْ تَأْتِيهِمْ بَغْتَة ً فَتَبْهَتُهُمْ فَلاَ يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلاَ هُمْ يُنظَرُونَ |
Wa Laqadi Astuhzi'a Birusulin Min Qablika Faĥāqa Bial-Ladhīna Sakhirū Minhum Mā Kānū Bihi Yastahzi'ūn  | 021041.Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerindenalay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi. | وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُل ٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه ِِ يَسْتَهْزِئُون |
Qul Man Yakla'uukum Bil-Layli Wa An-Nahāri Mina Ar-Raĥmāni Bal Hum `An Dhikri Rabbihim Mu`riđūna  | 021042.(Ey Muhammed!) De ki: (Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahmânınazabından sizi kim koruyacak? Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüzçevirmekteler. | قُلْ مَنْ يَكْلَؤُكُمْ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمَنِ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ |
'Am Lahum 'Ālihatun Tamna`uhum Min Dūninā Lā Yastaţī`ūna Naşra 'Anfusihim Wa Lā Hum Minnā Yuşĥabūna  | 021043.Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilahları mı var? O ilahedindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizdende yardım görmezler. | أَمْ لَهُمْ آلِهَة ٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَا لاَ يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَ أَنفُسِهِمْ وَلاَ هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ |
Bal Matta`nā Hā'uulā' Wa 'Ābā'ahum Ĥattá Ţāla `Alayhimu Al-`Umuru 'Afalā Yarawna 'Annā Na'tī Al-'Arđa Nanquşuhā Min 'Aţrāfihā 'Afahumu Al-Ghālibūna  | 021044.Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süreyaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresindeneksiltiyoruz? O halde onlar mı galip gelecekler? | بَلْ مَتَّعْنَا هَاؤُلاَء وَآبَاءَهُمْ حَتَّى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ أَفَلاَ يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِي الأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ |
Qul 'Innamā 'Undhirukum Bil-Waĥyi Wa Lā Yasma`u Aş-Şummu Ad-Du`ā'a 'Idhā Mā Yundharūna  | 021045.De ki: Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum. Ama sağırlar uyarıldıkları vakitçağrıyı işitmezler. | قُلْ إِنَّمَا أُنذِرُكُمْ بِالْوَحْيِ وَلاَ يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَاءَ إِذَا مَا يُنذَرُونَ |
Wa La'in Massat/hum Nafĥatun Min `Adhābi Rabbika Layaqūlunna Yā Waylanā 'Innā Kunnā Žālimīna  | 021046.Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkakEyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik diyeceklerdir. | وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَة ٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَاوَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ |
Wa Nađa`u Al-Mawāzīna Al-Qisţa Liyawmi Al-Qiyāmati Falā Tužlamu Nafsun Shay'āan Wa 'In Kāna Mithqāla Ĥabbatin Min Khardalin 'Ataynā Bihā Wa Kafá Binā Ĥāsibīna  | 021047.Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseyezerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca daolsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz. | وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلاَ تُظْلَمُ نَفْس ٌ شَيْئا ً وَإِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّة ٍ مِنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ |
Wa Laqad 'Ātaynā Mūsá Wa Hārūna Al-Furqāna Wa Điyā'an Wa Dhikrāan Lilmuttaqīna  | 021048.Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûna, Allaha karşı gelmekten sakınanlar içino Furkânı(Tevratı) bir ışık ve öğüt olarak verdik. | وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى وَهَارُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَاء ً وَذِكْرا ً لِلْمُتَّقِينَ |
Al-Ladhīna Yakhshawna Rabbahum Bil-Ghaybi Wa Hum Mina As-Sā`ati Mushfiqūna  | 021049.Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlarkıyamet gününden de korkarlar. | الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ |
Wa Hadhā Dhikrun Mubārakun 'Anzalnāhu 'Afa'antum Lahu Munkirūna  | 021050.İşte bu (Kuran) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi sizbunu mu inkar ediyorsunuz? | وَهَذَا ذِكْر ٌ مُبَارَكٌ أَنزَلْنَاهُ~ُ أَفَأَنْتُمْ لَه ُُ مُنكِرُونَ |
Wa Laqad 'Ātaynā 'Ibrāhīma Rushdahu Min Qablu Wa Kunnā Bihi `Ālimīna  | 021051.Andolsun, daha önce de İbrahime doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğiniverdik. Biz zaten onu biliyorduk. | وَلَقَدْ آتَيْنَا إِبْرَاهِيمَ رُشْدَه ُُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه ِِ عَالِمِينَ |
'Idh Qāla Li'abīhi Wa Qawmihi Mā Hadhihi At-Tamāthīlu Allatī 'Antum Lahā `Ākifūna  | 021052.Hani o babasına ve kavmine, Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?demişti. | إِذْ قَالَ لِأَبِيه ِِ وَقَوْمِه ِِ مَا هَذِهِ التَّمَاثِيلُ الَّتِي أَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ |
Qālū Wajadnā 'Ābā'anā Lahā `Ābidīna  | 021053."Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk dediler. | قَالُوا وَجَدْنَا آبَاءَنَا لَهَا عَابِدِينَ |
Qāla Laqad Kuntum 'Antum Wa 'Ābā'uukum Fī Đalālin Mubīnin  | 021054.İbrahim, Andolsun, Siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklıkiçindesiniz dedi. | قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمْ فِي ضَلاَل ٍ مُبِين ٍ |
Qālū 'Aji'tanā Bil-Ĥaqqi 'Am 'Anta Mina Al-Lā`ibīna  | 021055.Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun? dediler. | قَالُوا أَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ أَمْ أَنْتَ مِنَ اللاَّعِبِينَ |
Qāla Bal Rabbukum Rabbu As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Al-Ladhī Faţarahunna Wa 'Anā `Alá Dhālikum Mina Ash-Shāhidīna  | 021056.İbrahim dedi ki: Hayır! Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir. O bunlarıyaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim. | قَالَ بَل رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ الَّذِي فَطَرَهُنَّ وَأَنَا عَلَى ذَلِكُمْ مِنَ الشَّاهِدِينَ |
Wa Tālllahi La'akīdanna 'Aşnāmakum Ba`da 'An Tuwallū Mudbirīna  | 021057.Allaha yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra benputlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım. | وَتَاللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَامَكُمْ بَعْدَ أَنْ تُوَلُّوا مُدْبِرِينَ |
Faja`alahum Judhādhāan 'Illā Kabīrāan Lahum La`allahum 'Ilayhi Yarji`ūna  | 021058.Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğübırakarak onları (putları) paramparça etti.4 | فَجَعَلَهُمْ جُذَاذا ً إِلاَّ كَبِيرا ً لَهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ |
Qālū Man Fa`ala Hādhā Bi'ālihatinā 'Innahu Lamina Až-Žālimīna  | 021059.Onlar, Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridirdediler. | قَالُوا مَنْ فَعَلَ هَذَا بِآلِهَتِنَا إِنَّه ُُ لَمِنَ الظَّالِمِينَ |
Qālū Sami`nā Fatáan Yadhkuruhum Yuqālu Lahu 'Ibrāhīmu  | 021060.(İçlerinden bazıları), İbrahim denilen bir gencin onları dilinedoladığını duyduk dediler. | قَالُوا سَمِعْنَا فَتى ً يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُ~ُ إِبْرَاهِيمُ |
Qālū Fa'tū Bihi `Alá 'A`yuni An-Nāsi La`allahum Yash/hadūna  | 021061.(Bir kısmı da) O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki(bu konuda) şahitlik ederler dediler. | قَالُوا فَأْتُوا بِه ِِ عَلَى أَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ |
Qālū 'A'anta Fa`alta Hādhā Bi'ālihatinā Yā 'Ibrāhīmu  | 021062.(İbrahim gelince) Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim dediler. | قَالُوا أَأَنْتَ فَعَلْتَ هَذَا بِآلِهَتِنَا يَاإِبْرَاهِيمُ |
Qāla Bal Fa`alahu Kabīruhum Hādhā Fās'alūhum 'In Kānū Yanţiqūna  | 021063.Dedi ki, Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa onlarasorun, bakalım! | قَالَ بَلْ فَعَلَه ُُ كَبِيرُهُمْ هَذَا فَاسْأَلُوهُمْ إِنْ كَانُوا يَنطِقُونَ |
Faraja`ū 'Ilá 'Anfusihim Faqālū 'Innakum 'Antumu Až-Žālimūna  | 021064.Bunun üzerine birbirlerine dönüp, Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsinizsiz dediler. | فَرَجَعُوا إِلَى أَنفُسِهِمْ فَقَالُوا إِنَّكُمْ أَنْتُمُ الظَّالِمُونَ |
Thumma Nukisū `Alá Ru'ūsihim Laqad `Alimta Mā Hā'uulā' Yanţiqūna  | 021065.Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, Andolsun bunlarınkonuşmayacağını sen de bilirsin dediler. | ثُمَّ نُكِسُوا عَلَى رُءُوسِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هَاؤُلاَء يَنطِقُونَ |
Qāla 'Afata`budūna Min Dūni Allāhi Mā Lā Yanfa`ukum Shay'āan Wa Lā Yađurrukum  | 021066.İbrahim şöyle dedi: Öyle ise siz, (hâlâ) Allahı bırakıp da, sizehiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız? | قَالَ أَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لاَ يَنفَعُكُمْ شَيْئا ً وَلاَ يَضُرُّكُمْ |
'Uffin Lakum Wa Limā Ta`budūna Min Dūni Allāhi 'Afalā Ta`qilūna  | 021067.Yazıklar olsun, size de; Allahı bırakıp tapmakta olduklarınıza da!Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? | أُفّ ٍ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
Qālū Ĥarriqūhu Wa Anşurū 'Ālihatakum 'In Kuntum Fā`ilīna  | 021068.(İçlerinden bazıları), Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın dailahlarınıza yardım edin dediler. | قَالُوا حَرِّقُوه ُُ وَانصُرُوا آلِهَتَكُمْ إِنْ كُنتُمْ فَاعِلِينَ |
Qulnā Yā Nāru Kūnī Bardāan Wa Salāmāan `Alá 'Ibrāhīma  | 021069.Ey ateş! İbrahime karşı serin ve esenlik ol dedik. | قُلْنَا يَا نَارُ كُونِي بَرْدا ً وَسَلاَماً عَلَى إِبْرَاهِيمَ |
Wa 'Arādū Bihi Kaydāan Faja`alnāhumu Al-'Akhsarīna  | 021070.Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zararedenler durumuna düşürdük. | وَأَرَادُوا بِه ِِ كَيْدا ً فَجَعَلْنَاهُمُ الأَخْسَرِينَ |
Wa Najjaynāhu Wa Lūţāan 'Ilá Al-'Arđi Allatī Bāraknā Fīhā Lil`ālamīna  | 021071.Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımızyere ulaştırdık.5 | وَنَجَّيْنَاه ُُ وَلُوطا ً إِلَى الأَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ |
Wa Wahabnā Lahu 'Isĥāqa Wa Ya`qūba Nāfilatan Wa Kullāan Ja`alnā Şāliĥīna  | 021072.Ona İshakı ve ayrıca da Yakubu bağışladık ve her birini salihkimseler yaptık. | وَوَهَبْنَا لَهُ~ُ إِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَة ً وَكُلاّ ً جَعَلْنَا صَالِحِينَ |
Wa Ja`alnāhum 'A'immatan Yahdūna Bi'amrinā Wa 'Awĥaynā 'Ilayhim Fi`la Al-Khayrāti Wa 'Iqāma Aş-Şalāati Wa 'Ītā'a Az-Zakāati Wa Kānū Lanā `Ābidīna  | 021073.Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerinehayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlarsadece bize ibadet eden kimselerdi. | وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّة ً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَإِقَامَ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءَ الزَّكَاةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ |
Wa Lūţāan 'Ātaynāhu Ĥukmāan Wa `Ilmāan Wa Najjaynāhu Mina Al-Qaryati Allatī Kānat Ta`malu Al-Khabā'itha 'Innahum Kānū Qawma Saw'in Fāsiqīna  | 021074.Biz Lûta da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapanmemleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık(Allahın emrinden çıkan kimseler) idiler. | وَلُوطا ً آتَيْنَاه ُُ حُكْما ً وَعِلْما ً وَنَجَّيْنَاه ُُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَائِثَ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْء ٍ فَاسِقِينَ |
Wa 'Adkhalnāhu Fī Raĥmatinā 'Innahu Mina Aş-Şāliĥīna  | 021075.Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi. | وَأَدْخَلْنَاه ُُ فِي رَحْمَتِنَا إِنَّه ُُ مِنَ الصَّالِحِينَ |
Wa Nūĥāan 'Idh Nādá Min Qablu Fāstajabnā Lahu Fanajjaynāhu Wa 'Ahlahu Mina Al-Karbi Al-`Ažīmi  | 021076.(Ey Muhammed!) Nûhu da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de bizonun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan(tufandan) kurtarmıştık. | وَنُوحا ً إِذْ نَادَى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَه ُُ فَنَجَّيْنَاه ُُ وَأَهْلَه ُُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ |
Wa Naşarnāhu Mina Al-Qawmi Al-Ladhīna Kadhdhabū Bi'āyātinā 'Innahum Kānū Qawma Saw'in Fa'aghraqnāhum 'Ajma`īna  | 021077.Âyetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlarkötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekün suda boğduk. | وَنَصَرْنَاه ُُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْء ٍ فَأَغْرَقْنَاهُمْ أَجْمَعِينَ |
Wa Dāwūda Wa Sulaymāna 'Idh Yaĥkumāni Fī Al-Ĥarthi 'Idh Nafashat Fīhi Ghanamu Al-Qawmi Wa Kunnā Liĥukmihim Shāhidīna  | 021078.Dâvûd ile Süleymanı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hükümveriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerineşahit olmuştuk.6 | وَدَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيه ِِ غَنَمُ الْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِدِينَ |
Fafahhamnāhā Sulaymāna Wa Kullāan 'Ātaynā Ĥukmāan Wa `Ilmāan Wa Sakhkharnā Ma`a Dāwūda Al-Jibāla Yusabbiĥna Wa Aţ-Ţayra Wa Kunnā Fā`ilīna  | 021079.Biz hüküm vermeyi Süleymana kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlıkve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allahı tespih etmeleri içindağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.7 | فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ وَكُلاّ ً آتَيْنَا حُكْما ً وَعِلْما ً وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُودَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَ وَكُنَّا فَاعِلِينَ |
Wa `Allamnāhu Şan`ata Labūsin Lakum Lituĥşinakum Min Ba'sikum Fahal 'Antum Shākirūna  | 021080.Bir de Davuda, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki,savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz? | وَعَلَّمْنَاه ُُ صَنْعَةَ لَبُوس ٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْ فَهَلْ أَنْتُمْ شَاكِرُونَ |
| Wa Lisulaymāna Ar-Rīĥa `Āşifatan Tajrī Bi'am |